Dünya yanıyor: 4 milyar kişi aşırı sıcağa maruz kaldı

Dünya yanıyor: 4 milyar kişi aşırı sıcağa maruz kaldı

15.06.2025 11:15:00
Güncellenme:
Ayça Ceylan
Takip Et:
Dünya yanıyor: 4 milyar kişi aşırı sıcağa maruz kaldı

Son bir yılda dünya nüfusunun neredeyse yarısı, en az 30 gün süren aşırı sıcaklıklara maruz kaldı. Bilim insanları, artık bu dalgaların geçici değil kalıcı hale geldiğini söylüyor.

İklim değişikliğinin en görünür etkilerinden biri son yıllarda küresel ölçekte deneyimlenen aşırı sıcaklık artışları. Bilimsel veriler, bu sıcaklıkların artık yalnızca dönemsel bir doğa olayı değil insan kaynaklı iklim değişikliğinin sistematik ve kalıcı bir sonucu olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya Hava Durumu Atıfı (WWA), İklim Merkezi ve Kızılhaç İklim Merkezi tarafından yayımlanan “İklim Değişikliği ve Küresel Aşırı Sıcaklığın Tırmanışı: Risklerin Değerlendirilmesi ve Ele Alınması” başlıklı rapor, 1 Mayıs 2024 ile 1 Mayıs 2025 tarihleri arasında yaklaşık 4 milyar insanın -yani dünya nüfusunun yarısına yakınının- en az 30 gün boyunca tarihi ortalamaların çok üzerinde seyreden aşırı sıcaklıklara maruz kaldığını gösteriyor. Raporda incelenen 195 ülke ve bölgenin tamamında sıcak hava dalgalarının sıklığında ve süresinde anlamlı artışlar yaşandığı da tespit edildi. Tüm ülkeler ve bölgeler arasında Aruba, 187 gün ile en fazla aşırı sıcak gün yaşayan bölge olurken eğer iklim değişikliği olmasaydı, bu ada ülkesi Aruba’daki ortalama bir kişi yalnızca 45 gün bu tür sıcaklara maruz kalacaktı.

Bilim insanlarına göre söz konusu artışların temel nedeni, fosil yakıtların yoğun kullanımı sonucu atmosferde biriken sera gazları. Küresel ısınmayı körükleyen bu gazlar, yalnızca sıcak hava dalgalarının yaygınlaşmasına değil bu dalgaların daha uzun sürmesine ve daha yıkıcı hale gelmesine yol açmakta.

AŞIRI SICAKLAR VE İNSAN SAĞLIĞI

Aşırı sıcaklıkların insan sağlığı üzerindeki etkileri oldukça çarpıcı. Sıcak çarpması, kardiyovasküler rahatsızlıklar, solunum sorunları ve kronik hastalıkların tetiklenmesi, sıcak hava dalgalarının sağlık sistemi üzerindeki baskısını artırmaktadır. Özellikle yaşlılar, çocuklar, açık alanda çalışanlar ve düşük gelirli bireyler bu etkilerden daha fazla zarar görmektedir. Dünya genelinde sıcaklığa bağlı ölümlerin sayısı artarken birçok ülkede bu ölümlerin yeterince raporlanmadığı da bilinmekte.

Bu sorunun ekonomik ve sosyal etkileri de göz ardı edilemeyecek boyutta. Aşırı sıcaklar tarımsal üretimde verim kaybına neden olurken gıda güvenliğini tehdit de ediyor. Artan enerji talebi nedeniyle elektrik şebekeleri zorlanmakta, su kaynakları üzerindeki baskı artmaktadır. Kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde beton ve asfalt yüzeylerin ısıyı tutması nedeniyle “ısı adası” etkisi oluşmakta; bu da kent merkezlerinde sıcaklıkların kırsal alanlara kıyasla daha da yükselmesine yol açmaktadır.

KRİTİK EŞİK AŞILABİLİR

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü, önümüzdeki beş yıl içinde küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelere göre kritik eşik olan 1.5 dereceyi aşma olasılığının yüzde 70 olduğunu bildirmektedir. Merkezi ve yerel yönetimlerin, durumun ciddiyeti karşısında önlem alma sorumluluğu her zamankinden daha büyük. Erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, kamuya açık serinleme alanlarının artırılması, kent planlamalarında yeşil altyapının güçlendirilmesi ve kırılgan toplulukların korunmasına yönelik sosyal politikaların yaygınlaştırılması öncelikli adımlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, fosil yakıt bağımlılığının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması ve karbon salımını düşüren teknolojilere yatırım yapılması küresel ölçekte alınması gereken yapısal önlemler arasında.

Aşırı sıcaklarda alınması gereken önlemler

- Günün en sıcak saatlerinde (11.00–16.00) dışarı çıkmaktan kaçınılmalı.

- Bol su tüketilmeli, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalı.

- İnce, açık renkli ve bol giysiler giyilmeli.

- Kronik hastalığı olanlar ve yaşlı bireyler düzenli takip edilmeli.

- Klimalı veya serin iç mekânlarda zaman geçirilmesi sağlanmalı.

- Güneşe doğrudan maruz kalınması sınırlanmalı ve gölgeli alanlar tercih edilmeli.

- Özellikle yalnız yaşayan bireyler, toplumsal dayanışma içinde  kontrol edilmeli.

İlgili Konular: #Sıcaklık