Savaşın sessiz yıkımı: Ortadoğu'da savaşın gölgesinde kültür

Savaşın sessiz yıkımı: Ortadoğu'da savaşın gölgesinde kültür

29.03.2026 12:00:00
Güncellenme:
Savaşın sessiz yıkımı: Ortadoğu'da savaşın gölgesinde kültür

Yaşamını yitirenler, yaralananlar ve yerinden edilenler düşünüldüğünde belki ilk anda akla gelmiyor; ancak Ortadoğu’da süregelen savaşın ortaya çıkardığı telafisi güç bir kayıp daha var: Kültür. Körfez’de birbiri ardına iptal edilen dev organizasyonlar ve İran’da hasar gören paha biçilemez tarihi eserler, bölgedeki kültürel yıkımın korkutucu boyutunu gözler önüne seriyor.

Savaşın bilançosu çoğu zaman sayılarla tutulur: Kayıplar, yıkılan kentler, daralan ekonomiler... Oysa bir de kayda geçmesi daha zor ama etkisi kuşaklar boyu süren başka bir kayıp var: Kültür.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bugün üçüncü haftasını geride bırakan savaşın gölgesinde bu kayıp, geniş bir coğrafyada son derece hissedilir oldu. İlk somut yansımalar, bölgenin takviminden sessizce çıkarılmaya başlayan etkinliklerde, kapılarını kapatan müzelerde ve yola çıkamayan eserlerde kendini gösteriyor.

ERTELEME VE İPTALLER

Art Dubai bu yıl 20. yaşını kutlamaya hazırlanıyordu. 35’ten fazla ülkeden 100’ü aşkın galeriyi bir araya getirecek fuar Nisan'da açılacaktı. Ancak aksayan uçuşlar, geciken kargolar ve artan belirsizlik nedeniyle etkinlik Mayıs ortasına, 14–17 Mayıs tarihlerine alındı. Ayrıca geleneksel fuar düzeni yerini daha odaklı, küratöryal bir "kültürel buluşma"ya bıraktı.

Uluslararası galerilerin büyük bölümü ise ertelenmiş tarihlere katılmak yerine doğrudan 2027 edisyonuna geçmeyi tercih etti.

Image

Art Dubai'nin yanı sıra Sharjah Sanat Vakfı'nın yıllık Mart Buluşması ve Dubai'deki ISEA2026 sempozyumu da benzer gerekçelerle ileri bir tarihe alındı. Dubai, Abu Dhabi ve Sharjah'taki pek çok müze ile galeri kapılarını kapatırken Bahreyn ve Katar'daki kültür kurumları da aynı yola gitti. Dubai Opera'daki gösteriler ve NYU Abu Dhabi Sanat Merkezi'nin programları dahil olmak üzere bölge genelinde daha pek çok etkinlik ertelendi.

Bunlar ilk bakışta lojistik aksaklıklar gibi görünebilir. Oysa daha derinde, sanatın dolaşımını mümkün kılan ağların kırılganlığı yatıyor. Sanat ticaret, seyahat ve güvenlik altyapılarıyla birlikte hareket eder. Bu ağlar zedelendiğinde kültür de geri çekilir.

TARİHİ HASARIN BOYUTU

Savaşın etkisi güncel üretimle sınırlı kalmıyor. insanlığın ortak mirasını da hedef alıyor. İran kültür mirası yetkililerine ve UNESCO'ya göre etkilenen alanlar arasında Tahran'daki Gülistan Sarayı, İsfahan'daki 17. yüzyıldan kalma Çehel Sütun Köşkü, İran'ın en eski cuma camisi Mescidi Cuma ve Horrâmâbâd Vadisi yakınlarındaki yapılar yer alıyor.

UNESCO, savaş öncesinde tüm taraflarla miras alanlarının koordinatlarını paylaşmış, "olası telafi edilemez hasarı önlemek için gerekli tüm önlemleri almalarını" talep etmişti.

Tahran'ın tek UNESCO Dünya Mirası alanı olan Gülistan Sarayı, Mart başındaki saldırılarda ağır hasar gördü. Görüntüler, sarayın ünlü aynalar salonunun süslü mozaiklerinin parçalandığını ortaya koyuyor. Pencereler havaya uçmuş, zeminler enkaza dönmüş durumda. Öte yandan saraydaki avizeler dahil pek çok eser, gerginliklerin tırmanması üzerine daha önceden güvenli depoya taşınmıştı.

İran kültür mirası yetkilileri Tahran'da 19 noktanın etkilendiğini açıkladı. Bunlar arasında Gülistan Sarayı'nın yanı sıra Büyük Çarşı ve eski Senato binası da yer alıyor.

SAVAŞIN KÜLTÜREL BİLANÇOSU

Bugün yaşananlara yabancı değiliz. 2003'te Bağdat'ın işgalinin ardından Irak Müzesi'nin yağmalanması ve Mezopotamya eserlerinin çalınması, 2015'te IŞİD'in UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki antik Palmira'yı tahrip etmesi gibi durumlar tarihte defalarca karşımıza çıktı. İnsanlar yaşamını yitirirken, kentler yerle bir olurken kültürel kayıplar önemini yitirmiş gibi görünebilir. Ancak tarih, ikisinin birbirinden ayrı olmadığını gösteriyor.

Kültürü kaybetmek, savaşın başka bir cephesini oluşturur ve bu cephede yitirilenlerin çoğu ne yazık ki bir daha geri gelmiyor.