Yangınlar artık daha yakın
ABD tarihinin en büyük felaketleri arasında yerini alan Los Angeles’taki orman yangınları iklim krizinin yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Los Angeles kentinde 7 Ocak'ta başlayan yıkıcı orman yangınları tüm dünyanın gündeminde.
Çeşitli medya organlarında influencer yayınlarına kadar herkesin merak ettiği soru ise “Yangın neden çıktı”. Bazıları için ise diğer bir tanımla “Yangını kim çıkardı?” Bu sorunun yanıtı her ne ise yaşamsal değer taşıyor. Olası senaryolara geçmeden uzun yıllardır orman yangınları özelinde yapılan bir söylemden ne kadar rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. Bu satırları yazarken birçok ulusal ve uluslararası yayında can kaybının 24’e ulaştığı haberini okudum. Can sadece insan türüne iliişkin olan bir kavram değil tüm türleri de içine alan bir söylem olmalı. Sırf insanı merkezine alan düşünce biçimlerinin dünyamızı ne duruma getirdiğini hep beraber deneyimliyoruz. Asıl olan şu: Los Angeles yangınlarında yüz binlerce can kaybı oldu.
İnsan ile beraber ağaç türleri, kuşlar, geyikler, kedigiller, tavşanlar, kirpiler ve nice tür canından ve evinden oldu, bir kısmı ise yaralandı. Medya kuruluşları insan kaynaklı iklim değişikliği sonucu olan kayıpları dile getirirken daha farklı bütünsel bir dil kullanmalı diye düşünüyorum. Siz değerli okuyucuların çok iyi bildiği gibi dilde değişmeyen herhangi bir hareket planı davranış değişikliğine geçemeden başarısız olur.
YERLİ HALK SUÇLANDI
Olası senaryolar hakkında bana kalırsa en ilginç görüş olan bir yorumla başlıyorum. Fox News’teki The Five programı sunucusu ve muhafazakâr siyasi yorumcu Jesse Watters, yerli kabilelerinin talep ettiği barajların kaldırılmasını Kaliforniya'daki orman yangını krizine bağlayarak Vali Gavin Newsom'un dört barajı "Kızılderililer -birkaç somonu kurtarmak için- kendisine bunu yapmasını söylediği için" kaldırdığını söyleyerek yangından yerli toplulukları sorumlu tuttu. Native News Online’da bunu okuduğumda epey şaşırdım çünkü ABD tarihi yerli halklara yapılan zulümleri de barındıran bir tarih. Klamath Nehri ekosisteminin uzun zamandır planlanan restorasyonunun bir parçası olan bu barajlar, yangın bölgesinin yüzlerce mil kuzeyinde yer alıyor. İklim değişikliği nedeniyle de dünyanın birçok bölgesinde biyoçeşitliliğin korunması, bölgenin maddi ve manevi refahı için ekosistem restorasyonu çalışmaları yapılmakta.
Orman yangınlarının yaygın nedenleri arasında yer alan yıldırım, kundaklama ve elektrik hatları ise yangının çıkış nedeninin olası senaryoları dahilinde uzmanlarca araştırılmaya devam ediyor. Yıldırım bazı yangın bilimcilere göre elenen nedenler arasında. Çünkü bölge yangının başladığı hafta fırtınalı havalardan uzaktı. Kundaklama ile ilgili NBC News’te yer alan bir haberde açıklamalarda bulunan Los Angeles İtfaiye Departmanı'nın eski tabur şefi Rick Crawford, "Yangının başladığı araziye erişilemez, engebeli arazi diyoruz. Kundakçılar genellikle patika başlangıcından 500 fit uzaklaşıp ağaçların ve çalıların arasından geçip yangın çıkarıp kaçmazlar." dedi. Emekli federal kolluk kuvvetleri kundaklama soruşturmacısı Scott Fischer, "Dışarı çıkıp yangın çıkarmak için bir kundakçı çetesine ihtiyacınız yok çünkü doğa sizin için bunu hallediyor" diyerek yangınların sorumlusun insan kaynaklı iklim değişikliği olduğunu ifade etti. Palisades yangınından sonra en büyük yıkıma neden olan Eaton yangını ile ilgili ise bölge ve aşırı rüzgarları düşününce elektrik tellerinin birbirine çarpması ile de olabileceğine dair senaryolar mevcut ve şuan araştırma sürecinde.
Yangının olası eden senaryolarındaki bir yanıt ise her birimizi yakından ilgilendiriyor. İklim değişikliği kaynaklı dünyada yaşanan aşırı hava olayları yangın gibi üzücü olayları yoğun bir şekilde tetikleyebilir. ABD de dünyanın birçok ülkesi gibi olağanüstü kurak bir dönemden geçerken bu ölçekte yıkıcı yangınları deneyimlemeleri ana nedenin ne olduğunu ortaya koyuyor aslına bakarsanız. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) İklim Değişikliği göstergeleri: Orman Yangınları analizine göre ABD’de her yıl çıkan orman yangınlarının yaktığı alanların kapsamı 1980'lerden bu yana artmış gibi görünüyor. National Interagency Fire Center verilerine göre en büyük alanların yakıldığı 10 yılın tamamı 2004'ten sonra oldu. Buna 2015 ve 2020'deki zirve yıllar da dahil. Bu dönem, ülke çapında kayıtlara geçen en sıcak yılların çoğuyla aynı zamana denk geliyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE ORMAN YANGINLARI
UNEP ve GRID-Arendal tarafından 2022 yılından yayımlanan bir raporuna göre, iklim değişikliği ve arazi kullanımındaki değişikliğin orman yangınlarını daha sık ve yoğun hale getirmesi, küresel çapta aşırı yangınların 2030'a kadar yüzde 14'e, 2050'nin sonuna kadar yüzde 30'a ve yüzyılın sonuna kadar yüzde 50'ye kadar artması bekleniyor. Orman Yangını Gibi Yayılma: Olağanüstü Manzara Yangınlarının Artan Tehdidi adlı rapor , daha önce orman yangınlarından etkilenmemiş Arktik ve diğer bölgeler için bile yüksek bir risk tespit ediyor.

Sürdürülebilirlik Haberleri
-
Tohumun mucizesi ve Vandana Shiva
-
Ağaçlar yalnızlık çeker mi?
-
Londra Moda Haftası yeşillendi!
-
Sürdürülebilir kalkınmadan sürdürülebilir yaşama geçiş
-
Doğa tüzel kişi olursa!
-
Türkiye’den ve dünyadan çevre gündemi
-
İklim sözlüğü: Akıllı kent
-
İş dünyasında eğilim: Yenileyici liderlik
-
Dünya artık çok daha fazlasına ihtiyaç duyuyor
-
Kendine Yeten Okul Bahçeleri” projesi yaşama geçirildi