Yasaklamak için ne bekliyorsunuz?

Yasaklamak için ne bekliyorsunuz?

24.08.2025 12:00:00
Güncellenme:
Ayça Ceylan
Takip Et:
Yasaklamak için ne bekliyorsunuz?

Bu yaz orman yangınlarıyla birlikte onbinlerce canlı yok oldu. Alevlerden sağ çıkanların yaşam mücadelesi şimdi de namluların ucunda. Çünkü dün açılan yeni av sezonu, onların yaşam hakkını yeniden hedefe koyuyor.

WWF-Türkiye’den gelen basın duyurusunu okuduğumda içimde derin bir sızı hissettim. “Yangından kurtulan canlar kurşunla ölmesin” çağrısı, yalnızca bir uyarı değil hepimizin vicdanına yöneltilmiş bir sorumluluktu.

Her zaman karşı olduğum avcılığın, özellikle de bu yıl orman yangınlarından sağ çıkmayı başarmış hayvanların üzerine açılan bir tehdit olarak karşımıza çıkması, doğayla kurduğumuz ilişkiye ilişkin büyük bir çelişkiyi gözler önüne seriyor.

YAŞAMIN EN TEMEL HAKKI

Her canlı, varolduğu anda yaşam hakkını da yanında getirir. Yuvasını kurmak, yavrusunu büyütmek, özgürce nefes almak onun en doğal hakkıdır. İnsan, bu hakkı istediğinde askıya alamaz. Bugün güzel ülkemizin birçok bölgesinde hâlâ yangınların izi sürerken yaban keçisini, kızıl geyiği, çengel boynuzlu dağ keçisini ve yaban koyununu av ihaleleriyle hedef göstermek hem ekolojik hem de etik bir çelişkidir.

Avcılık artık bir ihtiyaç değil. Hobi ve turizm adı altında sürdürülen bu faaliyetler, kırılgan türleri yok oluşa sürüklüyor. WWF-Türkiye’nin verisi çarpıcı: Av turizmine konu olan türlerde nüfus kaybı yüzde 90’ın üzerinde. Bu yalnızca tek tek hayvanların değil bütün bir ekosistemin yaşam hakkının gaspı demek.

Yangınlar yuvalarını aldığı canlıların avcılık canlarını almasın. WWF-Türkiye’nin çağrısına kulak vermek yalnızca doğayı değil kendi geleceğimizi de savunmaktır. Çünkü yaşam hakkı, bütün canlıların doğuştan gelen en temel hakkıdır. Onu tanımak, korumak ve saygı duymak hepimizin sorumluluğudur.

DÜNYADAN AV YASAĞI ÖRNEKLERİ

Bugün birçok ülke, yaşam hakkını korumak ve ekosistemleri iyileştirmek için avcılığa ciddi kısıtlamalar getirdi.

Kosta Rika, 2012 yılında aldığı tarihi bir kararla spor amaçlı avcılığı tamamen yasakladı. Böylece Latin Amerika’da bu yasağı uygulayan ilk ülke oldu. Halkın da desteklediği bu yasayla, yasadışı avcılığın önüne geçmek ve yaban hayatını korumak hedeflendi. Spor için avlananlara hapis veya para cezası veriliyor. Bu kararın ardından ülkede kuşların ve memelilerin nüfusunda toparlanma gözlemlendi.

Kenya, 1973’te fil avcılığını, 1977’de ise tüm büyük avcılık biçimlerini yasakladı. Bu karar, o dönemde büyük tartışmalara yol açsa da bugün Afrika’da yaban hayatının korunması için dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Kenya, sömürü yoluna devam etmek yerine korumayı seçti. Böylece yalnızca fillerin değil aslan, zebra ve antilop gibi birçok türün yaşam alanları güvence altına alındı. Bugün ülke, av turizmi yerine foto-safariyle milyonlarca insanı kendine çekiyor. Doğayı öldürerek değil yaşatarak ekonomisini besliyor.

Hindistan ise 1972 tarihli Wild Life Protection Act (Yaban Hayatı Koruma Yasası) ile büyük bir adım attı. Bu yasa kapsamında çok sayıda türün avlanması yasaklandı ve yasa günümüzde de etkin olarak uygulanıyor. Örneğin, koruma altındaki kuşları avlayan kişilere hapis cezası verilebiliyor. Bu düzenleme, Hindistan’ın kaplan, fil ve gergedan gibi türleri korumada kritik bir araç oldu.

Bu örnekler bize şunu gösteriyor: Doğaya nefes aldırmak için avcılığı kısıtlamak yalnızca hayvanların yaşam hakkını korumakla kalmıyor aynı zamanda yerel ekonomilere, turizme ve toplumların uzun vadeli refahına da katkı sağlıyor. Yani yaşam hakkını tanımak, yalnızca etik değil aynı zamanda akılcı bir tercih.

VİCDAN VE SORUMLULUK

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş’in sözleri yol gösterici: “Geniş habitatların zarar gördüğü illerde yaban hayatının toparlanabilmesi için kara avcılığına ara verilmesi ekolojik açıdan zorunludur.” Yanan ormanların kendini toparlaması için yıllara, hayvanların yeniden çoğalabilmesi için güvenli alanlara ihtiyaç var.

İlgili Konular: #orman yangınları