ABD’de Michigan’ın 13. Kongre Bölgesi’nden Demokrat Parti aday adaylığı için yarışan Shelby Campbell, seçim kampanyasında kullandığı sosyal medya videolarıyla tartışma yarattı.
ABD basınında yer alan haberlere göre 32 yaşındaki Campbell, TikTok ve X hesaplarında dans ettiği, dudak senkronu yaptığı, siyasi görüşlerini anlattığı ve kendisini eleştirenlere yanıt verdiği çok sayıda video paylaştı.
Görüntüler kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kez izlendi.
Campbell’ın bazı videolarında provokatif sloganların yer aldığı pankartların önünde poz verdiği, bazı görüntülerde ise dans ederek kampanya mesajları verdiği belirtildi.
Söz konusu videolar, özellikle sağ eğilimli sosyal medya hesapları tarafından hedef alındı.
Bazı kullanıcılar Campbell’ın kampanya tarzını “ciddiyetsiz” bulurken, bazıları da Demokrat Parti’nin aday profiline yönelik eleştirilerde bulundu.
ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ
Campbell ise sosyal medyada gündem olmasını olumsuz karşılamadı. Aday, X hesabından yaptığı paylaşımda videolarının yayılmasını kampanyası açısından tanıtım fırsatı olarak gördüğünü belirtti.
Campbell’ın paylaşımlarında kendisine yöneltilen eleştirilere sert ifadelerle yanıt verdiği de aktarıldı.
Shelby Campbell, Demokrat Parti ön seçiminde Michigan 13. Bölge Temsilcisi Shri Thanedar’a karşı yarışıyor.
Thanedar, 2021’den bu yana Demokratların güçlü olduğu bölgede Temsilciler Meclisi üyesi olarak görev yapıyor.
Parti içindeki bazı ilerici grupların, zengin bir ilaç sektörü yöneticisi olan Thanedar’ın yerine farklı bir aday görmek istediği belirtiliyor.
KAMPANYASINDA ‘İŞÇİ SINIFI’ VURGUSU
Campbell, kampanya sitesinde kendisini “kariyer siyasetçisi olmayan işçi sınıfından bir kadın” olarak tanımlıyor.
Daha önce barmenlik, garsonluk, sertifikalı hemşire yardımcılığı ve otomotiv sektöründe çalıştığını belirten Campbell, aynı zamanda hukuk öğrencisi ve United Auto Workers sendikası üyesi olduğunu ifade ediyor.
Campbell, kampanya biyografisinde geçmişte cezaevine girdiğini ve yargılandığını da saklamadığını belirterek, bunun birçok seçmenin yaşadığı zorluklarla ortak bir deneyim olduğunu savunuyor.
