ABD, 1996 yılında iki uçağa düzenlenen ve ölümlerle sonuçlanan bir saldırı nedeniyle eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro hakkında bir iddianame hazırladı.
Küba askeri jetleri, ülkeyi terk edenler tarafından işletilen iki sivil uçağı düşürerek dört kişinin ölümüne neden olmuştu.
Castro o dönemde silahlı kuvvetler bakanı olarak görev yapıyordu.
Raul Castro, "Amerikan vatandaşlarını öldürmek için komplo kurmak, uçakların imhası ve dört cinayet" ile suçlanıyor.
ABD Başsavcı Vekili Todd Blanche bugün konuyla ilgili basın açıklamasında, Brothers to the Rescue adlı insani yardım grubuna ait uçakların düşürülmesiyle ilgili olarak Castro'ya ve diğer beş kişiye yöneltilen suçlamaları açıkladı.
Blanche'e, ABD'nin Venezuela'da Nicolas Maduro'yu yakaladığı gibi Küba'da Raul Castro'yu yakalayıp yakalanamayacağı soruldu.
Başsavcı Vekili, ABD'nin suçlanan kişileri yakalama yöntemlerinin farklı olabileceğini söyledi.
94 yaşındaki Raul Castro, 15 yıl boyunca Küba'da devlet başkanı olarak görev yaptı.
Ağabeyi Fidel Castro 1959'da diktatör Fulgencio Batista'yı deviren Küba Devrimi'nin ardından ülkenin devlet başkanı olmuş, Raul Castro da daha sonra onun yerini almıştı.
Trump yönetimi, Havana hükümetine yönelik baskıyı artırıyor.
Bir süre önce Donald Trump, Küba'yı "haydut devlet" olarak nitelendirmişti.
ABD, Küba'ya yakıt tedarik edenlere yaptırım uygulayacağı tehdidiyle adayı fiilen abluka altına aldıktan sonra, Küba'da büyük bir yakıt krizi ve yaygın elektrik kesintileri yaşanıyor.
ABD'nin Venezuela ve İran'ın ardından Küba'ya mı yöneleceğine dair sorular gündeme geliyordu.
Rubio'dan Küba halkına 'yönetimlerini değiştirme' çağrısı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın ada ülkesinin eski lideri Raul Castro'ya yönelik hazırladığı iddianamenin açıklanması öncesi, Kübalılara videolu bir mesajla "yeni bir yol" önerdi.
Marco Rubio, Küba'nın bağımsızlığının 124. yıldönümünde X hesabından yayımladığı görüntülü mesajında, ülkenin komünist liderliğini "hırsızlık, yolsuzluk ve baskıyla" suçladı.
Annesi ve babası Küba'dan ABD'ye göçen Rubio, 20 Mayıs Çarşamba günkü açıklamasında, "Başkan [Donald] Trump, ABD ile yeni bir Küba arasında yeni bir yol sunuyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkenizi kimin yöneteceğini seçmek ve iyi bir iş yapmıyorlarsa onları değiştirmek için gerçek bir fırsata sahip olduğunuz yeni bir Küba."
Küba halkına doğrudan İspanyolca hitap eden Rubio, "ABD'de, halklarımız ve ülkelerimiz arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açmaya hazırız. Ve şu anda daha iyi bir geleceğin önündeki tek engel ülkenizi kontrol edenler" diye konuştu.
Ayrıca Küba halkının zorluklar yaşamasının nedeninin ABD ablukası değil, "Küba yönetiminin milyar dolarlar elde etmesine rağmen bunları halka yardım için kullanmaması" olduğunu savundu.
Rubio konuşmasında, Küba ekonomisinin yaklaşık yüzde 40'ını kontrol ettiği tahmin edilen ve ordu destekli bir holding olan GAESA'yı, sıradan vatandaşların pahasına seçkinleri zenginleştirmekle suçladı.
Rubio, "Hiç kimseye hesap vermeyen ve şirketlerinden elde edilen kârları küçük bir seçkin zümrenin yararına toplayan 'devlet içinde devlet'. Ve sözde 'hükümetin' oynadığı tek rol, sizden 'fedakârlıklar' yapmaya devam etmenizi talep etmek ve şikayet etmeye cesaret eden herkesi bastırmak" dedi.
ABD'nin Küba'nın müttefiki Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu askeri operasyonla yönetimden uzaklaştırmasının ve sonrasında ada ülkesine ağır enerji ablukası uygulamasının ardından Washington ile Havana arasındaki gerilim son aylarda tırmandı.
ABD yakın zamanda petrol ablukasının etkilerini hafifletmek için ülkeye 100 milyon dolar yardım teklif etmişti.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise yardım teklif etmek yerine ABD'nin ablukayı kaldırması halinde koşulların daha hızlı iyileşebileceğini söyledi.
Küba yönetimi ülkede akaryakıtın bittiğini açıklamıştı.
Yakıt kıtlığı, hastanelerin çalışamamasına, okulların ve hükümet binalarının kapanmasına neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, uzun süredir Küba'yı "elde edeceğine" yönelik açıklamalar yapıyordu.
Hatta, "Hayatım boyunca ABD'nin Küba gündemini duydum. 'ABD ne zaman yapacak?' diye konuşuluyordu. Küba'yı alma onuruna sahip olacağıma inanıyorum" diye konuşmuştu.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel 18 Mayıs Pazartesi günü, ABD'nin ülkesine yönelik bir askeri saldırısının "hesaplanamaz sonuçları olacak bir kan gölüne" yol açacağını söylemişti.
Diaz-Canel açıklamasında Küba'nın ABD için ulusal güvenlik tehdidi oluşturmadığını yinelemişti.
