Avrupa’da bakteriyel cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda artış sürüyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) 2024 yılına ilişkin yayımladığı verilere göre, bel soğukluğu vakaları Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkelerinde izleme çalışmalarının başladığı 2009’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Raporda, 28 AB ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkesinde 106 bin 331 doğrulanmış bel soğukluğu vakası bildirildiği belirtildi.
ECDC verilerine göre, bel soğukluğu vakaları erkeklerde 2024 yılında yüzde 7,9 arttı. Kadınlarda ise aynı dönemde yüzde 8,6’lık düşüş kaydedildi.
Frengi vakalarında da dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Rapora göre frengi enfeksiyonları iki kattan fazla artarak 45 bin 577’ye ulaştı. Frengi görülme oranının erkeklerde kadınlara göre altı kattan fazla olduğu bildirildi.
Klamidya ise 213 bin 443 vakayla Avrupa’da en sık bildirilen cinsel yolla bulaşan enfeksiyon olmaya devam etti.
ECDC, bildirilen bel soğukluğu ve frengi vakalarında eşcinsel erkeklerin en fazla etkilenen grup olduğunu açıkladı. Rapora göre bu grup, bildirilen bel soğukluğu vakalarının yüzde 62’sini, frengi vakalarının ise yüzde 69’unu oluşturdu.
ECDC’nin doğrudan bulaşan ve aşıyla önlenebilir hastalıklar birimi yöneticisi Bruno Ciancio, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların son 10 yıldır artış eğiliminde olduğunu belirtti.
Ciancio, tedavi edilmeyen enfeksiyonların kronik ağrı, kısırlık ve frengi özelinde kalp ile sinir sistemi sorunları gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği uyarısında bulundu.
TESTE ERİŞİMDE EŞİTSİZLİK VURGUSU
ECDC, vakalardaki artışta korunma ve tarama çalışmalarındaki eksikliklerin etkili olduğuna dikkat çekti. Raporda, Avrupa genelinde test hizmetlerine erişimde eşitsizlikler bulunduğu da belirtildi.
Veri bildiren 29 ülkeden 13’ünde, temel cinsel yolla bulaşan enfeksiyon testleri için hastaların cepten ödeme yapmak zorunda kaldığı kaydedildi.
Uzmanlar, düzenli tarama, erken tanı, tedaviye erişim ve korunma yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının enfeksiyonların kontrol altına alınması açısından kritik önemde olduğunu vurguluyor.
Avrupa Birliği, ayrımcılıkla mücadele yasaları, serbest dolaşım ve oturum hakları kapsamında LGBTQ haklarına yönelik politikaları desteklemeyi sürdürüyor.
Buna karşın bazı üye ülkeler, Brüksel’in bu alandaki politikalarına direnç gösteriyor. Bulgaristan, Romanya, Litvanya ve Slovakya eşcinsel evliliği tanımazken, bazı ülkelerde cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği başlıklarında daha kısıtlayıcı düzenlemeler yürürlükte bulunuyor.
