ABC News'un haberine göre, yaklaşık 18 yıl boyunca Epstein'in asistanlığını yapan Groff, ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesinin soruşturması kapsamında ifade verdi.
Epstein ile ilişkisinin tamamen profesyonel olduğunu anlatan Groff, kendisini ilgilendirmediği için Epstein ve suç ortağı Ghislaine Maxwell'in yürüttüğü işlerin detaylarını bilmesinin gerekli olmadığını savundu.
Asistanlık görevi kapsamında, Epstein'in ünlüler, bilim insanları ve siyasetçilerle yaptığı görüşmeleri organize ettiğini aktaran Groff, Epstein'in New York kentinde bulunduğu dönemlerde günlük masaj randevularını ayarladığını ve Epstein ile bağlantılı kadınların seyahat planlamalarını yürüttüğünü kaydetti.
Epstein'in "usta bir manipülatör" olduğunu belirten Groff, iddia edilenlerin aksine Epstein'in masaj seanslarında herhangi bir cinsel istismar olayına tanık olmadığını ve Epstein'in işlediği diğer suçlardan da haberdar olmadığını iddia etti.
Öte yandan federal savcılar, çok sayıda mağdurun ifadelerini baz alarak cinsel istismar yaşandığı belirtilen masaj seanslarının planlanmasından Groff'un sorumlu olduğunu ve olaylardan haberi olduğunu öne sürmüştü.
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York'taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'in ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
