Netanyahu'nun 'altıgen ittifak' vizyonu nedir, Türkiye için ne anlama geliyor?

Netanyahu'nun 'altıgen ittifak' vizyonu nedir, Türkiye için ne anlama geliyor?

26.02.2026 12:09:00
Güncellenme:
BBC Türkçe
Takip Et:
Netanyahu'nun 'altıgen ittifak' vizyonu nedir, Türkiye için ne anlama geliyor?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu "Orta Doğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni" adını verdiği bütüncül bir sistem kurma vizyonuna sahip olduğunu söyledi. Bu ittifakın Hindistan, Arap ulusları, Afrika ulusları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs olmak üzere Akdeniz ulusları ve Asya'da henüz detay veremeyeceği başkaca ulusları kapsadığını belirtti. Peki bu vizyon nedir ve Türkiye için ne anlama geliyor?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 22 Şubat'ta hükümetinin kabine toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada "altıgen ittifak" adını verdiği vizyondan söz etti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın paylaştığı İngilizce konuşma metnine göre Netanyahu, "Ortadoğu çevresinde ve içinde ittifaklar altıgeni" adını verdiği bütüncül bir sistem kurma vizyonuna sahip olduğunu söyledi.

Başbakan, bu ittifakın Hindistan, çeşitli Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) olmak üzere Akdeniz ulusları ve Asya'dan henüz detay veremeyeceği ulusları kapsadığını belirtti.

Netanyahu'nun açıklamaları ülkesinin Hindistan ve Etiyopya ile diplomatik temasları öncesinde geldi.

"RADİKAL Şİİ VE RADİKAL SÜNNİ EKSENLERİNE KARŞI"

Netanyahu konuşmasında "altıgen ittifak" vizyonu ile ilgili fazla detay vermedi.

Ancak amacını, "hem çok sert darbeler indirdiğimiz radikal Şii eksenine hem de ortaya çıkan radikal Sünni eksenine karşı, gerçeklik, zorluklar ve hedefler konusunda aynı görüşte olan uluslardan oluşan bir eksen oluşturmak" olarak tarif etti.

Netanyahu "Bu ulusların her biri farklı bir algıya sahip ve iş birliğimiz büyük sonuçlar doğurabilir ve elbette direncimizi ve geleceğimizi güvence altına alabilir" dedi.

İsrail Başbakanı'nın "radikal Şii ekseni" tanımlamasıyla İran ve "Direniş Ekseni" olarak tarif edilen oluşumu işaret ettiği düşünülüyor.

Bu oluşum Filistin topraklarında Hamas ve İslami Cihat, Lübnan'da Hizbullah, Irak'ta Şii milisler ve devrilmeden önce Suriye'deki Esad yönetimini kapsıyordu.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e karşı düzenlediği ve 1200'den fazla kişinin ölümüne yol açan saldırıların ardından İsrail'in bölgede düzenlediği operasyonlar bu ekseni büyük ölçüde zayıflattı.

AMAÇ: 'İSRAİL İZOLE DEĞİL' MESAJI VERMEK

Peki Netanyahu "radikal Sünni ekseni" ifadesiyle hangi ülkeleri işaret ediyor olabilir?

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan uluslararası danışmanlık şirketi Oxford Analytica'nın Yardımcı Direktörü Dr. Laura James, Netanyahu için, "Ülkeleri özellikle isimlendirmiyor ve bilinçli olarak belirsiz konuşuyor; çünkü bahsettiği 'ittifak' aslında büyük ölçüde iç kamuoyuna yönelik bir retorik aracı" yorumunu yapıyor.

James'e göre amaç seçimler öncesinde İsrail kamuoyuna ülkenin "uluslararası alanda izole olmadığı" mesajını vermek.

Eski İsrailli diplomat ve Netanyahu'yu sert eleştiren Haaretz gazetesi yazarı Alon Pinkas da BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, bu çıkışı "gerçekliği ve jeopolitiği manipüle etme iddiası" olarak yorumluyor.

Geçmişte iki İsrail başbakanına danışmanlık yapmış olan Pinkas, Netanyahu'nun geçmişte de Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve İsrail'i de içeren İran'a karşı bir "İsrail-Sünni" koalisyonu fikri ortaya attığını ancak "bunun asla gerçekleşmediğini" belirtiyor.

Pinkas "Şimdi aklında Endonezya, Azerbaycan ve Suudi Arabistan var. Bütün bunlar, Filistin sorunuyla ilgilenmekten kaçınmak için" yorumunu yapıyor.

AÇIKLAMALARIN ODAĞINDAKİ GRUPLAR

Ortadoğu analisti Dr. James' göre, bunun arka planında ise İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki ortaklık var:

BAE, 'radikal' gördüğü Sünni grupları büyük bir tehdit olarak algılıyor. Müslüman Kardeşler ve bağlantılı gruplar dahil, ama bunlarla sınırlı değil. Bu yüzden odak muhtemelen Hamas, Suriye hükümeti, Sudan ordusu ve Yemen'deki Islah Partisi gibi aktörler olabilir.

İsrail hükümeti Gazze'de savaşı bitirmesi için gerek ülke içinde gerek uluslararası arenada baskıyla karşılaşmıştı.

Ancak James bunların "gerçekten birlikte hareket eden, koordineli bir 'ekseni' oluşturduğunu söylemenin zor olduğunu" vurguluyor.

Kıdemli analist, Netanyahu'nun Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan'ı dile getirmediğini ama özellikle dışlamadığını da vurguluyor.

"TÜRKİYE'Yİ TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR"

BBC Türkçe'ye konuşan İngiltere merkezli risk danışmanlığı şirketi Sibylline'dan Megan Sutcliffe ise Netanyahu açıkça söylemese de İsrail'deki siyasi çevrelerde yaygın olarak konuşulan ülkelerden birinin Türkiye olduğu yorumunda bulunuyor.

"İsrail, Türkiye'yi bölgesel emellerine yönelik yeni bir tehdit olarak görüyor; bunun nedeni kısmen Türkiye'nin özellikle Suriye'deki artan etkisi" diyor.

Türkiye, Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinden bu yana Suriye'deki en etkili güçlerden biri olarak görülüyor.

Sutcliffe, Suriye ile birlikte Türkiye'nin İsrail ve Hamas'a karşı geliştirdiği tutumun da iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdığını vurguluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığını" savunuyor. Türkiye'nin Hamas'ı "direniş örgütü" olarak gördüğünü söylüyor.

Erdoğan ayrıca konuşmalarında sık sık Netanyahu'yu Hitler ile karşılaştırıyor.

İsrail'de ise bazı çevreler Türkiye'nin "bir tehdit" olduğunu savunuyor.

Son olarak eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, ABD'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Yeni bir Türk tehdidi beliriyor" dedi.

Türkiye ve Katar'ın Suriye'nin bölgede nüfuz arayışında olduklarını savunan Bennet, "Türkiye yeni İran'dır. Erdoğan sofistike, tehlikeli ve İsrail'i kuşatmayı hedefliyor. Gözlerimizi tekrar kapatamayız" ifadelerini kullandı.