ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’dan çekilme tehdidi, hem ittifakın geleceğini hem de ABD hukuk sistemini tartışmaya açtı.
Uzmanlar, böyle bir adımın tek taraflı atılıp atılamayacağı konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.
Trump, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı açmak için askeri destek vermemesine tepki göstererek NATO’dan çekilmeyi değerlendirdiğini açıkladı. Bu çıkış, 77 yıllık transatlantik ittifakta yeni bir kriz başlattı.
ABD Anayasası, başkana Senato’nun üçte iki onayıyla anlaşma yapma yetkisi veriyor.
Ancak anlaşmalardan çekilme konusunda açık bir hüküm bulunmuyor. Bu durum, NATO’dan olası bir ayrılığın hukuki zemini konusunda belirsizlik yaratıyor.
NATO’nun 1949 tarihli anlaşmasına göre, herhangi bir üye ülke bir yıl önceden bildirimde bulunarak ittifaktan ayrılabiliyor. Ancak bugüne kadar hiçbir ülke NATO’dan ayrılmadı.
ABD YASALARI ENGEL OLABİLİR
2023 yılında kabul edilen bir yasa, ABD başkanının NATO’dan çekilmesi için Senato’nun üçte iki onayını şart koşuyor. Ayrıca bu süreç için federal bütçeden harcama yapılması da yasaklanmış durumda.
Trump, geçmişte de NATO’yu sert şekilde eleştirmiş ve ittifakın ABD’ye yük olduğunu savunmuştu.
Son açıklamasında ise NATO’dan “tiksindiğini” söyleyerek çekilmeyi ciddi şekilde değerlendirdiğini ifade etti.
Uzmanlara göre, olası bir çekilme kararı mahkemeye taşınabilir.
Ancak ABD Yüksek Mahkemesi’nin bu konuda daha önce bir karar vermemiş olması ve yürütmenin geniş yetkileri, sürecin sonucunu belirsiz kılıyor.
Analistler, hukuki tartışmaların ötesinde asıl belirleyici unsurun siyasi irade olduğunu vurguluyor.
ABD yönetiminin NATO’ya bağlılığının zayıflamasının, ittifakın işleyişi üzerinde doğrudan etkili olabileceği ifade ediliyor.
