Konuya yakın kaynaklara göre Trump, Gabbard’ın, eski yardımcısı Joe Kent’i korumasından ve Kent’in “İran ABD için yakın bir tehdit değil” yönündeki açıklamalarına yeterince sert tepki vermemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Kent’in bu açıklamaları, yönetimin İran’a karşı yürüttüğü politikayı zayıflattığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Kent, geçen hafta, öfkeli bir istifa mektubunun ardından görevinden çekilmişti.
The Guardian'a göre, Trump’ın Gabbard’ı görevden alıp almayacağı henüz netlik kazanmış değil. Yerine geçebilecek güçlü bir adayın bulunmaması ve böyle kritik bir pozisyonun boş bırakılmasının siyasi karmaşa yaratabileceği yönündeki uyarılar, karar sürecini zorlaştırıyor.
BEYAZ SARAY'IN TUTUMU
Trump, Pazar günü kendisine yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta Gabbard’a temkinli destek verdi. Başkan, “Evet, kesinlikle. Düşünce tarzı benimkinden biraz farklı ama bu görevini yapamayacağı anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray Sözcüsü Stephen Cheung da Gabbard’ı savunarak, başkanın kendisine ve çalışmalarına güven duyduğunu belirtti. Cheung, mevcut yönetimin 'tarihi başarılara' imza attığını ve bunun etkili bir ekip sayesinde mümkün olduğunu öne sürdü.
Trump’ın ikinci döneminde doğrudan görevden almalar yerine, sorunlu gördüğü isimleri daha az kritik pozisyonlara kaydırmayı tercih ettiği belirtiliyor. Bu kapsamda son örneklerden biri, Kristi Noem’in İç Güvenlik Bakanlığı görevinden alınarak Dışişleri bünyesinde daha düşük profilli bir pozisyona getirilmesi oldu.
"CIA İLE KOORDİNASYON SAĞLADI..."
Yönetim içinden bazı isimler, Gabbard’ın oldukça karmaşık ve çoğu zaman takdir edilmeyen bir görev yürüttüğünü ifade ediyor. Ulusal İstihbarat Direktörlüğü, ABD’deki çok sayıda ve rekabet hâlindeki istihbarat kurumlarını koordine eden kritik bir pozisyon olarak biliniyor.
Gabbard’ın Kongre’de verdiği son ifadeler de tartışma yaratmıştı. Bu ifadelerin, ABD’nin dış savaşlara katılımını eleştiren önceki duruşuyla uyumlu olduğu ve 2019’da dile getirdiği, 'başkanın önleyici saldırı yetkisi yoktur' görüşüyle paralellik taşıdığı belirtiliyor.
Bir kaynağa göre Gabbard’ın tartışmalı açıklamaları öncesinde ABD dış istihbarat servisi CIA ile koordinasyon sağlandı. Ayrıca Gabbard’ın son dönemde zamanının büyük bölümünü Beyaz Saray’da, İran’a yönelik operasyonlara destek vermekle geçirdiği ifade edildi.
TRUMP'LA GEÇMİŞTE UYUMLUYDU
Gabbard, daha önce Trump’ın memnuniyetini kazanan adımlar da atmıştı. Özellikle Rusya’nın 2016 seçimlerinde Trump lehine müdahalede bulunmadığı sonucuna varan bir rapor, Trump tarafından olumlu karşılanmıştı. Bu değerlendirme, dönemin Kongre bulgularıyla çelişiyordu.
Gabbard’ın sözcüsü Olivia Coleman ise başkanın son haftalarda kendisine olan güvenini yinelediğini ve performansını takdir ettiğini açıkladı.
'HİROŞİMA' MESAJI ÇATLAK YARATTI
İki isim arasındaki gerilimin, Gabbard’ın Hiroşima ziyareti sonrası yayımladığı ve nükleer savaşın yıkıcı etkilerine dikkat çeken video sonrası arttığı belirtiliyor. Trump’ın bu mesajın Amerikalılar arasında korku yaratabileceğini düşündüğü ifade edildi.
Ayrıca Trump, Gabbard’ın 'İran nükleer bomba yapma kararı almadı' yönündeki değerlendirmesine de açıkça karşı çıktı ve 'Yanılıyor' dedi. Trump daha sonra İran’daki Fordo, İsfahan ve Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesislerine yönelik saldırıları onayladı.
Gerilim, Gabbard’ın aralarında Kongre çalışanlarının da bulunduğu 37 kişinin güvenlik izinlerini, Beyaz Saray’ın batı kanadıyla tam koordinasyon sağlamadan iptal etmesiyle daha da tırmandı. Bu adım, üst düzey yetkililerin tepkisini çekti.
Krizin ardından Gabbard’a yakın isimler, CIA’yı onu görevden uzaklaştırmak için zemin hazırlamakla suçladı. Sonrasında Beyaz Saray devreye girerek taraflar arasında tansiyonu düşüren bir uzlaşı sağladı.
ADALET BAKANI NEDEN GÖREVDEN ALINDI?
Öte yandan, tüm bunlar konuşulurken ABD Başkanı Donald Trump, Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden aldı. Bondi’nin özellikle cinsel suçlardan hüküm giymiş Jeffrey Epstein dosyasındaki tutumu, son dönemde yoğun eleştirilere neden olmuştu.
Beyaz Saray’a yakın kaynaklara göre Bondi’nin yerine, yardımcısı ve Trump’ın eski kişisel avukatı Todd Blanche geçici Adalet Bakanı olarak atandı.
Eski Florida Başsavcısı olan ve Trump’a yakınlığıyla bilinen Bondi, görev süresi boyunca Adalet Bakanlığı’nda ciddi tartışmaların odağında yer aldı. Özellikle Jeffrey Epstein soruşturmasının yönetimi, hem kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde sert eleştirilere yol açtı.
