ABD Başkanı Donald Trump, görüşmenin ardından sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda el-Zaidi’yi tebrik ederek, “Terörden arındırılmış, Irak’a daha parlak bir gelecek sunacak yeni bir hükümet kurma sürecinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, “Irak ile güçlü, canlı ve son derece verimli bir ilişki kurmayı dört gözle bekliyoruz. Bu, ülkelerimiz arasında benzeri görülmemiş bir refah, istikrar ve başarı döneminin başlangıcı olacak” değerlendirmesinde bulundu.
Bu açıklamalar, Washington yönetiminin el-Zaidi’ye açık destek verdiği şeklinde yorumlandı.
İRAN'A YAKIN İSİM GERİ PLANDA KALDI
Irak’ta Şii partilerin oluşturduğu ve İran’a yakınlığıyla bilinen Koordinasyon Çerçevesi koalisyonu, uzun süren tartışmaların ardından el-Zaidi’yi başbakan adayı olarak belirledi.
Koalisyonun daha önce eski Başbakan Nuri el-Maliki’yi desteklemeyi planladığı, ancak ABD yönetiminin Maliki’ye açık şekilde karşı çıkması ve Irak’a yardımların kesilebileceği yönünde uyarıda bulunmasının ardından adaylıkta değişikliğe gidildiği belirtildi.
Al-Janoob İslam Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı olan el-Zaidi, siyasi geçmişi bulunmayan bir isim olarak öne çıkıyor. Ekonomi ve yatırım alanındaki bağlantılarının, adaylığında etkili olduğu ifade ediliyor.
Öte yandan, söz konusu banka 2024 yılında kara para aklama ve İran’a fon aktarımı iddiaları kapsamında Irak Merkez Bankası tarafından dolar işlemlerinden men edilmişti.
Ancak ne banka ne de el-Zaidi hakkında ABD tarafından uygulanan bir yaptırım bulunuyor.
“DENGELİ BİR IRAK” VURGUSU
Adaylığının ardından açıklama yapan el-Zaidi, Irak’ı “bölgesel ve uluslararası düzeyde dengeli bir ülke” haline getirmeyi hedeflediğini söyledi.
Ülkenin hassas bir dönemden geçtiğini vurgulayan el-Zaidi, tüm siyasi ve toplumsal aktörlere iş birliği çağrısı yaptı.
Irak Anayasası’na göre başbakan adayı, 30 gün içinde kabinesini parlamentoya sunmak zorunda. Hükümetin güvenoyu alabilmesi için en az 167 milletvekilinin desteği gerekiyor.
Yeni hükümetin, İran savaşı nedeniyle bölgeye yayılan siyasi ve ekonomik etkilerle birlikte, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin petrol ihracatına yansıyan sonuçlarıyla da mücadele etmesi bekleniyor.
