Samsun İlkadım Kazım Orbay İlkokulu'nda bir veli bir öğretmene fiziki saldırıda bulundu. Eğitim-İş konuya ilişkin okul önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Eğitim-Bir-Sen, Türk Egitim Sen, Eğitim Sen, Hürriyetçi Egitim Sen, Anadolu Egitim Sen, veliler ve okul öğretmenleri de katıldı.
'MESLEĞİMİZ İTİBARSIZLAŞTIRILDI'
Eğitim-İş adına açıklamayı yapan sendikanın genel mali sekreteri Doğan Dağdelen, "Eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımlar mesleğimizi itibarsızlaştırılmış, savaşlarda bile hedef alınmayan okullarda eğitim emekçileri şiddetin hedefi olmuştur. Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur" dedi.
'FATURAYI CANIMIZLA MI ÖDEYECEĞİZ?'
Öğretmene yapılan her saldırının, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırı olduğunu belirten Dağdelen, Milli Eğitim Bakan'ı Yusuf Tekin'e "Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin şiddete uğraması, can vermesi gerekiyor? Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz?" sorularını yöneltti.
'CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ'
Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, tüm eğitim kurumlarının güvenliğinin sağlanması gerektiğine dikkat çeken Dağdelen, "Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK’ün toplumsal şiddeti başlıca gündem haline getirip, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemesi sağlanmalıdır. Şiddetin, çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam derslerini içeren öğretim programları eğitimin tüm bileşenleri ile birlikte hazırlanmalıdır. Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula, eğitim kurumlarına gitmek istemiyoruz! Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! Artık yeter! Can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!” diye konuştu.
