Dev bankadan Türk ekonomisi raporu: 2026 yıl sonu dolar ve enflasyon tahmini belli oldu!

Dev bankadan Türk ekonomisi raporu: 2026 yıl sonu dolar ve enflasyon tahmini belli oldu!

11.02.2026 16:25:00
Güncellenme:
Dev bankadan Türk ekonomisi raporu: 2026 yıl sonu dolar ve enflasyon tahmini belli oldu!

HSBC’nin Türkiye raporu, makroekonomik görünüm ve piyasa beklentilerine ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler içerdi. Raporda Türk Lirası, faiz ve hisse senetlerine yönelik pozitif duruş korunurken, enflasyon ve kur tahminleri öne çıktı.

HSBC Global Investment Research tarafından yayımlanan raporda, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Raporda makroekonomik zeminin destekleyici olduğu belirtilirken, siyasi ve jeopolitik risklerin yüksek seyrettiği ancak güçlenen politika tamponlarının bu riskleri kısmen dengelediği ifade edildi. Kurum, Türk Lirası, yerel faizler ve hisse senetlerine yönelik yapıcı görüşünü koruduğunu bildirdi.

ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ

HSBC raporunda, 2025 yılında iç ve dış şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin dirençli kaldığı vurgulandı. 2026’da ise güçlü büyümenin devam ettiği ancak dezenflasyon sürecinin daha yavaş bir tempoda ilerlediği bir görünüm öngörüldü.

Banka ekonomistleri, 2026 yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 20 seviyesine gerileyeceğini tahmin etti. Bu düşüşün yıl boyunca toplamda 1.150 baz puanlık agresif faiz indirimlerine alan açabileceği belirtildi. Öte yandan tüketici enflasyonunun Türkiye standartlarında "normal" kabul edilen yaklaşık yüzde 10 seviyesine 2028’den önce dönmesinin beklenmediği kaydedildi.

DOLAR/TL VE KUR TAHMİNİ

HSBC’nin döviz strateji ekibi, dolar/TL kurunun yıl sonunda 48,0 seviyesinde olacağını öngördü. Raporda, enflasyonun halen yüzde 30’un üzerinde seyrettiği bir ortamda bu tahminin kurda sınırlı bir reel değerlenmeye işaret ettiği vurgulandı.

TÜRK HİSSE SENETLERİNE “AĞIRLIĞINI ARTIR” TAVSİYESİ

HSBC, Türk hisse senetleri için "ağırlığını artır" (overweight) tavsiyesini sürdürdü. Enflasyonun tepe noktasından gerilemesi ve faiz indirimlerinin hızlanmasıyla birlikte piyasada anlamlı bir yeniden değerleme beklendiği ifade edildi.

Faizlerdeki aşağı yönlü hareketin Türkiye’nin özkaynak maliyetini düşürerek hisse senedi değerlemelerinde güçlü bir toparlanmayı destekleyeceği belirtildi. Mevcut durumda Türk hisselerinin gelişmekte olan piyasalara kıyasla tarihsel olarak düşük seviyelerde işlem gördüğü kaydedildi.

Hisse senetlerinde yılbaşından bu yana 1,5 milyar dolarlık giriş yaşandığı, geçen yıl toplam girişin 2,3 milyar dolar olduğu aktarıldı.

YABANCI GİRİŞLERİ VE TAHVİL PİYASASI

Raporda yerel tahviller ve gelişmekte olan piyasa hisseleri için olumlu görüş yinelendi. Ocak ayında girişlerin hızlandığı, yılbaşından bu yana yerel borçlanma araçlarına 1,2 milyar dolar yabancı girişi gerçekleştiği, 2025 genelinde ise bu rakamın 2,9 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi.

HSBC raporunda, 2026 ve sonrasında Türkiye yatırım hikayesinin yalnızca bir "carry trade" temasından çıkıp dezenflasyon ve ardından yapısal dönüşüm hikayesine evrilip evrilemeyeceğinin belirleyici olacağı vurgulandı. Kurum, para politikasındaki ortodoks duruşa güven duyduğunu ancak kalıcı bir yapısal dönüşüm için daha iddialı reform adımlarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

BANKACILIK SEKTÖRÜ VE STRATEJİK KONUM

Raporda makroekonomik normalleşmenin en büyük kazananının bankacılık sektörü olacağı belirtildi. Faiz indirimlerinin mevduat maliyetlerine kredi faizlerinden daha hızlı yansıyacağı, bunun da bankaların kâr marjlarını ve hisse başı kâr büyümesini doğrudan destekleyeceği öngörüldü.

HSBC, Türkiye’nin stratejik konumunun henüz piyasa tarafından tam olarak fiyatlanmadığı görüşünü paylaşırken, Suriye, Gazze, Ukrayna ve Lübnan’ın yeniden inşasında Türkiye’nin kilit rol üstlenebileceği ve bunun özellikle çimento, sanayi ve enerji sektörleri için yukarı yönlü potansiyel barındırdığı değerlendirmesinde bulundu.