Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sigortalı sayısının artırılarak “koruma açığı”nın azaltılmasının hem toplumsal gelişme hem makroekonomik dayanıklılık açısından önem taşıdığını, bunun ilk amaçları olduğunu açıkladı.
Yönetim kurulu üyeleri birlikte dün basın toplantısı düzenleyen Yaşar, bugün prim üretiminin 32 milyar dolara ulaştığını belirterek “Penetrasyon oranı yüzde 2.7’ye çıktı. 2030 hedefimiz yüzde 5. Bunun için de üretimi 50 milyar dolara çıkarmalıyız” dedi. Yaşar, sorular üzerine koruma açığının düzeyiyle ilgili şunları anlattı: “Veri paylaşımında sorunlar olduğu için tam bir büyüklük söyleyemiyoruz ama örneğin 6 Şubat depremlerinin maliyeti 106 milyar dolar olurken düşük sigortalılık nedeniyle sektörün ödemeleri yüzde 4-5’te kaldı. Oysa küresel doğal afetlerde sigortanın payı yüzde 40’larda.” TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı ise bu açığın bireysel-KOBİ’de yüzde 90, endüstride yüzde 20 olarak tahmin edildiğini söyledi. Öne çıkan diğer konular şöyle:
- ZAS ve TES: Zorunlu depremin yerini alacak zorunlu afet sigortası (ZAS) düzenlemesi TBMM’de. Sektör temsilcileri ZAS’ı 9 Kasım’da başlayacak iklim zirvesinde (COP31) tanıtmayı hedefliyor. Otomatik BES’in yerini alacak tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) ise resmen açıklanmasa da bir kez daha ertelenmiş durumda. İşveren katkısının kaynağı temel arayış alanı
- Değer kaybı: Sigortacı ile sigortalı arasındaki temel anlaşmazlıklardan olan “değer kaybı”na ilişkin çözüm konusunda yeni başlayan “akıllı eksper ataması” ve “peşin ödeme”nin ilk sonuçları bekleniyor. Özellikle değer kaybının peşin ödemesinin Sigorta Tahkim Komisyonu’na (STK) başvuruları azaltması bekleniyor. Geçen yıl STK’ye toplam başvuru 760 bindi.
