İktisatçı Mahfi Eğilmez, ekonomide son gelişmeleri değerlendirerek Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kapanmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Petrol fiyatlarındaki yükselişin cari açık, enflasyon ve döviz kuru üzerinde baskı yaratabileceğini belirten Eğilmez, Merkez Bankası’nın attığı adımları ve yıl sonu enflasyon beklentisini de paylaştı.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL FİYATLARI UYARISI
Eğilmez, “Hürmüz Boğazı'nın kapatılması çok büyük bir olay. Maliyetler çok artacak demek” ifadelerini kullanarak petrol fiyatlarının 62 dolardan 80 dolara yükseldiğini hatırlattı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji maliyetlerini artırarak üretimi baskılayabileceğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki artışın makroekonomik etkilerine ilişkin olarak ise şu değerlendirmede bulundu:
Kabaca 10 dolarlık artış petroldeki bizim cari açığa etkisi 2,5 milyar dolar. Enflasyon üzerinde de 1 puanlık etkisi var. 100 dolar olması demek 10-12 milyar dolarlık cari açık etkisi, 3,5-4 puan enflasyona etkisi olacak demek. Bir yıl böyle devam ederse. OVP'de 65 dolardı. Enflasyon raporunda 60,59'a düşürülmüştü. Bu tahminlerin hepsi çöp oldu. ING 140 dolar öngördü.
DÖVİZ KURU VE CDS VURGUSU
İran Savaşı’nın Türkiye ekonomisine olası yansımalarına değinen Eğilmez, “Türkiye için döviz kuru üzerinde baskıya yol açar. Lojistik maliyetlerinde artışa yol açar. Yeni bir sığınmacı dalgası oluşabilir. Bu da bizi olumsuz etkiler. İkincisi risk primimiz yükseliyor. CDS 200'e kadar düşmüştü şimdi yükseliyor. Son birkaç günde arttı ve 238'e geldi. Bu bizim yurtdışı borçlanma maliyetlerimizi olumsuz etkiler. Bir başka etki, son dönemde carry trade ile para çekiyordu. Bununla gelen bir miktar var. Bu gelen miktarın dörtte birinin bu olaydan sonra çıktığı tahmin ediliyor bankacılara göre" dedi.
Eğilmez’e göre artan risk primi ve sermaye hareketlerindeki değişim, Türkiye’nin dış finansman koşullarını zorlaştırabilir.
PİYASALAR KRİZLERE DAHA HIZLI TEPKİ VERİYOR
Geçmişte benzer krizlerin piyasalarda daha uzun süreli dalgalanmalara yol açtığını belirten Eğilmez, finansal sistemin yapısının değiştiğini vurguladı:
Finans piyasalarını çok daha sert ve net etkilerdi. Şimdi böyle olmuyor. Altın, gümüş fırlıyor, borsalar hızla düşüyor. Ertesi gün fırladığı yerden aşağı geliyor. Bunun da nedeni finansal kaynakların uluslararasılaşmış olması. Eskiden günlerce piyasalar darmadağın olurdu. Şimdi böyle olmuyor. Piyasalar bu tür şeylere artık çok alıştı. Piyasalar Trump'ın kararsız olduğunu biliyorlar. Ne kadar süreceği de bilinmiyor
MERKEZ BANKASI VE FAİZLER
Merkez Bankası’nın son adımlarına da değinen Eğilmez, likidite politikalarında değişikliğe gidildiğini ifade etti:
Merkez Bankası bu hadise ortaya çıktığında haftalık repo ihalesini kaldırdı. Yüzde 37 ile fonluyordu bankaları. Şimdi likidite senedi ihraç ederek fonluyor. Kabaca 60 milyar liralık 3 günde likidite senedi ihraç etti. Yüzde 40 civarı fonluyor bankaları. Faiz 40'lara çıktı. Bunun bankalara etkisi daha fazla olacak. Kredi faizleri yükseliyor. Faizler daha da yukarı gidecek.
YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ
Şubat ayı enflasyon verisine ilişkin beklentilerini de paylaşan Eğilmez, yıl sonu tahminini güncelledi:
Mart ayında yüzde 3 olacağını düşünüyordum. Sonraki üç ay yüzde 2, sonraki aylar yüzde 1,5 gelse yıl sonu yüzde 29'a geliyor enflasyon yıl sonu. Yıl sonu enflasyon tahminimi yüzde 30'a revize ettim. Bugünkü koşullar devam ederse yüzde 29-30 civarı enflasyon bizi bekliyor