İktisatçı Mahfi Eğilmez, TÜİK’in enflasyon ölçümünde yaptığı değişiklikleri inceledi. Endeks kapsamındaki güncellemeleri değerlendiren Eğilmez, sorunun endeksin teknik yapısından çok fiyatlama davranışlarında yattığını ifade etti. Yaklaşım değişmeden yapılan endeks düzenlemelerinin çözüm üretmeyeceğini belirten Eğilmez, bu durumun doğru politika oluşturulmasını da zorlaştırdığını kaydetti.
Eğilmez’in “Kendime Yazılar” adlı blogunda yayımlanan “TÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı” başlıklı yazısında şu değerlendirmeler yer aldı:
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önceden ilan ettiği gibi 2026 başından itibaren Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ölçümünde baz yılı, kapsam ve ağırlıkları değiştirdi. TÜFE’de yapılan değişiklikler sadece teknik bir güncelleme değil, ölçülen enflasyonun düzeyini ve kamuoyunun algısını doğrudan etkileyecek değişiklikler. Bu değişikliklerin neler olduğunu ek 1’de ayrıntılı olarak veriyoruz. Aşağıdaki tabloda TÜFE’nin kapsamı yer alıyor (kaynak: TÜİK, TÜFE Metodoloji Dokümanı):

ENDEKSTEN ÇIKARILAN ÜRÜNLER DİKKAT ÇEKİYOR
Endeksten çıkarılan ürünler arasında bitki ve meyve çayı, kakao, diş çekme ücreti, otopark ücreti, bilgisayar ekipmanları, spor müsabakalarına giriş ücretleri ve tıraş malzemeleri öne çıkıyor. Eğilmez, bu ürün ve hizmetlerin kullanımının azaldığına dair güçlü bir gösterge bulunmadığını belirtti.
Tam tersine bu kalemlerin yaygın biçimde kullanılmaya devam ettiğine dikkat çeken Eğilmez, fiyatları hızla artan bu ürünlerin endeksten çıkarılmasının daha düşük bir enflasyon görünümü yaratabileceğini vurguladı. Sunulan tabloda, 2026 yılında TÜFE kapsamına giren ve çıkarılan mallar yer aldı.

AĞIRLIK DEĞİŞİMİ ENFLASYON ALGILARINI ETKİLİYOR

Eğilmez’e göre kamuoyunu en yakından ilgilendiren tablo, endeksteki ağırlıkların değişimini gösteren bu tablo oldu. Mal ve hizmet gruplarının ağırlıkları bir önceki yıla kıyasla önemli ölçüde farklılaştı.
En dikkat çekici değişim konut grubunda yaşandı. 2025 yılında konutun ağırlığı yüzde 15,22 iken 2026 yılında yüzde 11,40’a düşürüldü. Eğilmez, konut harcamalarının giderek arttığı bir dönemde bu düşüşün, özellikle kira artışlarının enflasyon üzerindeki etkisini sınırlayıcı sonuç doğurduğunu ifade etti.
Ağırlığı artan gruplar arasında lokanta ve oteller öne çıktı. Bu grubun ağırlığı 2025 yılında yüzde 8,32 iken 2026 yılında yüzde 11,13’e yükseltildi. Eğilmez, bu artışın söz konusu sektördeki yüksek fiyat artışlarıyla uyumlu olduğunu belirtti.
ARALIK VE OCAK AYI ENFLASYONU ARASINDAKİ FARK

Aralık ve ocak ayı TÜFE verilerini karşılaştıran Eğilmez, her yıl ocak ayı enflasyonunun aralık ayına kıyasla çok daha yüksek gerçekleştiğine dikkat çekti. Son iki yılda bu farkın beş kata kadar çıktığını belirten Eğilmez, bunun tesadüf olmadığını "Olan şey yılın son iki ayında ve özellikle de son ayında bütün zamlar, artışlar biriktirilip bir sonraki yılın ocak ayına devrediliyor ve o nedenle aralık ayı düşük, ocak ayı çok yüksek çıkıyor. Bunun nedeni yıllık enflasyonun son aylarda yükselmesini ve ücret artışlarını yukarı yönde etkilemesini önlemek" sözleriyle ifade etti.
Mahfi Eğilmez, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
Onun için de başlıkta da dediğimiz gibi yaklaşımları değiştirebilmek, endeksleri değiştirmekten çok daha önemli. Çünkü o zaman gerçekleri görmek ve ona göre önlem almak mümkün olabilecek.