The Economist'ten 'fazla iyimserlik' uyarısı: Petrol 150 doları bulabilir

The Economist'ten 'fazla iyimserlik' uyarısı: Petrol 150 doları bulabilir

1.05.2026 14:25:00
Güncellenme:
The Economist'ten 'fazla iyimserlik' uyarısı: Petrol 150 doları bulabilir

Batı Asya’da tırmanan çatışmaların gölgesinde petrol piyasalarında 150 dolar senaryosu gerçeğe dönüşürken, Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali küresel ekonomiyi ikinci bir büyük enflasyon şokunun eşiğine getirdi.

Uluslararası enerji piyasalarında sert fiyat hareketleri yaşanırken, The Economist’in yayımladığı son analiz petrol fiyatlarındaki yükselişin henüz başlangıç aşamasında olabileceğine dikkat çekiyor.

Dünyanın önde gelen ekonomi ve finans yayınlarından The Economist, son değerlendirmesinde İran’daki çatışmaların küresel petrol piyasasında ciddi bir arz şokuna yol açabileceği senaryosunun uzun süredir gündemde olduğunu hatırlattı. Bu senaryonun merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda günlük yaklaşık 14 milyon varillik petrol arzının kesintiye uğrayacağı belirtiliyor. Uzmanlara göre bu ölçekte bir kaybın telafi edilebilmesi için Brent petrol fiyatlarının savaş öncesine göre iki kattan fazla artarak varil başına 150 doların üzerine çıkması gerekiyor.

PETROL FİYATLARINDA SERT YÜKSELİŞ

17 Nisan döneminde petrol fiyatları varil başına 90 doların altındayken, çatışmaların yeniden tırmanabileceğine yönelik haber akışıyla piyasalar hızla hareketlendi. 30 Nisan’da fiyatlar sert yükselişle 125 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

PETROL İHRACATI VE SİYASİ RİSKLER

The Economist analizine göre siyasi gelişmeler de fiyatların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesinde İran yönetiminin ABD başkanı Donald Trump’ın yüksek petrol fiyatlarına karşı hassasiyet göstereceğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Buna karşılık Trump yönetiminin iç piyasada fiyatları sınırlamak amacıyla rafine petrol ürünlerinin ihracatına kısıtlama getirmeyi gündeme alabileceği belirtiliyor.

İran ile yeni bir nükleer anlaşma ihtimali de tartışılıyor. Ancak böyle bir anlaşmanın 2015 yılında Barack Obama döneminde imzalanan anlaşmadan daha zayıf olması halinde siyasi sonuçlarının Trump açısından ağır olabileceği değerlendiriliyor.

KÜRESEL EKONOMİDE RİSKLER ARTIYOR

Küresel ekonomi açısından risklerin giderek büyüdüğü vurgulanıyor. COVID-19 sonrası dönemde ikinci büyük enflasyon şokunun gündeme gelebileceği belirtilirken, Asya’da bazı ülkelerin çalışma saatlerini azaltma gibi olağanüstü önlemler aldığı ifade ediliyor. Avrupa’da ise tüketimi sınırlamaya ve kritik hizmetleri korumaya yönelik yeni politikaların devreye alınması bekleniyor.

YATIRIMCI ALGISI VE ARZ ŞOKU UYARISI

Piyasalardaki iyimser havanın yatırımcılar açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor. Güçlü şirket kârları ve geçmiş krizlerdeki toparlanma deneyimi, küresel ekonominin her şoku absorbe edebileceği algısını güçlendirmiş durumda. Ancak analiz, petrol piyasalarında uzun süredir dile getirilen büyük arz şoku senaryosunun artık gerçeğe dönüşme aşamasına geldiğine işaret ediyor.