TBMM Genel Kurulu’nda ekonomiye yönelik düzenlemeler içeren “torba teklifin” görüşmeleri sürüyor. Teklifin 10 maddesi kabul edildi. Görüşmelere gelecek hafta devam edilecek. Teklifin, “kripto varlık işlem vergisini” düzenleyen birinci maddesi önerge ile tekliften çıkarıldı. Düzenleme kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yapılan veya aracılık edilen kripto varlık satış ve transfer işlemlerinin kripto varlık işlem vergisine tabi olmasını düzenliyordu. AKP’nin önergesinde maddenin yeniden değerlendirilmek üzere teklif metninden çıkarıldığı belirtildi. Teklifteki kripto varlıkların vergilendirilmesini öngören diğer maddeler de önergeler ile çıkarıldı.
Teklif ile vakıf üniversitelerine ait hastanelerin kurumlar vergisi istisnası kaldırılıyordu. AKP’nin verdiği önergeyle bu düzenlemeyle uyumlu olarak, KDV Yasası’nda yer alan hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarını işletmek veya yönetmek suretiyle yapılan teslim ve hizmetlere uygulanan istisna da kaldırıldı.
‘AKP TARAFINDAN İCAT EDİLDİ’
CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarına tanınan kurumlar vergisi muafiyetinin kaldırılacağına işaret etti. Ortaya çıkan tablonun yılların birikimi olan yanlış sağlık ve yükseköğrenim politikalarının sonucu olduğunu belirten Çan, “Ayrıca, bu tablo kendiliğinden ortaya çıkmış bir tablo değildir, bizzat AKP tarafından icat edilmiştir. Açık konuşalım, vakıf üniversitesi hastanelerini bu noktaya getiren, onları kamusal sorumluluklarından uzaklaştıran ve ticari işletmelere dönüştüren AKP’nin bizzat kendisidir. Yıllarca bu kurumları denetimsiz bıraktınız. Kamunun sağlık hizmetini piyasanın insafına bıraktınız. Performans ve kârlılık odaklı bir sistem ürettiniz, sonuç çeteleşme oldu” dedi.
‘PARÇA PARÇA ÖZELLEŞTİRİLDİ’
Çan, sağlıkta dönüşüm adı altında kamusal sağlık hizmeti parça parça özelleştirilirken, vakıf üniversitelerinin de “bu ticari düzenin bir parçası” hâline getirildiğini söyledi. Çan, şöyle devam etti:
“Kâr amacı gütmeyen, özünde toplumsal dayanışmayı hedefleyen bir kadim kültürün yani ‘vakıf’ tanımının üzerine gölge düşürdünüz, lekelediniz. Üstelik bunu yaparken kamu kaynaklarını da bu yapıları büyüten bir teşvik mekanizmasına dönüştürdünüz...Bugün gelinen noktada bazı vakıf üniversitesi hastanelerinin kamusal fayda üretme refleksini kaybetmiş olması bir sonuçtur, sebep değildir. Sebep ise sağlık hizmetini bir hak olmaktan çıkarıp alınıp satılan bir meta hâline getiren siyasi tercihler ve uygulanan politikalardır. İşte, bunlar sağlık alanında eşitsizlikleri derinleştirmiş, vatandaşın cebinden çıkan yükü artırmıştır. Şimdi ise bu tablonun sorumluluğunu gizlemek istercesine yalnızca vergi muafiyetini kaldırarak yeni bir yol icat etme peşindesiniz. Oysa mesele vergi almak değil, sağlık sisteminin kamusal niteliğini yeniden inşa etmektir. Mesele, kadim vakıf geleneğini tekrar tesis etmektir.”