10 maddede koronavirüs, bilinenler ve henüz bilinmeyenler

Virüs ne kadar bulaşıcı? Şu ana dek kaç kişiye bulaştı ve kaçı belirtileri göstermiyor? Gençlerin virüsten ölme olasılığı nedir? İyileşenler yeniden virüs kapabilir mi? Tedavisi var mı, aşısı bulundu mu? Virüs sıcak yerlerde daha mı yavaş yayılıyor? Salgın ne kadar sürecek? Ekonomi ne zaman normale dönecek? Hükümetlerin sağladığı acil yardım fonları işe yarıyor mu?

29 Mart 2020 Pazar, 12:57

Çin'de, alışılmadık ölçüde şiddetli zatürre vakalarına neden olan esrarengiz koronavirüse ilişkin ilk raporlarının ortaya çıkmasından bu yana sadece üç ay geçti. Bilim insanları ve halk sağlığı uzmanları, bugün salgın hakkında daha fazla bilgiye sahip, ancak hala cevapsız birçok soru var.

Reuters’tan Christine Soares ve Mike Dolan, koronavirüs salgını hakkında araştırmacılar, doktorlar, politikacılar ve ekonomistler tarafından cevaplanmaya çalışan en önemli soruları ve cevaplarını derledi:


1 - Virüs ne kadar bulaşıcı?

Dünya Sağlık Örgütü verilerine (WHO) göre virüs, küçük damlacıkların burun veya ağızdan hapşırma veya öksürme yoluyla çıkması ile kişiden kişiye yayılır. Virüs çoğu yüzeyde birkaç güne kadar yaşam sürebilir, bu nedenle doğrudan solumaya ek olarak, virüsün bulaştığı bir yüzeye ve ardından kendi burnunuza, ağzınıza veya gözlerinize dokunarak da enfekte olabilirsiniz. Enfekte bir kişinin dışkısındaki virüs parçacıklarının hastalığı temas yoluyla iletebileceğine dair bazı kanıtlar vardır, ancak bu doğrulanmamıştır.


2 - Şu ana dek kaç kişiye bulaştı ve kaçı belirtileri göstermiyor?

28 Mart itibarıyla dünya genelinde bildirilen vaka sayısı 662.751'dır ve bunların 141.917'den fazlası iyileşmiş, 30.751'den fazlası ölmüştür. Bazı araştırmacılar, enfekte olan kişilerin %80'inin hafif belirtiler veya hiç belirti göstermediklerini ve hatta hasta olduklarını bile bilemeyebileceklerini öngörüyor. Bu durum, milyonlarca insanın virüse yakalanmış olabileceklerini göstermektedir. Ancak, daha isabetli rakamlar için daha fazla çalışmaya ve çok daha fazla test yapmaya ihtiyaç var.


3 - Gençlerin virüsten ölme olasılığı nedir?

Gençler daha dirençli olsalar da, virüs alımı sonrası bünyeleri, hastaneye yatmalarını gerektirecek kadar ciddi rahatsızlıklar geliştirebilir. Gençlerin ne kadar güvende oldukları sorusu ise hala cevapsız.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre astım, yüksek tansiyon, diyabet ve kalp hastalığı gibi hastalıklara sahip yaşlı bireyler, diğerlerine oranla daha yüksek bir risk altında. ABD'li bir sağlık görevlisi ise erkeklerde her yaş grubundaki ölüm oranlarının kadınlardan iki kat fazla olduğunu söylüyor. Sağlık yetkilileri, bağışıklık sistemi zayıf insanların yanı sıra, sürekli hastalıklara sahip herkesin risk altında olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.


4 - İyileşenler yeniden virüs kapabilir mi?

Bu da cevabı henüz bilinmeyen kilit sorulardan bir tanesi, zira iyileşmiş hastalar içerisinde, sayıca çok az olsa da yeniden enfeksiyon kapanlar mevcut. Ancak çoğu bilim insanı, daha önce virüsü kapmış ancak iyileşmiş hastalarda, hastalığın nüksetme olasılığının daha düşük olduğuna inanıyor. Bir hasta burun ve boğazındaki virüsü yenmiş olabilir ancak virüsün, vücudun bir başka noktasında yaşam sürmesi de olasıdır.

Bazı akademik laboratuvarlar ve tıp şirketleri, virüse maruz kalan insanların bağışıklık geliştirip geliştirmediğini anlamak için kan testleri yapmak istiyorlar. Serolojik testler, salgının tam kapsamı ve seyri hakkında daha iyi bir fotoğraf sunacaktır.


5 - Tedavisi var mı, aşısı bulundu mu?

Hayır. Şimdiye dek yeni tip koronavirüse (Covid 19) özgü herhangi bir aşı veya antiviral ilaç geliştirilemedi. Şimdilik, solunum yardımı gibi semptomları hafifletmeye odaklanan tedaviler uygulanmakta. Bazı tıp şirketleri çeşitli testler üretti, ancak uzmanlar bir aşının geliştirilmesi ve test edilmesinin bir yıl veya daha fazla sürebileceğini söylüyor.

Bazı bilim insanları, ilk ortaya çıktığı günden bu yana virüste küçük mutasyonlar tespit etti. Ancak son çalışmalar, virüsün nispeten stabil olduğunu göstermekte, bu da bulunan aşıların gelecekte de kullanılabilir olabileceklerini işaret etmekte.


6 - Virüs sıcak yerlerde daha mı yavaş yayılıyor?

Bazı uzmanlar, havaların ısınmasıyla birlikte virüs yayılımının doğal olarak yavaşlayacağını umuyordu. Ancak Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi 25 Mart'ta bunun mümkün olmadığını; virüsün sıcak ve nemli iklimler de dahil olmak üzere her vakit yayılabileceğini duyurdu.


7 - Salgın ne kadar sürecek?

Bu konuda da belirsizlik hakim ve cevap şüphesiz, insanların izolasyon kurallarına ne kadar uyacağından, etkili ilaç ve aşıların ne zaman bulunacağına kadar çeşitli değişik faktörlere bağlı olacaktır.

Başkan Donald Trump, durma noktasına gelen ABD ekonomisini, 12 Nisan Pazar günü Paskalya Bayramı ile birlikte yeniden başlatmayı planladıklarını söyledi. Ancak, durumun aceleye getirildiği ve bunun daha fazla ölüme yol açabileceği konusunda sert eleştirilere hedef oldu.

Koronavirüs salgınının merkez üssü olan Çin'in Hubei eyaletinde, iki aylık duraksamadan sonra hayat bu hafta normale dönmeye başladı. Böyle bir normale dönüşün başka bir salgını teşvik edip etmediği zaman içinde görülecektir.


8 - Virüse ne kadar maruz kaldığımız önemli bir faktör müdür?

Virüsler vücuda girer, hücrelere bulaşırlar ve ardından söz konusu hücreleri milyonlarca virüs üretmek için adeta bir fabrika olarak kullanırlar. Bu sebeple de vücuda giren ilk virüs miktarının sistemde üreyecek nihai virüs miktarı üzerinde çok az etkisi vardır. Ancak daha fazla virüse maruz kalmanın, virüsün vücutta tutunma olasılığı üzerinde bir etkisi vardır.


9 - Ekonomi ne zaman normale dönecek?

Uluslararası Para Fonu (IMF) salgının, 2008 mali krizinin tetiklediği krizden daha şiddetli bir küresel durgunluğa neden olacağını öngörüyor. Bu durgunluğun şiddeti, ne kadar süreceği ve toparlanmanın ne kadar zaman alacağı ise ayrı bir tartışma konusu. Ekonomistler, bunun büyük ölçüde kişisel izolasyon tedbirleri, resmi sokağa çıkma ve seyahat tedbirlerinin ne kadar sürdüğüne bağlı olacağını ifade ediyor.


10 - Hükümetlerin sağladığı acil yardım fonları işe yarıyor mu?

Birçok ülkenin merkez bankaları, finansal piyasaların işlerliğini garanti altına almak için çeşitli tedbirler aldı. Örneğin ABD hükümeti 2 trilyon dolarlık bir teşvik paketi açıkladı. Tedbirler, krizden etkilenen bireylere nakit sağlamak ve KOBİ'lere ek finansman sağlamak yönünde geliştirilecektir. Ancak, hakim olan belirsizlik, bu tedbirlerin ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda şüpheler biriktirmektedir.