100 yıl önceye tanıklık

SALT Beyoğlu’nda açılan ‘İmparatorluklar Arasında, Sınırların Ötesinde’ sergisi, Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorluklarının son yıllarına dair anılara dayanıyor

18 Eylül 2020 Cuma, 05:00
100 yıl önceye tanıklık
Abone Ol google-news

Sergi mekânları eylül ayıyla birlikte yeni sezonun yeni sergilerini açmaya başladı. SALT Beyoğlu’ndaki “İmparatorluklar Arasında, Sınırların Ötesinde” sergisi de bunlardan biri. Sergi, Osmanlı’nın son yıllarına tanıklık eden Köpe ailesinin anılarına dayanıyor. II. Meşrutiyet, I. Dünya Savaşı ve mütareke döneminden detaylı arşiv kayıtlarıyla görsel bir anlatı sunuyor. Sergiyle birlikte İstanbul, Selanik, Edirne, Konya gibi şehirlerin 100 yıl önceki hallerinden daha önce görülmemiş fotoğraflar sergiyle gün yüzüne çıkıyor. Bunların arasında balonla yapılan bir uçuştan çekilen fotoğraflar da var, uçaktan çekilmiş fotoğraflar da... Öte yandan I. Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a gelen işgal kuvvetlerinin fotoğrafları ve şu an gökdelenlerle dolu Maslak’ın o zamanki halini görmek de mümkün. Sadece fotoğraflar yok, ciltler dolusu anı ve karikatürler, görüntü ve ses kayıtları bulunuyor. Sergi, bir aile tarihinden yola çıkarak 19. yüzyıldan 20. yüzyıla, imparatorluktan ulus devlete geçişte sınırların belirsizliğine, kimliklerin değişkenliğine ve hayatların devingenliğine dikkat çekiyor.

Normal şartlar altında SALT’ın arşivleri orijinal boyutlarında sergiye taşıma prensibinden koronavirüs salgını nedeniyle vazgeçilmiş. Sergi, sınırlı sayıda kişinin sosyal mesafeye uygun bir şekilde gezebileceği ve hiçbir şeye dokunmak zorunda kalmayacakları şekilde tasarlanmış. Nefin Dinç (James Madison University), Erol Ülker (Işık Üniversitesi) ve Lorans Tanatar Baruh (SALT) tarafından hazırlanan sergi, İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi tarafından da destekleniyor. Sergi, 27 Aralık’a kadar görülebilir.

AVUSTURYA’DAN OSMANLI’YA...

 Ailenin hikâyesi, Transilvanya’nın Braşov şehri yakınlarında bir köyde doğup büyüyen Andras Köpe ile Breton bir aileden gelen Léocadie Tallibart’ın İstanbul’da yollarının kesiştiği Tanzimat Dönemi’nde başlıyor. Andras, Avusturya İmparatorluğu’nun baskılarından Osmanlı başkentine kaçmıştır; Léocadie, saatçi ve mücevherci kardeşi Louis ile mimar kardeşi Pierre’e eşlik etmek üzere şehirdedir. 1842’de evlenen çiftin ikinci çocuğu olan ve aile arşivinden mektupları sergide yer alan Charles ise Cenova kökenli Trabzonlu bir Levanten aileye mensup Rose-Marie Marcopoli ile 1882’de hayatını birleştirir. Charles ve Rose-Marie’nin Charlotte, Ida, Taïb, Ferdinand, Antoine ve Eugène adında çocukları olur.

Taïb, 1914’te savaşın başlamasından kısa bir süre sonra Braşov’a giderek müttefik Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun üniformasını giyer. İki yıl sonra İstanbul’da Avusturya-Macaristan ordusuna katılan Antoine, 1917’de Suriye ve Filistin’de görev yapar. Savaşın sona erip iki imparatorluğun çöküş sürecinin başladığı dönemde çoğu İstanbul’da ikamet eden Köpe ailesi üyeleri, 1918’de Mondros Mütarekesi’ne, 1919’da Paris Barış Konferansı’na, 1920’de de şehrin İngiliz, Fransız ve İtalyan askeri makamlarınca resmen işgaline şahit olurlar.