3. Geoteknik Sempozyumu

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, ''aynı büyüklükteki depremlerin farklı zeminlerde açtığı zararların zemin etüdünün önemini gösterdiğini, yaşanan depremlerin bu konuda çarpıcı örnekler sunduğunu'' bildirdi.

03 Aralık 2009 Perşembe, 12:08
Abone Ol google-news

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Harp, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi, Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ile Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Türk Milli Komitesi'nin işbirliğinde düzenlenen ''3. Geoteknik'' Sempozyumunun açılışındaki konuşmasında, Türkiye'nin deprem gerçeğine dikkati çekti.

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu, asırlardan bu yana Anadolu coğrafyasında çok sayıda değişik büyüklükte deprem yaşandığını, binlerce insanın hayatını kaybettiğini anlatan Harp, şunları söyledi: ''Bir doğa hareketi olan depremin doğal afete dönüşmesine yol açan bir başka gerçek ise zemindir. Çünkü, aynı büyüklükteki depremlerin farklı zeminlerde açtığı zararlar zemin etüdünün önemini gösteriyor. Yaşanan deprem felaketleri bu konuda çarpıcı örnekler sundu. Depremin etkisinde, ayrıca,nüfus yoğunluğu ve çarpık yapılaşma gibi değişik etkenler de önemli rol oynuyor. Zemin etüdünden başlayarak inşa sürecinin bitimine kadar tüm aşamalarda inşaat mühendislerinin sorumluluğu çok büyük. Zaten, kanunlar da yapının projelendirilmesinden inşaatının tamamlanmasına kadar yapı inşa sürecinin tüm aşamalarından inşaat mühendislerini birincil derecede sorumlu tutmaktadır. Bu nedenle, meslektaşlarımız hayati derecede önem arz eden sorumluluklar üstleniyor.''

Geoteknik mühendisliği

Harp, ''Genoteknik''in hangi mühendislik alanına girdiği yönündeki tartışmalara değinirken de, ''Kısaca, 'doğal ve denetimli zemin yığınlarının yük altındaki yalın davranışlarını ya da yapay malzemelerle müşterek davranışını mekanik kurumları temelinde araştıran bilim dalı' olarak tanımlayabileceğimiz genoteknik mühendisliği inşaat mühendisliğinin ayrılmaz bir parçasıdır'' dedi.

Harp, bu gerçeğe rağmen, 'geoteknik'in hangi mühendislik alanına girdiği konusunda geçtiğimiz yıllarda çeşitli tartışmalar yaşandığını'' hatırlatarak, şöyle devam etti: ''YÖK'ün, Türk Dil Kurumu'nun ve meslek odalarının dahil olduğu bir tartışma süreci yaşanmış, geoteknik mi? jeoteknik mi? tartışması geniş bir yelpazede ele alınmıştı. Tartışma, İMO görüşünün doğruluğunun anlaşılmasıyla sona ermiş, YÖK'ün, TMMOB'ye ilettiği yazıyla, geoteknik mühendisliğinin, inşaat mühendisliği içinde mütalaa edilmesi gereken alt uzmanlık alanı olduğu tescil edilmiş ve geoteknik sözcüğü Türk Dil Kurumu tarafından Türkçe sözlüğe eklenmişti.''

Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Türk Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sağlamer ise depremlerin yıkıcı etkilerine ve alınması gereken önlemlere dikkati çekti. Sağlamer, binaların can ve mal güvenliğinde uygun inşa edilmesinde belediyelerin büyük sorumluluklarının bulunduğunu ancak, bu konudaki izin başvuruları ve raporların belediyelerde görevli deneyimsiz, konusunda uzman olmayan kişilerce onaylanmasının trajikomik tabloları ortaya çıkardığını söyledi.

İMO Adana Şube Başkanı Sadi Sürenkök de Geoteknik Sempozyumunun, Geoteknik Mühendisliği alanında çalışan araştırmacı, öğretim üyeleri ve uygulayıcı mühendisleri bir araya getirdiğini söyledi. Sürenkök, üçüncüsü gerçekleştirilen bu sempozyumların amacının güncel bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasını sağlamak, karşılıklı görüş iletişimini artırmak, yurt içinde ve yurt dışında karşılaşılan Geoteknik Mühendisliği sorunları ve bunların çözüm yöntemlerini uygulama örnekleriyle birlikte tartışarak bilime ve araştırmaya katkıda bulunmak olduğunu kaydetti.

Ç.Ü Mithat Özsan Amfisi'nde başlayan ve iki gün sürecek sempozyumun açılışına, Adana Vali Vekili Fikret Deniz, Çukurova Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, Sarıçam Belediye Başkanı Ahmet Zenbilci, oda temsilcileri, öğrenciler ve diğer davetliler katıldı.