6.27 treni İstanbul’a vardı

NDS Edebiyat Ödülü yazar Jean-Paul Didierlaurent'a verildi.

11 Mayıs 2018 Cuma, 22:32
Abone Ol google-news

Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nün bu yılki sahibi Jean-Paul Didierlaurent ödülünü Fransız Sarayı’nda yapılan bir törenle aldı. Törendeki konuşmasında “Sıradan bir RER (Banliyö) seferi olan 6.27 treninin Doğu Ekspresi’ne dönüşerek İstanbul’a varması beni çok mutlu etti” dedi. Törende ayrıca romanın çevirmeni Aysel Bora’ya da bir ödül verildi.

Çağdaş bir masal

Türkiye’de Can Yayınları tarafından basılan “6.27 Treni” bir kâğıt dönüşüm fabrikasında çalışan ama her gün trenle işe giderken fabrikadan kurtardığı sayfaları yüksek sesle trende okuyan Guylain Vignolles’un başından geçenleri anlatıyor. 30’dan fazla dile çevrilen romanın bu kadar ilgi görmesini hiç beklemediğini ifade eden Didierlaurent “Bu kitabın basılmış olması bile beni çok mutlu etmişti. Bu kadar ilgi görmesini ise içimizdeki çocuğa seslenmesine bağlıyorum biraz. Çağdaş bir masal havasında bu roman” dedi. Romanın merkezinde kitapların yer alıyor oluşu Didierlaurent’ın hayatında da kitapların önemli yer tutmasına denk düşüyor aslında. “Benim yetiştiğim evde kitap kutsal bir yere sahipti” diyor Didierlaurent ve ekliyor: “Çok okumazdım ama ailemin çok fazla sayıda kitabı vardı. Seri seri ansiklopediler vardı örneğin ve bunların çok pahalı kitaplar olduklarını bilirdim. Kitaplar asla atılmaz ya da yok edilmezdi, saygı duyulan nesnelerdi.” Film haklarının da alındığını duyduğumuz “6.27 Treni”ni hangi yönetmenin beyazperdeye aktarmasını tercih ederdi diye sorduğumuzdaysa iki isim söylüyor bize Didierlaurent: “Bana kalsa ‘Amelie’nin yönetmeni Jean-Pierre Jeunet çeksin isterdim. Ya da Albert Dupontel, onu da çok beğeniyorum sinemacı olarak.”

10.yıl gururu

Bu yıl 10. kez verilen ödülle ilgili olarak Notre Dame De Sion Lisesi Müdürü ve bu ödülün oluşturulmasında önemli bir yere sahip olan Yann de Lansalut “İlk ödülü 10 yıl önce Türk yazar Gürsel Korat’a vermiştik. 10. yılda ise bu kez Fransız bir yazara veriyoruz. Jürimiz sayesinde farklı frankofon kültürlere sahip farklı yazarlara bu ödülü verebiliyor olmak önemli bir şans” dedi. Yıl boyunca birçok yazarı okullarında ağırladıklarını ve edebiyat söyleşileri, yazı atölyeleri düzenlediklerini söyleyen Lansalut, “Öğrencilerimiz bu etkinliklere büyük ilgi gösteriyor ve biz de yazı yoluyla paylaşımların teşvik edilmesi yönünde emek sarfediyoruz. Hangi dilde olursa olsun, öğrencilerimizi yazıya, edebiyata yöndirmeye çalışıyoruz” dedi.