"ABD ve AB, Erdoğan’a karşı tetikte"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Joe Biden’ın ABD başkanı olmasından bu yana, Batılı ülkeler ile diplomatik ilişkileri geliştirme yönünde girişimlerde bulunduğu; NATO ile bağları geliştirme yolunda yoğun çaba sarf ettiği ve ülke içinde de demokratik reformlar vaat ettiği, ancak ABD ve AB'nin bu defa Erdoğan'a karşı son derece temkinli oldukları kaydedildi.

06 Mart 2021 Cumartesi, 15:30
Abone Ol google-news

VOA uluslararası servisinde yer alan bir analize göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllar süren gergin ilişkilerden sonra Batı ile yeni bir sayfa açmayı umut ediyor, ancak bu uğurda yaptığı hamleler, Washington’da şüpheyle karşılanıyor ve dahası, diplomatik bir algı operasyonun bir parçası kabul ediliyor.

ABD'li üst düzey bir diplomat VOA'ya demecinde, Erdoğan'ın niyetine şüpheyle yaklaşıldığının altını çizerek, "İkili oynuyor. İç muhalefete yönelik baskıları hafiflettiği veya Rusya ile S-400 anlaşmasından vazgeçtiğine dair hiçbir işaret yok" dedi.

Makalede, Biden yönetiminin Türkiye konusunda, Beyaz Saray'daki selefi Donald Trump'tan daha sert bir tavır takınacağı, henüz seçilmeden önce Erdoğan'ı otokrat ilan ederek mücadele sinyali verdiği ve son olarak da Osman Kavala'nın serbest bırakılması yönünde çağrıda bulunduğunun altı çizildi.

170 SENATÖRDEN 'TÜRKİYE' MEKTUBU

ABD'li 170 Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekili Pazartesi günü, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'e, Biden yönetiminin Türkiye'ye yönelik politikasını şekillendirirken "sorunlu" insan hakları problemlerini ele alması gerektiğini belirten bir mektup göndermişti.

ABD’li milletvekilleri mektupta, Türkiye'nin uzun zamandır önemli bir ortak olduğunu belirtmiş, ancak ilişkideki gerginliklerden Erdoğan'ın sorumlu olduğunu öne sürmüşlerdi.

Mektupta ayrıca, Türkiye’deki yargının zayıfladığı, Erdoğan’ın siyasi müttefiklerinin güvenlik alanında askeri pozisyonlara atandıkları ve  muhalifler, gazeteciler ile azınlık gruplarının haksız yere hapse atıldığı iddia edildi.

ABD’li milletvekilleri, "İkili ilişkilerimizde haklı olarak stratejik konular büyük ilgi görüyor, ancak Türkiye'de meydana gelen ağır insan hakları ihlali ve demokratik gerileme de (bizim açımızdan) önemli bir endişe kaynağıdır" dedi.