ABD’nin metaforu: Stillwater

Spotlight (2016) filmiyle en iyi senaryo ve film Oscar’larını kazanan Tom McCarthy, Stillwater’da (Durgun Su/2021) bir baba-kız üzerinden Amerikan orta sınıfın dünyadan ne denli kopuk yaşadığını irdeliyor, ülkenin ahlaki otoritesini sorguluyor.

10 Eylül 2021 Cuma, 15:25
ABD’nin metaforu: Stillwater
Abone Ol google-news

Oklahoma, Stillwater kasabasınndaki petrol platformunda çalışan Bill Baker’ın (Matt Damon) adı bir olaya karışınca işinden kovulur. Altı aydır işsiz olan Bill, önüne ne gelirse yapmaya başlar, inşaat sektöründe de işler durgundur. Shawnee kasırgasında yıkılan evlerin hafriyatlarını Meksikalı işçilerle birlikte kaldırır. Tom McCarthy, Stillwater’a etkileyici bir açılış sekansıyla başlar. Meksikalı işçiler “Enkazı kaldırdıktan sonra kasabaya ne olacak ? –Yeniden inşa edilecek. –İnsanlar geri dönecek mi ? –Çoğu dönecek. –Amerikalılar değişmek istemiyorlar. –Amerikalıların neyi sevip sevmediği kasırganın umrunda değil” diye konuşurlar. Bill, değişmek istemeyen bir Amerikalıdır, yaşamı annesi Sharon (Deanna Dugan), evi ve işi arasında geçer. Beden gücüyle durmaksızın çalışır, fazla düşünmez, kazandığı parayla Marsilya’ya okumaya giden, Arap sevgilisi Lina’yı öldürmekten dolayı hapise giren kızı Allison’ı (Abigail Breslin) ziyaret eder. Beş yıldır hapis yatan Allison babasından ilk kez ona yardımcı olmasını ister, masum olduğunu Lina’yı Akim (Idir Azougli) adlı bir Arap gencin öldürdüğünü söyler.

Annesi intihar edince, uyuşturucu ve alkol bağımlısı babası tarafından terkedilen, babaannesi Sharon’ın büyüttüğü Allison Bill’den yardım isteyince iyi bir Hristiyan olup, yemek önceleri, her gece dua eden Bill kızını kurtarmaya karar verir. Fransız mahkemesine göre Lina varoşlardan gelen yoksul bir Arap kız, Allison ise Amerika’dan gelen varsıl bir kızdır. Bill ‘e göre medya önyargılıydı, ilgilendikleri tek şeyse Allison’ın Arap bir kızla yatmasıydı. Marsilya’da kendini sudan çıkmış balık gibi hisseden Bill, kızının avukatından destek alamayınca Akim’i tek başına bulmaya girişir. Tesadüfen tiyatro oyuncusu bekar anne Virginie (Camille Cottin) ve küçük kızı Maya (Lilou Siauvaud) ile yolları kesişir. Virginie, dil konusunda Bill’e yardım eder. Birlikte, Marsilya’nın en tehlikeli bölgesi, yoksulların, azınlıkların yaşadığı Kalliste’ye giderler.

Oklahoma ve Marsilya’daki sorunlar aynıdır, ırkçılık, ayrımcılık, önyargı her yerde vardır. “Kızımı hapisten çıkarmaya çalışıyorum, tek umursadığım bu” diyen Bill’e Virginie -tam bir Amerikalı gibi davrandın der. Bill’in dünyadaki sorunlardan haberi bile yoktur. Trump’a oy verememiştir, çünkü sabıkası vardır.

Baba-kızın deniz kenarındaki sahnesi ve diyalogları etkileyicidir: “Hayat acımasız. Sıçıp batırmada üstüne yok baba, çünkü ben de öyleyim”. Deniz kenarında günah çıkarmaya devam eden Allison, yazgısını kabul edip bununla yaşamayı öğrendiğini, utanç, suçluluk, onu dibe sürükleyen tüm duyguları kenara ittiğini, kendini güçlü duyumsadığını itiraf eder. Allison’ın Arap Lina olan ilişkisi ona İslamiyeti tanıtmıştır.

Varoş semt Kalliste’deki çekimler, Orange Vélodrome stadındaki Marsilya maçı, finalde Allison’ın -Baba, bizim sorunumuz ne ? Buralarda hiç birşey değişmemiş, her şey aynı duruyor” cümlesine Bill’in –Bana her şey farklı görünüyor, artık tanıyamıyorum bile” yanıtı düşündürücüdür.

Stillwater, salt Bill ile Allison’ın öyküsü değildir, ABD’nin, Fransa’nın, Virginie ile Maya’nın, Lina ile Akim’in, tüm dünyanın öyküsüdür. 2007’de Perugia’da Amerikalı öğrenci Amanda Knox’ın oda arkadaşı Meredith Kercher’I öldürme haberini okuyan Tom McCarthy, bu olayın arkasındaki dramı merak ederek araştırmayagirişir, Stillwater tam on yıllık bir projedir.

“Politik, ulusal, kültürel çeşitlilik ne olursa olsun bu sorunlar tümüyle icinde bulunduğumuz zamanı yansıtıyorlar. ABD ahlaki otoritesini mi kaybetti ? Trump yönetimi, endişeleri, çekişmeleri iyice arttırdı” diyen Tom McCarthy, izleyicinin Stillwater’ı seyrederken yaşamlarımızı ve eylemlerimizi biçimlendiren etik zorunlulukları düşünmemizi istiyor.

Tom McCarthy’nin yönettiği, senaryosunu Marcus Hinchey, Thomas Bidegain ve Noé Debré ile birlikte yazdığı, Matt Damon, Abigail Breslin, Camille Cottin, Deanna Dunagan, Lilou Siauvaud, Moussa Maaskri, Anne Le Ny, Idir Azougli’nin oynadığı, kültürel çatışmalar, yanlış anlamalar, ayrımcılık, ırkçılık, popülizm, milliyetçilik, dil engelleri, karmaşık yasa sistemi, ilişkiler, iletişim, kurtuluş, kefaret temalarını ele alan, Amerika’nın metaforu Stillwater bugün gösterime girdi.