Acıları bizim acılarımız

Güncel Afrika Sanatları Fuarı’na 54 ülkeden 103 sanatçı katıldı

25 Ekim 2014 Cumartesi, 22:55
Abone Ol google-news

Londra’nın kalbindeki Somerset House’da ikincisi gerçekleşen “1:54 – Güncel Afrika Sanatları Fuarı”, Afrika’nın 54 ülkesinden 103 güncel sanatçının işlerini Avrupa, Afrika ve ABD’de etkinlik gösteren 27 galerinin temsilciğiyle bir araya getirdi.

Konu ve tarz bakımından 2013’teki ilkine kıyasla bu yıl daha da zenginleşmiş olan fuarın kurucu direktörü Touria El Glaoui’ye fuarda yer alan galerileri nasıl seçtiklerini sorduğumda şu yanıtı aldım:

“Tüm başvurular kendini bu işe adamış bir kurul tarafından değerlendiriliyor ve fuarda yer almak için başvuran galeriler çok titiz bir seçim sürecinden geçiriliyor. Çünkü hedefimiz uluslararası alanda etkin olan öncü galerileri ‘vitrine çıkarmak’. Önemsediğimiz ölçütler arasında ‘Kendi yerellikleri dışında herhangi bir atılımları var mı?’, ‘Karşılıklı paylaşım, eğitim ve sergileme konularına ağırlık vermek için temel bir mekân sunmaya çalışıyorlar mı’ gibi konular var.”

Nijerya’dan iki örnek

Fuardaki sanatçıların işleri aslında bir bakıma ülkemiz insanlarıyla benzer acıları yaşayan, benzer zorluklardan geçen insanların hayatlarını gözler önüne seriyor.

Örneğin, Nijerya’dan fuara katılan Art Twenty One galerisinin standında çalışmalarını Lagos’da sürdüren disiplinlerarası sanatçı, mimar ve iki romanı yayımlanmış Peju Alatise’nin iki yapıtı ilk kez bu fuarda sergileniyor.

“Missing” (Kayıp) ve “Girl Interrupted” (2014) adlı heykel enstalasyonlarından ilki çocuk kaçırmalarına gönderme yapıyor, diğeri ise Nijerya’daki çocuk evlilikleri yasalarını eleştiriyor.

Çocuk gelinler

Sanatçının aynı zamanda yönetmekte olduğu “Çocuk, Gelin Değil” kampanyasının bir uzantısı olarak kız çocuklarının koruma altına alınmasını ve genel anlamda insan haklarını işlediği eseri, hemen Türkiye’deki çocuk gelinleri çağrıştırıyor.

Benzer bir konuyu başka bir formatta ele alan Beninli sanatçı Gérard Quenum’un “I am the Messenger” (Ben Haberciyim, 2012) başlıklı heykeli, doğduktan sonra öylesine bir kenara atılan, çöp muamelesi gören bebek ve çocukların acı öyküsünü ele alıyor.

Çağdaş yaşamın baskısı

Görülmeye değer bir diğer çalışma Kenya’da faaliyet gösteren ArtLab Africa galerisinin standında yer alıyor. Bu sene Dakar Bienali’ne katılmış olan, Londra’da yaşayan Kenya kökenli genç heykeltıraş ve enstalasyon sanatçısı Arlene Wandera’nın 2010 tarihli “Stool” (Tabure) adlı eseri.

Üç bacaklı tahta tabureyi Londra’da bir ikinci el eşya dükkânında bulduğunu anlatan Wandera’nın yapıtı, çağdaş yaşamın baskılayıcı tüm yönlerine direnmeye çalışan bireyi ve boş bir anında tüm o ezici baskının üzerine yığılabileceğini konu ediniyor.

Kültürel mirasın çöküşü

Öte yandan, Paris’te etkinlik gösteren Galerie Imane Farrès’de iki sanatçının çalışmaları dikkatimi çekiyor.

Son yıllarda Afrika güncel sanatı denince hemen akla gelen, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden fotoğraf ve video sanatçısı Sammy Baloji’nin “Mémoire” (Hatıra) serisinden “İsimsiz #25” başlıklı fotoğraf kolajı Katanga bölgesinin geçmişten günümüze mimari ve endüstriyel kültürel mirasının değişimini konu alıyor.

Baloji, arşivsel monogrom fotoğraflarla bölgede birinci elden çektiği fotoğrafları bir araya getirerek, zaman içerisinde toprakların nasıl ve neden değiştirildiğini sorguluyor.

Sürpriz Türkiye bağlantısı

Galerici Raissa Khochmann’la sohbet ederken soruyorum, “Temsil ettiğiniz sanatçılardan herhangi birinin eserleri şimdiye kadar Türkiye’de yaşayan bir koleksiyonere satıldı mı?”

“Aaa! Evet” diyor heyecanla ve standda çeşitli eserleri sergilenen Faslı soyut ressam ve heykeltıraş Younès Rahmoun’un işlerini parmağıyla gösteriyor. “Kim aldı?” diye soruyorum.

İlk önce ne dediğini anlamıyorum, sonra bir kâğıt parçasına “Vehbi Koç Foundation” (Vehbi Koç Vakfı) yazınca jeton düşüyor. Nereden nereye, hiç aklınıza gelir miydi?

[email protected]