Adliyede okur nöbeti: Bu dava benim

Okurlarımız “Gazeteciler özgürlüklerine kavuşana kadar duruşma salonu önünde beklemeye, onlara destek olmaya devam edeceğiz” dediler.

25 Temmuz 2017 Salı, 03:27
Abone Ol google-news

Atatürk fotoğrafıyla adliyeye gelen okurumuz duruşmayı bekledi.

Gazetemiz tutuklu yazar ve yöneticileriyle dayanışmak için davayı izlemek isteyenler duruşma salonuna sığmazken adliye koridorlarında içeriden gelecek haberleri bekleyen Cumhuriyet okurları, tutuklu gazetecilerin tümünün serbest bırakılmasını istedi. Okurlarımız “Gazeteciler özgürlüklerine kavuşana kadar duruşma salonlarının önünde beklemeye, onlara destek olmaya devam edeceğiz” diyorlar.

Gazetecilik yargılanıyor

Emekli öğretmen Beyhan Çolak ilerleyen yaşına rağmen duruşma salonu önünde bekliyor. Duruşma için Kuzguncuk’tan kalkıp gelmiş. Çolak, çocukluğundan beri evlerine Cumhuriyet gazetesi alındığını söylüyor: “Şu an Almanya’da yaşıyorum. Orda konuşurken burda yaşadığım korkuyu yaşamıyorum. Gazetecilere yönelik ise burdaki gibi muameleler yok. Ufak tefek sansürler elbet vardır. Ama bu boyutta değil’’ diyor. Halkın haber alma hakkını savunduğu için adliyeye geldiğini aktaran Çolak: “Bugün burada gazetecilik yargılanıyor.”

‘Bu dava benim’

Kadıköy’de İBB’ye ait hafriyat kamyonunun altında kalarak hayatını kaybeden Şule İdil Dere’nin annesi Neslin Aslan’da duruşma kapısında bekleyenler arasındaydı. Gözü yaşlı anne şunları söylüyor: “Adalete, hukuka olan inancım zaten azdı. Kızımın davasıyla ilgili İstanbul Valiliği suçluların yargılanmasına izin vermedi. Cumhuriyet davasında da uydurma bir iddianame yazılmış. Güçlü olanlar istediğini yaptırıyor. Diğerlerinin soru sormaya hakları yok. Bu dava da benim davam.”

‘Ödün vermedi’

67 yaşında ki Rıza Paça ise duruşmaya yetişebilmek için sabahın erken saatlerinde Yakacık’tan yola çıkmış. Emekli başkomiser olan Paça, Cumhuriyet’i kuruluşundan beri hep baskı gördüğünü aktarıyor. Paça Cumhuriyet’in yok etmeye çalıştıklarını söyleyerek, “Cumhuriyet gazetesi kendi çizgisinden asla ödün vermedi” diyor.

‘Basın özgür olmalı’

Küçükyalı’dan duruşmayı izlemek için gelen emekli matbaacı Taçan Bahadır Gönenli (59) ise basının tüm dünyada özgür olması gerektiğini söylüyor. Gönenli 30 yıllık Cumhuriyet okuru olduğunu aktararak, “Tüm baskılara ve haber alma hakkımızı engellemelerine karşın buradayız. Cumhuriyet davasına giremedik ama burada desteğimizi sürdürüyoruz. Cumhuriyet gazetesine operasyon yapıldığında da desteğe gelmiştim” diyor.

Sansürlü gazetecilik

Çekmeköy’den gelen 22 yaşındaki Pırıl T. de sansürün kaldırılışının yıldönümünde sansürlenen gazeteci ve yazarların yanında olduğunu belirterek, “Gazetecilik öğrencisiyim. Türkiye’de gazetecilere yapılanlarından dolayı utanıyorum” diyor.