ANALİZ- Cüneyt Çakır, saatini evde unutmuş!

Aslında şampiyonluk Malatya maçında kaçmadı. Çünkü Malatya'ya bu kadar gol atarsınız! Fazlası zor!

16 Mayıs 2021 Pazar, 04:00
ANALİZ- Cüneyt Çakır, saatini evde unutmuş!
Abone Ol google-news

Yüreklerin ve ayakların sahada, kulakların İzmir’de olduğu bir 90 dakika vardı Türk Telekom Ali Sami Yen Stadyumu'nda. Neresinden bakarsınız bakın dramatikti; düşünsenize rakibiniz 1 gol attığında sizin 4 farklı kazanmanız gerekecekti.

Üstelik son dakika sakatlıkları Fatih Terim’in elini zayıflatmıştı, önce Falcao ardından  Onyekuru; Mustafa da dizim ağrıyor deyince tek forvet Halil’le çıkıyorlardı, dünyaları atmaları gereken finale.

İşte böyle başları son maç. Belki stres hızlılarını kesmişti bekli de sezonun getirdiği yorgunluk vardı. Ama bir şeyler eksikti sanki!

 45 dakika ahlar-vahlarla heba oldu. Bir de Malatya gol atmaz mı?

Lig ikinciliği ve Şampiyonlar Ligi elemesi de riske giriyordu.

Gerçi Göztepe'nin öne geçen Beşiktaş önünde skoru dengelemesi, "Neden olmasın" dedirttiyse de" ilk yarıdaki görüntü farklı bir galibiyetin gelmeyeceğinin sinyalini vermişti.

Halil, Arda pozisyon buldularsa da atamadılar golü. Malatyaspor, stoperleri kimi zaman beşleyip kimi zaman altılayıp adeta duvar çekti.

Devreye 1-0 geride girilmiş, moraller bozulmuştu ki,  Fatih Terim, son 45 dakikaya şok değişikliklerle girdi.

İlk yarı sıfır katkı sağlayan, üstelik golde kademeye giremeyen Yedlin yerini Şener'e, yorulan Arda Kerem'e, bırakıyor, Emre Akbaba da ıslıklarla formasını Mustafa Muhammed'e teslim ediyordu.

Acaba Galatasaray'ın maça başlaması gereken 11 bu muydu dendi düdükle birlikte. Çünkü Şener ilk yarıda Yedlin'in yapamadığını yapıyor bindiriyor, Kerem rakip defansın dengesini bozuyordu.

Halil’le skorun dengelenmesi, ardından Babel’in usta işi golü umut ateşini yakmıştı,4., 5. gol gelir mi denirken, aynı dakikalarda Beşiktaş da galibiyeti bulacak ve yine moraller gidecekti Aslantepe'de!

Üstelik bu kez  Malatyaspor kalecisi ve savunmanın yere yatıp kalmak bilmeyen anlayışı da oyunu kilitliyordu. Malatya anlaşılan o ki, 'Yenilirim, ama fark yemem' diye sahaya çıkmıştı. Skor 2-1 de kilitlenince Fatih Terim önce Ömer Bayram sonra Oğulcan kozlarını oynadı, bu bölümde  pozisyonlar buldular, ama çerçeveyi bulamadılar. Malatya da oyunu iyice yavaşlattı en az 10 dakikalık uzatma beklenirken gösterilen altı dakika sadece farkı 2'ye taşıyacak, ama Galatasaray'a 5-1'i getirmeyecekti. Son düdükle Galatasaray  lig ikincisi; Beşiktaş da  averajla şampiyon olmuştu.

Burada FIFA Kokartlı Cüneyt Çakır'a sormak gerek, örneğin EURO 2020'deki Almanya-Polonya maçında bu kadar yerde yatan oyuncu olsa, iki takım 3'er oyuncu değişikliği hakkını kullansa, kaleci her atışı 15 saniyede kullansa ilk yarıda 2, ikinci yarıda 6 dakika uzatma mı çalacak?

Ya da bu kadar uzatma gösterirse, bir daha maç alabilecek mi?

Cüneyt Hocayı severim, dürüst insandır, ama deneyimli dostuma bir öneri, "Avrupa'da yapamadığın işleri burada da yapma!"

Yeniden maça dönersek; aslında şampiyonluk Malatya maçında kaçmadı. Çünkü Malatya'ya bu kadar gol atarsınız! Fazlası zor!

Eğer bir şeyler irdelenecekse ligin ikinci yarısındaki kayıp puanlarla geçen haftaki Denizli maçında kaçan penaltı ve o maçtaki fırsatlara yanmalılar! İlla ki,  "Niye şampiyon olamadık" diyecekse Galatasaray. Eğer. Emre Akbaba salı gecesi o penaltıyı atsa, Denizli’de 6-7 gollü galibiyet gelse, hatta saçma sapan goller yenmese  bu akşam çok şey değişirdi inanın!

Ne bileyim, 'beli tutulan' Falcao oynasa da belki farklı olurdu!

Ama, lig ikincisi Galatasaray  bu soruyu sormamalı. Bence "Lig ikinciliğini kazandık.." demeliler.

Çünkü ligin bitimine 6 hafta toplanan puanla bu günkü puanları arasında dünyalar kadar fark var!

O yüzden bu takım ve Fatih Terim alkışlanmalı!