Arınç Antalya'da

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''İnşallah gelecekte Gazipaşa Havaalanı ile Antalya'yı çepeçevre saran çevre yollarıyla daha da zenginleşeceğiz. Antalya, dünyanın incisi olarak hak ettiği yeri bulacak'' dedi.

19 Ağustos 2009 Çarşamba, 11:10
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Antalya Vali Yardımcısı Mehmet Seyman, Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve AK Parti Antalya İl Başkanı Hüseyin Samani'nin de eşlik ettiği ziyarette, Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Mustafa Emek, çalışmalarla ilgili Bakan Arınç'a bilgi verdi.

Bölge müdürlüğü binasını da gezen Arınç, ''Bölge Müdürlüğü değil, saray'' diye espri yaptı. Arınç, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, son yıllarda vakıf eserlerine sahip çıkma, daha da zenginleştirme, koruma ve kullanma konularının çok kapsamlı çalışma olarak yürütüldüğünü söyledi. Arınç, ''Bu konuda çok başarılıyız'' dedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bölge müdürlüklerini, bu çalışmaları nedeniyle Türkiye'de sadece kendisinin değil, herkesin takdir ettiğini kaydeden Arınç, Antalya'nın da vakıf eserleri bakımında çok zengin bir il olduğuna değindi.

Sadece il merkezinde değil, Korkuteli, Elmalı ve Isparta'nın Gelendost ilçesinden Burdur'un diğer ilçelerine kadar bölgede birçok vakıf eserinin yer aldığını, bunların bir kısmının arsa, bir kısmının eski bina durumunda bulunduğunu kaydeden Arınç, bir kısmının da Antalya merkezdeki Vakıf Zeytinliği örneğinde olduğu gibi büyük araziler olduğunu vurguladı. Son yıllarda birçok restorasyon yapıldığını, ''restore et-işlet-devret'' yönteminin uygulandığı yerler olduğunu dile getiren Arınç, Antalya'daki Vakıflar Bölge Müdürlüğünün de son derece modern, çağdaş imkanlara sahip olduğunu, son yıllardaki eser sayısıyla da çok önemli bir yer kapladığını dile getirdi.

Türkiye'nin, bütün uygarlıkların, medeniyetlerin beşiği bir ülke olduğunu ifade eden Arınç, şunları söyledi: ''Ben şu anda devam edenlerle, projesi yapılan, bir kısmı Anıtlar Kurulunda bekleyen, bir kısmı ihale aşamasında olan pek çok eserin varlığını biliyorum. Konuyla ilgili detaylı çalışma da yapacağız. Özellikle Antalya'da Kepez bölgesinin, sivil toplum kuruluşlarının üzerinde hassasiyet gösterdiği 2 bin 800 dönümlük Vakıf Zeytinliği'ni bizzat ziyaret etmek istiyorum.''

Antalya'nın sahip olduğu imkanlarla dünyanın tanıdığı bir bölge olduğunu, birçok ulusal ve uluslararası toplantının Antalya'da yapıldığını, Antalya'yı ziyaret edenlerin sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Arınç, şöyle devam etti: ''İnşallah gelecekte Gazipaşa Havaalanı ile Antalya'yı çepeçevre saran çevre yollarıyla daha da zenginleşeceğiz. Antalya, dünyanın incisi olarak hak ettiği yeri bulacak. Bu konu ile ilgili bakanlarımız, Başbakanımız bizzat Antalya'ya gelmek suretiyle çalışmalarla ilgilendiler. Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız da bugün Antalya'da olacak. Antalya, siyasetin de turizmin de insani hareketlerin de merkezi olan Allah'ın verdiği en güzel nimetlere sahip, bu nimetleri de her geçen gün zenginleştiren bir beldemizdir. Antalya, tüm dünyanın göz bebeği olmaya devam edecek. Geçmişte TBMM Başkanı iken yabancı ülkelere gittiğimizde 'Siz Türkiye'yi hiç gördünüz mü geldiniz mi?'' diye sorduğumuzda mutlaka Antalya'yı bildiklerini ve ziyaret için geldiklerini gördük. Bu, çok onur verici. İnşallah bu zenginliğimizi büyük bir potansiyel olarak değerlendireceğiz.''

Bülent Arınç, konuşmasının sonunda gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, ''demokratik açılım'' çalışmalarına ilişkin soru yöneltme isteği üzerine araya giren Arınç, ''Ne olur biriniz de vakıflarla ilgili soru sorsa da öyle başlasak, Vakıflar Bölge Müdürü de sevinse'' dedi. Bu sözler üzerine başka bir gazeteci ise Antalya'daki Vakıf Zeytinliği alanının durumunun ne olacağını sordu. Arınç, ''Çok güzel şeyler olacak. Biraz sonra Vakıf Zeytinliği'ne gideceğim. Oraya gelin, zeytinlikte açıklayayım'' cevabını verdi.

 

'Bu AKP'nin kendi projesi değil'

Arınç, Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ndeki ziyaretin ardından, gazetecilerin "kürt açılımı"yla ilgili sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, hükümetin çalışmasına karşın CHP'nin kendi içerisinde bir rapor hazırlayarak farklı çalışma gerçekleştirdiğine yönelik haberler bulunduğunu hatırlatması üzerine, CHP'nin kendi içinde yaptığı çalışmadan, haberinin olmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Atalay'ın hem grup toplantısında, hem yaptıkları ziyaretlerle ortaya koymak isteği çok önemli bir projenin bulunduğunu hatırlatan Arınç, şöyle konuştu: ''Bu AK Parti'nin kendi projesi değil. Bu Türkiye'deki olumsuzlukların, Türkiye'yi gerileten, birtakım toplumsal barışı bozan olumsuzluklarının önlenmesine dair; ismine de 'demokratik açılım' dediğimiz, toplumun birbirini kucaklayabileceği, terörün sona ereceği; kardeş kavgasına yol açmayacak, herkesin kendisinin birbirini değerleriyle kabul edeceği, farklılıkların zenginlik olarak algılandığı, bin yıllık topraklar üzerinde kardeşçe yaşamış, aynı kaderi paylaşmış insanların birbirlerine düşman edinmesinin önüne geçileceği bir proje. Bunu söylerken bile heyecanlanmamak ve karşı olmak mümkün değil.''

'Prangalardan kurtulmak'

''Kim istemez kardeş kavgasının bitmesini, kim istemez Türkiye'nin önünün açılmasını'' diye soran Arınç, şöyle devam etti: ''Kim istemez Türkiye'nin sahip olduğu imkanlarla büyük, güçlü bir devlet olarak ortaya çıkmasını? Türkiye'nin uçmasını kim arzu etmez? Sahip olduğumuz zenginliklerin, servetin, insan gücünün büyük bir enerji haline gelmesini kim istemez? Ayağımızdaki prangalardan kurtularak, demokratikleşmenin olabildiğince zenginleştiği, özgürlüklerin olabildiğince genişlediği, herkesin birbirini dost, arkadaş kabul ettiği, farklılıklarından dolayı kınamadığı ve ayrımcılıkların olmadığı bir Türkiye'yi kim arzu etmez? Dolayısıyla prensip bu olunca, bence Türkiye'de böyle bir projeye herkesin omuz vermesi, destek olması gerekir.''

İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın da yapmaya çalıştığının ana hatlarıyla bunlar olduğunu dile getiren Arınç, ''Dinleyecektir, böyle bir projeye, hangi sivil toplum kuruluşu, hangi meslek kuruluşu, hangi devlet kuruluşu, hangi düşüncelerle katkıda bulunacaktır; bunu not edecektir. Sonra bunlar devlet katında, parlamentosuyla, sivil, askeri bürokrasisiyle, medyasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bir neticeye varacak ve biz bunu mutlaka uygulayarak Türkiye'de özlediğimiz barış ve huzur ortamını kazanmaya çalışacağız.''

'Sinerji meydana getirdi'

Bakan Atalay'ın bu süreçte bir taraftan aydınlarla, fikir ve bilim adamlarıyla, gazeteci yazarla, siyasi partiler ile TÜSİAD ve MÜSİAD gibi meslek kuruluşları ve sendikaların üst kuruluşlarının görüştüğünü, fikirlerini almaya çalıştığını hatırlatan Arınç, şöyle konuştu: ''Böyle bir çaba Türkiye'de bir sinerji meydana getirdi. Sıcak bir hava meydana getirdi. Herkes bir umut içerisinde oldu. Felaket tellallığı yapmaya gerek yok. Türkiye sahip olduğu değerlerle yeniden kucaklaşacak ve yeniden yoluna daha büyük bir güçlü devam edecek bir ülke. CHP'nin, MHP'nin başlangıçtaki olumsuz tavırlarının ilelebet sürmeyeceğine inanıyorum. Çünkü toplumsal talebin dışında kalamaz hiçbir siyasi parti. CHP'nin kendi bünyesi, kendi tabanı, Türkiye'deki demokratik güçler, CHP'yi bunun dışında bırakamaz. İstese de kalamaz. MHP de... Bunlar önemli partilerdir. Oy oranlarıyla, parlamentodaki temsil güçleriyle; bu partilerin, 'sayım suyum yok, ben oynamıyorum' deyip kapılarını kapatması mümkün olamaz.''

 

'CHP'nin çalışmaları zengindir'

CHP'nin kendi içinde bir çalışma yapıyorsa, bunun olumlu bir iş olduğunu vurgulayan Arınç, ''Ama CHP'nin bugüne kadar bu konuda yaptığı çalışmalar da esasen, bir kütüphaneyi dolduracak kadar zengindir. Dolayısıyla onlardan da istifa edebilirler ancak bu çalışma şunu gösteriyor ki; hükümete ya da sayın bakana kapılarını kapatsalar bile bu işin dışında kalamayacaklarını anlamışlar'' diye konuştu.

CHP'nin sürece bir şekilde katkıda bulunmak istediğini dile getiren Arınç, şunları kaydetti: ''Sonunda şunu yapacaklarla onu da anlayışla karşılarız. 'Biz sizi kabul etmedik, sizinle görüşmedik ama biz kendi içimizde şöyle çözüm projesi hazırladık. Bunu size verelim veya topluma ilan edelim, bunu CHP'nin görüşü olarak kabul edebilirsiniz, partimize kadar zahmet etmeyin, raporumuzu okuyun' derlerseler, bundan da istifade etmiş oluruz. Umarım bütün partiler bunu yapacaklardır. Çünkü halkın büyük bir sevinçle karşıladığı, bir huzur ortamına her gün büyük bir sevinçle girdiği Türkiye'de hiç bir parti bunun dışında kalamaz. Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları partilerdir. Hangi siyasi parti gözünü kapatırsa, kendine gece yapar. Herkes katkıda bulunmak zorunda.''

Arkadaş mektupları

Saadet Partisi'nin, Bakan Atalay'ın ziyaretinde ''kürt açılımı'' konusuda önerilerde bulunduğunu, bunun da son derece güzel bir örnek oluşturduğunu kaydeden Arınç, , ''Arzu ettiğimiz de budur. Ortak aklı hareket ettireceğiz. Bu konuda kim neyi biliyorsa, kim neyi doğru olarak görüyorsa, ondan yararlanmaya çalışacağız. Bizim de elbet bütün bunları bir araya getirdikten sonra bir somut projeyi de önümüzü görüp, yolumuza devam etmemiz de kaçınılmazdır.'' dedi.

CHP'nin böyle bir çalışmanın içerisine girmesinin olumlu bir sonuç olduğunu yineleyen Arınç, sözlerini şöyle tamamladı: ''Evet, Sayın Başbakan Erdoğan'a, Sayın İçişleri Bakanına kapıları kapalıdır ama örgütü, ''Siz ne yapıyorsunuz? Bir ana muhalefet partisi böyle davranabilir mi? Bu nasıl Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyeti kurduğunu söyleyen bir parti, Cumhuriyetin en önemli projesi sayılabilecek bir konuda nasıl gözünü kapayabilir' her halde isyan ettiği için böyle çalışmaya ihtiyaç duymuş olmaları gerekir. Sayın Baykal'ın, sınıf arkadaşı, Yargıtay eski Başkanımız Sayın Sami Selçuk'un, bir gazetede yayınladığı mektupları okuduğunu tahmin ediyorum. Arkadaşın arkadaşa yazdığı mektupları okumakta a da fayda var. Ben bütün arkadaşlarımdan gelen önerileri, eleştirileri her zaman dikkate alıyorum.''

Arınç, daha sonra TRT Antalya İl Müdürlüğünü ziyaret ederek, İl Müdürü Hüseyin Arslangiray'dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Antalya Radyosu'nu da gezen Arınç, Antalya'nın eski türkülerinin yer aldığı CD'yi ilgiyle inceledi. İl Müdürü Arslangiray, Arınç'a, TRT Antalya İl Müdürlüğünü şimdiye kadar üst düzeyde ziyaret eden kişinin kendisini olduğunu belirterek, teşekkür etti ve ziyaretin anısına, TRT'nin çeşitli yarışmalarda dinleyenlerine de dağıttığı nostaljik bir radyo hediye etti.

 

Vakıf Zeytinliği'nde

Arınç, Antalya'da Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne ait Vakıf Zeytinliğini gezerek yetkililerden bilgi aldı. Zeytinlik içinde bir ağacın altında kurulan masada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bülent Arınç, Antalya ziyareti sırasında daha önce birkaç kez ihalesi ertelenen 2 bin 800 dönümlük Vakıf Zeytinliği'ni yerinde görmek istediğini söyledi.

Daha önce Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü'den bu yerin Antalya için ne kadar önemli olduğunu ve kentin adeta akciğeri görevi gördüğünü duyduğunu anlatan Bülent Arınç, ''Tütüncü'yü, Ankara'da bulunduğum süre içinde de birlikte çalışma yaptığımız için yakinen tanıyorum. Onun Kepez Belediye Başkanlığını kazanmasından da ayrıca mutlu oldum. Kendisine başarılar diliyorum. Bu konuda her ne iş olursa, Kepez'i ilgilendiren her konuda kendisine Başbakan Yardımcısı olarak da, Hükümet olarak da destekte bulunacağımızı ifade etmek istiyorum'' diye konuştu.

Vakıf Zeytinliği'nin Antalya'nın iyi korunan yerlerinden birisi olduğuna işaret eden Bülent Arınç, alan için ayrıca sit kararı olduğuna değindi. Zeytinliğin çevresinin 6 kilometre olduğunu belirten Arınç, alanda 25 bine yakın zeytin ağacı bulunduğunu belirtti. Zeytinlik içinde 6 da yapı bulunduğunu kaydeden Bülent Arınç, şöyle konuştu: ''Antalya merkezinde böyle bir yerin amacına uygun şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Vakıf arazilerinden en iyi şekilde istifade etmek istiyoruz. Bildiğiniz gibi bunların içinde sağlık alanı olarak kullanılacak yerler var; alışveriş merkezi olarak yap, işlet, devret modeliyle verdiğimiz yerler var; restore et, işlet, devret gibi yerlerimiz var; onardığımız, restore ettiğimiz, koruma altına aldığımız yerler var. Ama akar nevindense, bir vakıf arazisinin en iyi şekilde değerlendirilmesi bunun Antalya'ya da, Vakıflara da, ekonomiye de katkıda bulunmasını isteriz. Ancak burası bir zeytinlik. Yani tapu kaydında da, mülkiyet hanesinde de bu yazıyor. 'Buradan nasıl istifade edebiliriz', bu konuda bölge müdürlüğümüz bir çalışma yakmış. Ben çalışmayı çok olumlu buldum. Ancak ihale üçüncü defa ertelendikten sonra, 'bu konuda eksiğimiz nedir, yapılan şikayetler, itirazlar hangi konuda toplanıyor', bunu teknik olarak da Ankara'da inceledik. Tabii bazı meslek kuruluşlarının, odaların bu konuda itirazları olmuş. Ben o itirazları çok önemsiyorum. Bizim de arzumuz, isteğimiz, doğru, haklı, makul yapılan itirazları dikkate almaktır.''
 

 

'İdeolojik yaklaşım ve haklı itirazlar'

Arınç, Türkiye'de bu tip konular gündeme geldiğinde ideolojik bir yaklaşım olduğunu da belirterek, şöyle devam etti: ''(Yapmayın, etmeyin, tutmayın, vermeyin, burada mutlaka bir şey vardır) diye kategorik olarak karşı çıkarlar. Bazıları da çok haklı sebeplerle buranın gerçek amacına uygun kullanılması için çok doğru, yani doğanın, çevrenin, insanın dikkate alındığı bir konsept içinde itirazda bulunurlar. Ben Antalya'da Mimarlar Odası ve diğer kuruluşların yaptığı itirazları haklı buluyorum, doğru talepler olarak görüyorum. İncelediğimiz zaman, bu itirazlarda haklı olan noktalarda bizim de büyük bir titizlikle durduğumuzun bilinmesini istiyorum.''
 

 

'Doğal yapısı korunacak'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Zeytinlik alanının doğal yapısının mutlaka muhafaza edileceğini vurguladı. Alanın mevcut dokusu bozulmadan arazinin korunmasını istediklerini kaydeden Arınç, ''buradaki mevcut doku nedir, zeytin. Bu zeytin de Akdeniz Bölgesi'nin en önemli, tipik örneği. Üzerinden de mahsul alıyoruz. Zeytin sadece Türkiye için değil, Yunanistan için de, İtalya için de, İspanya için de, Akdeniz Bölgesi'ne komşu olan ülkeler için de çok önemli. Bunun yağ ve sofralık olarak kullanıldığını biliyoruz'' dedi. Zeytinlik içinde modern ve yetkili teknik elemanlarla çalışılacağını, ağaçların ıslah edileceğini, bölgede zeytinin yanında narenciye de yetiştirileceğini belirten Arınç, şu bilgileri verdi: ''Yani ağaca önem vereceğiz, bitkiye önem vereceğiz, mevcut dokuyu bu şekilde hem koruyacağız, hem de zenginleştireceğiz. Doğal sit alanı olması sebebiyle de doğal karakteri, yapısı korunarak kullanılması gereken bir alan olarak düzenlenmesi, arazinin ana yolları değiştirilmeden doğal malzemeler kullanılarak halka açık yürüyüş ve bisiklet yollarıyla, rekreasyon alanları yapılarak alanın günübirlik kullanıma açılması... Herhalde buna itiraz edecek hiçbir kimse Antalya'da yoktur. Zaten itirazlar da bu konu üzerinde toplanıyor.''
 

 

'Yeni bina yapılmayacak'

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Vakıf Zeytinliği'nin tarımsal niteliğinin korunacağını, Toprak Kurulundan yeterli izinler ve bilgilerin de alınacağını kaydetti.
Bu alanın üzerine bina yapılmayacağını belirten Arınç, ''mevcutları muhafaza edeceğiz, ancak mevcutlar bu haliyle yıkılma durumuna, neredeyse gelmiş. Aynı ölçekte bunların yerine bina yapılabilecek. Yani sayısı artmayacak, metrekaresi artmayacak'' diye konuştu.

Arınç, şöyle devam etti: ''Biz buranın revize edilerek tekrar ihaleye çıkarılması konusunda bir eksiğimiz bulunmadığını gördük. Yani Antalyalı diyorsa ki, 'Bizim akciğerlerimize kimse dokunmasın', dokunmayacağız. 'Yeşil bitki örtüsü ve doku yapısı değişmesin', değiştirmeyeceğiz. 'Üzerinde yapılaşma olmasın', zaten mümkün değil, ayrıca da şartnamemize de koyacağız. Yeni bir yapılaşma olmayacak. Antalya'nın nüfusu her geçen gün artıyor. Antalya'da yaşayan insanların yürüyüş yapabilecekleri, huzur içinde vakitlerini geçirebilecekleri, biraz daha zenginleştirilmiş yeni bitki örtüsüyle rahat bir mekan, kullanabilecekleri bir yer olarak düşünüyoruz. Belki bir restoran, kafeterya, günlük buraya gelen insanların amacını karşılamak amacıyla olabilir. Burada da onların şartları var. Bunun dışında biz burayı bugünkü amacının dışında bir şekilde ne kullanmak istiyoruz, ne de ihaleye vermek istiyoruz. Bu bakımdan Sayın Belediye Başkanımızın itirazlarını ve önerilerini dikkate aldık. Bugüne kadar yapılmış ve medya olarak da kamuoyuna yansımış itirazları ve önerileri de dikkate aldık. Tekrar revize ettiğimiz ihale şartnamesini bugünlerde hazırlayarak inşallah sizin de bilginiz olacak şekilde burayı en iyi şekilde Antalya'ya imkan olarak sunmak istiyoruz.''

İhale takvimi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir gazetecinin, ''ihale takvimi belli mi'' şeklindeki sorusuna da, şu yanıtı verdi: ''Gün olarak belli değil. Biz ana hatlarını belirledik, bunu herkesle de paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Bölge Müdürlüğümüz teknik olarak bütün çalışmaları yaptı. İki ay önce bunun üçüncü ihalesi olacaktı. Ben yeni göreve başlamıştım. Arkadaşlara talimat verdim: 'Bunu erteleyin, ben de kendim bu işe müdahil olmak istiyorum' dedim. Sayın Belediye Başkanımız da 'tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor' demişti. Gözden geçirdik; bir, iki ufak çalışma daha yapılacak. 2-3 aylık bir limit içinde inşallah bu yeni şartlarıyla hepinizin beğeneceği, Antalyamıza böyle bir imkanı umarım ki kazandıracağız.''