Aşkın ve sevginin hakkını verelim

Son Yaz dizisinde Savcı Selim Kara’nın kızı Yağmur Kara’yı 21 yaşındaki oyuncu Hafsanur Sancaktutan canlandırıyor. Oyunculuğa lise yıllarında tiyatro yaparak başlayan Sancaktutan ile Çeşme’de yoğun süren dizi çekimleri arasında konuştuk...

03 Nisan 2021 Cumartesi, 17:45
Abone Ol google-news

Televizyon ekranlarının imkânsız çiftlerinden Yağmur ve Akgün, Son Yaz dizisinin lokomotiflerinden. Dizide Savcı Selim Kara’nın kızı Yağmur Kara’yı 21 yaşındaki oyuncu Hafsanur Sancaktutan canlandırıyor. Yağmur, mafya babasının iyi yürekli oğlu Akgün Gökalp Taşkın’a deyim yerindeyse kapılıyor, fakat Akgün de hiç boş değil. Geçen hafta birbirlerine aşklarını ilan ettiler. İkilinin kimyası o kadar tuttu, izleyiciler bu imkansız görünen aşkı o kadar benimsedi ki, fanlar Twitter’da #akmur etiketiyle TT (trend topic) yaptı. Oyunculuğa lise yıllarında tiyatro yaparak başlayan Sancaktutan ile Çeşme’de yoğun süren dizi çekimleri arasında konuştuk...

Oyunculuk çocukluk hayaliniz miydi? Motivasyonunuz neydi?

Çocukken olmak istediğim birçok meslek vardı, hiçbir zaman bir meslekte takılı kalmadım. Motivasyonum hayallerimdi, şimdi de hayallerim motivasyonum oluyor.

Akgün'ü canlandıran Alperen Duymaz'la ikili olarak çok sevildiniz, hayranlarınız çok. Var mı bir sırrı? İnsanlar imkansız aşkları izlemeyi mi seviyor?

Açıkçası bir sırrı yok, Alperen’le iyi anlaşabiliyoruz, bu partnerler için büyük bir şans. Bence insanlar aşkı izlemeyi seviyor, dizi olduğunu bildiği halde kendilerini o dünyaya kaptırmak, kısa bir süreliğine dahi olsun hayatlarındaki kargaşadan, üzüntüden onları koparıyor bazen benim de kendimi kaptırdığım oluyor.

Sizin kuşağın aşka bakışı çok farklı. Bir kere sosyal medya ve sınırsız iletişim olanağı var. Bir yandan da pandemi bütün aşkları dijitalleştirdi. Aşka bakışınızı merak ediyorum. Gençler aşkı nasıl yaşıyor? Çevrenizde neler görüyorsunuz bu anlamda?

Artık hepimiz dijital mecralara yönelmiş durumdayız, aslında sevgisizlik ve değersizlik hissi, bizi kendimizden daha da uzaklaştırmaya ve başka materyallerle kendimizi oyalamaya itebiliyor. Kişi daha kendini tanıyamadan hayatındaki insanın yaşamına ayak uydurmaya çalışıyor. O yüzden şimdiki ilişkiler hep dijital, ya da yanlış tanımışım gibi hayal kırıklıklarıyla sonlanabiliyor. Eğer bunu yıkıp özümüze dönebilirsek iyileşebiliriz. Aşk olmazsa olmaz, sevgi dünyanın en kıymetli hissi bence. Aşkın, sevginin hakkını verelim. Kişinin tek olduğunu, eşinin benzerinin olmadığını ve içindeki gücünün farkında olalım, önemseyelim, olduğu gibi kabul edelim ve saygı duyalım kişiye, çünkü biz emek ve zamanla gelişip sevilmeye layığız.

Peki ya ünlü olmak? 

İnsanların sevgisini hissetmek, buna layık olmak çok güzel bir his ama sosyal hayatımızın kısıtlandığı durumlar da var o yüzden bir şey yaparken üç kere düşünmem gerekiyor, işte asıl mesele bu.

Oyunculuk çabuk mu olgunlaştırıyor?

Bence oyunculukla değil, kişinin kendisiyle alakalı bir sistem bu ama oynayabildiğin karakterin deneyimlerini ders olarak kendine kazandırabilirsen ne mutlu sana. Hayat her şeyi deneyimleyebileceğimiz kadar uzun değil.

Psikoloji okumak istediğinizi söylemişsiniz? Neden oyunculuk değil de psikoloji?

İkisinin arasında bir tercih yapacağım demedim, psikolojiyi seviyorum çünkü insanlığın anahtarının orda saklı olduğunu düşünüyorum.

Deneyimli oyuncularla çalışıyorsunuz. Bu sizi nasıl besliyor?

Çok keyif alarak oynuyorum, verdiği hazzı tarif edemem, şanslıyım. 

Kadınlar Akgün gibi tehlikeli tipleri mi sever sizce?

Akgün’de görebildikleriyle alakalı. Özünü görmek, ona inanmak gerçekten önemli, geldiği ve öğrendiği dünyayı anlayabilmek, nedenlerine bakmak lazım. Sırf davranışlarına göre yargılamak doğru değil, derinlerine de bakmak lazım. O davranışlara iten sebepleri de anlamak gerek, önyargılı davranmamak için.

Zıt kutuplar, imkansız gibi görünen aşklar sizin dizinizin olayı... Set bitip de köşenize çekildiğinizde aklınızdan neler geçiyor? Beyninizde kalan cümleler, sahneler oluyor mu? Yoksa hemen sıyrılıyor musunuz? Yani kısacası "Aynı durumda ben olsam ne yapardım" diyor musunuz?

Rüyalarıma giren sahneler bile oluyor, bir karakteri canlandırmak düşündürüyor ve bu çok keyifli. Biz kendi aramızda da bunun muhakemesini  yapıyoruz. Ama bazen de hemen sıyrılmak gerekiyor, çünkü duygusu yoğun sahnelere kapıldığımız ve duygusal olarak yıprandığımız zamanlar olabiliyor.

Sektörde rekabet cok yoğun. Özellikle genç oyuncular çok fazla. Bu rekabet yorucu mu?

İşin hakkını vermek için çabaladığında bu sana büyük haz veriyor ve başarıyı getiriyor. Tüm meslektaşlarıma saygı duyuyorum çünkü zor bir iş yapıyoruz, ben bunu rekabet olarak görmüyorum. Doğru orantılı bence, ne verirsen onu alırsın.

Hırçın, zeki, kararlı, fevri, cesur, akıllı, ailesine ve sevdiklerine çok düşkün, yardımsever, dominant, çalışkan, dürüst, sert, sabit fikirli, yaşından olgun, sorumluluk sahibi, korumacı, inatçı, lider ruhlu genç bir kız.. Hangileri sizsiniz?

Hepsinden biraz var diyebilirim...

Karakterinizin tanıtımında şöyle diyor: Canan’ın kendine olan güvensizliği, Yağmur’un fazla sorumluluk yüklenmesine sebep olmuş. Yağmur, ailesiyle ilgili, aslında taşıyacağından fazla sorumluluğu yükleniyor sürekli. Bu da onu hırçınlaştırıyor. Fazla sorumluluk yüklenmek insanı hırçınlaştırır mı?

Her insan yorulabilir, güçsüz hissedebilir ama buna ısrarla devam ediyorsak ve yükleri üstümüze alıyorsak bunun bizi hırçınlaştırması kaçınılmazdır ve hırçınlaşmak aslında ruhumuzun bir tepkisidir. Farkındalık tepkisi.

Yağmur annesinin içindeki o gücü ortaya çıkarmaya çalışıyor. Yüreklendiriyor. Siz genç bir kadın olarak ayaklarınızı yere sağlam basmak için neler yapıyorsunuz? 

Ne istediğimden emin olup hemen harekete geçiyorum. Çevremdeki dostlarıma da cesaret vermeyi, destek olmayı seviyorum; keza onların da yanımda olduğunu bilmek beni iyi hissettiriyor. Yanımda dostlarımın olduğunu bilmek beni her zaman ayakta tutuyor.

En mutlu olduğunuz yer neresi?

Evim ve sevdikleriim.

En son hangi kitabı okudunuz?

Platonun devlet kitabı

Canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı?

Süperkahraman olmak isterim.

Stresli olduğunuzda nasıl rahatlarsınız?

Hep yanımda olduğuna inandığım bir güç var, onu hatırlatırım kendime.