'Atatürkçü kimliğimiz yüzünden hapse atıldık'

İstanbul merkezli casusluk davası için İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi 5 tutuklu sanık için tahliye kararı verdi. Tahliye olan Deniz Yarbay Çetin "Devlet içinde yapılanmış hainler yüzünden, bunların bir kısmı TSK içinde, bir kısmı adliye içinde bir kısmı polis içinde, Atatürkçü kimliğimiz yüzünden hapse atıldık" dedi.

12 Ocak 2015 Pazartesi, 16:31
Abone Ol google-news

Balyoz ve Ergenekon gibi Türkiye'de kamuoyunu en çok meşgul eden davalardan birisi, İstanbul merkezli olan, 'askeri casusluk' olarak da bilinen 'gizli bilgi ve belge bulundurma davası' oldu. 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından, gerek ağır ceza mahkemelerinin yapısının değiştirilmesinden, gerekse de Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararından sonra, Balyoz ve Ergenekon davalarından cezaevinde kalan asker tutuklular serbest bırakıldı.

KARAR BİR YIL SONRA ÇIKTI

İstanbul merkezli 'gizli belge bulundurma' davasında ise 43 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde çeşitli cezalara çarptırıldı. Bu cezalar da Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi'nce onandı. Bu gelişme üzerine haklarında yakalama kararı çıkartılan kişilerden Deniz Yarbay Tamer Çetin, Albay Necmi Yıldırım, Astsubay Adnan Yılmaz, Uzman Çavuş Alpay Aksu ve kadın sivil memur Hatice Senay Sarıgöz tutuklandı. Diğer 38 sanık için ise yakalama kararı uygulanmadı. Toplam 43 sanığın avukatları, 6 Ocak 2014'ten itibaren Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurularda bulundu. Bir yıl sonrasında 9 Ocak 2015 Cuma günü, Anayasa Mahkemesi, Balyoz Davası'nda olduğu gibi dijital delile dayalı mahkûmiyet kararları onanan 43 sanık için, 'Adil yargılanma haklarının ihlal edildiği' kararını oybirliği ile aldı.

TAHLİYELER OLDU

Bu gelişmenin ardından Anayasa Mahkemesi'nin açıkladığı özet kararın, yargılamanın yapılacağı İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaşmasıyla avukatlarda tutuklu 5 sanık için tahliye başvurusunda bulundu.

Bu başvuruları inceleyen mahkeme, "Anayasa Mahkemesi'nin genel kurulunun, 2014 / 253 sayılı kararında, belirtilen yenidene yargılama sonucunu doğrudan ihlali niteliğini (TC Anayasasının 36. maddesi çerçevesinde, silahların eşitliği ilkesi gözetilerek adil yargılanma hakkının ihlali) yargılamanın, savunma ayağını oluşturan subjeler yönünden ortak olması yönünden ve bu nedenle başvurusu bulunmayan ve hükümlülüğüne karar verilen kişilere yönünden teşmil edilebilir niteliği gözetilerek, isimleri bulunan sanıklar hakkında kapatılan İstanbul 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 2.08..2012 tarih 2011/37 esas, 2012/166 karara sayılı ilamı ile hükmedilene ve infaz aşamasında bulunan tüm hükümlülerin infazının 5775 sayılı yasanın 98 ve devamı maddeleri gereğince 'infazının durdurulmasına' başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse, derhal salıverilmeleri için cumhuriyet başsavcılığına yazı yazılmasına karar verilmiştir" dedi.

Bu karar doğrultusunda, Deniz Yarbay Tamer Çetin İzmir'de, Albay Necmi Yıldırım Ankara'da, Astsubay Adnan Yılmaz ve Uzman Çavuş Alpay Aksu Eskişehir'de, kadın sivil memur Hatice Senay Sarıgöz'ün ise Antalya'da kaldıkları cezaevlerinden tahliyesi için hazırlık başladı. Haklarında yakalama kararı bulunan 38 kişi için de infazın durdurulmasına karar verildi.

'İÇİMİZDE HAİNLER VARDI'

İstanbul merkezli olarak yapılan ve askeri casusluk davası olarak bilinen 'gizli bilgi ve belge bulundurma' davasında Anayasa Mahkemesi'nin, 'Adil yargılanma haklarının ihlal edildiği' kararını vermesiyle, Şirinyer Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Deniz Yarbay Tamer Çetin tahliye oldu. Kendisini 'gizli görevde' bilen 8 yaşındaki oğlu Kerem'e de, kavuşacak olan Deniz Yarbay Tamer Çetin, eşi Güfran Çetin ve oğlu Bartu Çetin'le cezaevinden çıktı. Yarbay Çetin, tahliye kararı cezaevine ulaşınca kışlık üniformasını içeride giyip işlemlerin tamamlanmasını eşi ve büyük oğlu Bartu ile bekledi. Cezaevinden kendisini almaya gelen ve daha önce tutuklu bulunan silah arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Yarbay Tamer Çetin, "Devlet içinde yapılanmış hainler yüzünden, bunların bir kısmı TSK içinde, bir kısmı adliye içinde bir kısmı polis içinde, Atatürkçü kimliğimiz yüzünden ben ve diğer silah arkadaşlarım hapse atıldık. Ama yılmadık bunu halkımız nezdinde de kazandığımıza, inanıyorum. Biz bu mesleğe gerekirse ölmek için girdik. Hapse atılmamız da böyle bir görevdi. Şimdi üniformamızla dimdik çıktık. Bu ülkeyi bölemeyecekler, böldürmeyeceğiz. Biz zaten zor şartlar için eğitilmiştik. Küçük oğulum şu anda görevden dönmemi bekliyor. Ben ve silah arkadaşlarım bunları, yaşadıklarını gurur madalyası olarak taşıyacağız. En büyük temennimiz onlar adil yargılansın. Adı gerekçeli olan kendisi gerekçesiz olan kararlara cezalandırıldık" dedi.

'İNŞALLAH HER ŞEY DAHA GÜZEL  OLACAK BUNDAN SONRA'

İstanbul'daki 'Gizli belge bulundurma' davasında 11 aydır cezaevinde olan ve Anayasa Mahkemesi'nin 'Hak ihlali' kararının ardından tahliyesine karar verilen 37 yaşındaki Deniz Astsubay Adnan Yılmaz Eskişehir'deki askeri cezaevinden tahliye oldu. Eşi, iki çocuğu ve yakınlarına sarılan Yılmaz,"Çok mutluyuz" dedi.

Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti ve Füze Savunma Komutanlığı'nda bulunan Askeri Cezaevi'nde kalan astsubay Adnan Yılmaz akşam saatlerinde tahliye oldu. Yılmaz'ı nizamiye girişinde eşi Gökçe Yılmaz, 10 yaşındaki kızı Doğa Aybüke Yılmaz ve 5 yaşındaki oğlu Berke Kaan Yılmaz, babası Sadi Yılmaz, annesi Fevziye Yılmaz ile yakınları karşıladı. Ellerinde Türk bayraklarıyla nizamiye girişinde bekleyen yakınlarına sarılan astsubay Adnan Yılmaz mutlu olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: "Çok mutluyuz. Herkes fazlasıyla konuştu zaten bu süreçte. Bizim çok fazla konuşmamıza gerek yok. Sadece bize destek olan insanlara teşekkür etmek istiyorum. Başta Türkiye Emekli Subaylar Derneği olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından silah arkadaşlarım dünyanın her bir tarafından da yurtseverlerin desteklerine çok teşekkür ediyorum. Mektuplarıyla, kitaplarıyla büyük destekler verdiler. Çok teşekkür ediyorum inşallah her şey daha güzel olacak bundan sonra. Bir sene içeride kaldım. Malatya Zirve Yayınevi ve Şemdinli davasında kumpas davları sonucunda halen cezaevinde olan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşların özellikle Şemdinli davasında aldıkları cezalar 39 sene. Yaklaşık 10 seneye yakındır da 2005'te kurulan ilk kumpas davasında cezaevindeler. Bu arkadaşlarımızın da bir an önce özgürlüğe kavuşacak yolunun bulunması gerekiyor."

Astsubay Adnan Yılmaz'ın eşi Gökçe Yılmaz da "Geç de olsa adalet yerini buldu. İnşallah bundan sonraki süreçte de çarçabuk adalet yerini bulur. Mutluyuz. Olması gereken biraz geç oldu, ama oldu" dedi.

Sevinç gözyaşları döken anne Fevziye Yılmaz ise "Ben çok mutluyum. Bu da mutluluk gözyaşları. Evlatlarına kavuştu oğlum, hak yerini buldu" diye konuştu.

Aynı davada Eskişehir H Tipi Cezaevi'nde kalan uzman çavuş Alpay Aksu'nun da tahliye edildiği öğrenildi.

KÜÇÜK KEREM BABASINA KAVUŞTU

Şirinyer Askeri Cezaevi'nde tahliye olan Deniz Yarbay Tamer Çetin ailesine kavuştu. Tahliyesinin ardından evine giden Yarbay Tamer Çetin, tutuklu bulunduğu süre içerisinde Kendisini gizli görevde bilen 8 yaşındaki oğlu Kerem'i de aylar sonra burada görüp sevinçle kucağına aldı. Yarbayın Çetin'in eşi Güfran Çetin ve oğulları Bartu Çetin ve Kerem Çetin'le mutluluk fotoğrafları çektirdi.