Azıcık Arya Stark azıcık Türkan Sultan

İlginç/farklı/eşsiz bir güzelliğe sahip Merve Dizdar, kocaman ama kocaman gözleriyle kimi zaman Gülriz Sururi’yi kimi zaman Türkan Şoray’ı çağrıştırıyor.

20 Şubat 2021 Cumartesi, 16:04
Azıcık Arya Stark azıcık Türkan Sultan
Abone Ol google-news

Elif Aktuğ, Cumhuriyet Cumartesi eki için yazdı.

İlla birilerini birilerine benzetme huyum vardır. Merve Dizdar’ı Vatanım Sensin’de izlediğimde, ki inanılmaz başarılıydı tüm kadro gibi, şahane bir diziydi; Merve’yi Game of Thrones’un Arya’sına benzetmiştim. İlginç/farklı/eşsiz bir güzelliğe sahip Merve, kocaman ama kocaman gözleriyle kimi zaman Gülriz Sururi’yi kimi zaman Türkan Şoray’ı çağrıştırıyor. Ne oyununu izlerken sıkılıyorsunuz ne yüzüne bakarken. 

Masumlar Apartmanı’nın açık ara en sevilen karakteri Gülben’i canlandırıyor ve seyircinin uzun zamandır hasret kaldığı, karakterin “gerçek”miş hissini yaşamasına neden oluyor. Yani sanki Gülben diye biri var ve onu izliyoruz çaktırmadan, Merve Dizdar diye bir oyuncu yok o an akıllarda, sadece Gülben var, gerilimleri, üzüntüleri, sıkıntıları, utançları, dertleri, gözyaşları ve hınzır planlarıyla Gülben... Seyircinin mutlu olsun diye dua ettiği Gülben.

Cast direktörlüğü her şeydir, senaryo kadar önemlidir, hatta kimi zaman sadece oyuncusu için sıkıcı bir filmi diziyi izler insan, Masumlar Apartmanı’nda Merve’nin rol almasını çok önemsiyorum. Ezgi Mola gibi bir kabiliyetin karşısında hem onun kadar güçlü hem de farklı argümanları olan bir oyuncu yer alabilirdi. 

90’ların efsane tenisçileri Andre Agassi-Boris Becker maçlarını hatırlar mısınız? (Genç okuyucu için Federer-Nadal demeliydim belki de) Nefessiz izlerdik maçlarını, tenis sevseniz de sevmeseniz de büyülerdi iki oyuncu sahadayken sizi, İşte Ezgi ve Merve de aynı şeyi yapıyor, sahnede karşılıklı döktürüyor, paslaşıyor, gözleriyle anlaşıyor ve başarılı senaryoyu yükselttikçe yükseltiyor. 

Karşıyaka kızı Merve, Afife Jale ödüllü bir tiyatro oyuncusu, 2017’de Yutmak ile almıştı ödülü, sonrasında Alice ile büyük bir başarı yakaladı. Sanırım Alice müzikalinde Ezgi ile birlikte oynamaları, onları herkesin birbirine benzetmesi, Masumlar’da kardeş oynamalarının yolunu açtı. Alice müzikalinde Ezgi Mola’nın annesi Merve sahneye çıktığı zaman Ezgi zannetmiş, öyle bir “birbirini andırır” havaları var… Geçtiğimiz hafta yayınlanan İbrahim Selim ile Bu Gece’yi ilk kez baştan sona izledim Merve hatırına, İbrahim gerçekten de keyifli program yapıyormuş bu arada, en kısa zamanda eski şovlarını da izleyeceğim.  

Şu kadarını söyleyeyim, Nuri Bilge Ceylan’ın yeni çekeceği filmde oynayacağı söylenmişti Merve Dizdar’ın. Merve oynasın ve Cannes film festivali oyuncu görsün diyorum, büyük konuşuyorum, çok severim büyük konuşmayı. Bu defa karşımda büyük bir oyuncu var, işim kolay yani. Altın Palmiye Merve’ye gitmesin de kime gitsin?

CAST HER ŞEYDİR DEMİŞKEN

Sadakatsiz’in kazandığı popülariteyi anlamış değilim (aslında anlıyorum, karısını aldatan erkeğin hikayesi elbette bizde sevilecekti), BBC’de 2015’te yayınlanan orijinalini (Doctor Foster) izlemiştim dolayısıyla bana bizim versiyon bir miktar sıkıcı geldi, yaya yaya oynanıyor bizde, süre uzun, bakışmalar bakışmalar, içim bayılıyor. Her neyse dizide en büyük eleştiriyi Cansu Dere’nin canlandırdığı Asya’nın oğlunu oynayan Alp Akar aldı. 2005 doğumlu Alp maalesef ergenliğe giren her erkek çocuk gibi; öyledir ya erge erkek çocukları, iki erkek kardeşim var biliyorum ne yetişkin ne çocuk, ne sevimli ne sevimsiz. Yaşını göstermeyen bir çocuk seçilmeliydi belki de, sesi henüz kalınlaşmaya başlamayan bir çocuk olmalıydı, Doctor Foster’daki Tom karakterini canlandıran Tom Taylor tam dediğim gibi, al bağrına bas. Çok sevimli, çok tatlı. Alp umarım yara almaz bu diziden sonra, zira onun değil cast’ı yapanların büyük hatası bence… Dizinin en can alıcı oyuncusu için daha fazla titiz davranmaları gerekirdi. Alp bir büyüsün, ne canlar yakacak göreceksiniz…