Balyoz’u kurguladı

Kriptolu telefonların dinlendiği iddiasıyla açılan davada Gülen hakkında ağır suçlamalarda bulunuldu: FETÖ/PDY’nin amacı TC’yi ele geçirmek

16 Mayıs 2015 Cumartesi, 07:11
Abone Ol google-news

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, devlete ait kriptolu telefonların dinlendiği iddiasıyla arasında eski TİB Başkanvekili Osman Nihat Şen’in de bulunduğu 28 kişi hakkında dava açtı.

Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı fezlekeyi, ilçede ağır ceza mahkemesi olmadığı için yetkisizlik kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermişti. İddianamede, “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) Hakkında Genel Değerlendirme” başlığı altında, cemaate yönelik dikkat çekici suçlamalarda bulunuldu:

* Fetullah Gülen tarafından kurulan Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması kuruluş yıllarından itibaren toplumun dini duygularını istismar ederek ‘himmet’ adı altında topladığı finans ile yurt içinde ve yurt dışında faaliyete geçirdiği eğitim kurumlarında amaç ve ilkeleri doğrultusunda yetiştirdiği öğrencileri, elde ettiği mali ve siyasi gücü, örgütsel menfaat ve ideolojisi çerçevesinde kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek, aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük ve etkili siyasi ve ekonomik güç haline gelmek amacıyla hareket etmiştir.

Örgüt lideri Fetullah Gülen’in ‘Devletin tüm kılcal damarlarına sızma’ talimatı doğrultusunda tüm devlet kurumlarında kadrolaşmaya gidildiği, örgüt üyelerinin devlet kadrolarına atanması için yapılan sınavlarda sorulacak soruların sınav öncesinde temin edilerek örgüt üyelerine dağıtıldığı, bu şekilde örgüt üyelerinin devlet kadrolarına atanmalarının sağlandığı anlaşılmıştır.

* Kamuda faaliyet gösteren bütün kurumların her birinin başına örgüt tarafından ‘imam’ olarak adlandırılan ve ilgili kurumların hiyerarşik yapılarının dışında bulunan sorumluların atandığı, örgütün mevcut sistemi yıkmak yerine devletin tüm kurumlarını ele geçirmeyi hedeflediği, örgütün güçlü bir istihbarat ağına sahip olduğu, kamu kurumlarında çalışan örgüt mensuplarının elde ettikleri bilgileri örgüte aktararak bilgi havuzu oluşturdukları, örgütün hedeflerine ulaşmak için bu havuzdaki bilgi ve belgeleri kendisine yakın medya organlarına sızdırıp kamuoyu oluşturmak suretiyle kullanmıştır.

TÜBİTAK, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki örgüt üyelerinin çalışmaları ile, hukuka aykırı bir şekilde adli ve önleme dinlemesi kararları alarak, ya da herhangi bir karar almaksızın üst düzey siyasetçilerin, asker kişilerin, bürokratların, emniyet mensuplarının, yargı mensuplarının, gazetecilerin, bilim adamlarının ve tüm toplum kesimlerinin iletişimlerinin dinlendiği, elde edilen verilerin arşivlenerek örgüt çıkarları doğrultusunda kullanılmıştır.

* Başta Ergenokon, Balyoz, Askeri Casusluk, Devrimci Karargah, Tahşiye ve Kozmik Oda soruşturmaları olmak üzere çok sayıda soruşturmada kurguladığı delillerle, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, Emniyet Teşkilatında ve sivil toplum kesimlerinde kendisine muhalif gördüğü kişileri hedef alıp tutuklanmalarını sağlayarak tasfiye eden örgütün, artık devleti tamamen ele geçirdiği kanaatine vardığı ve 17-25 Aralık 2013 tarihlerine geldiğinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırma ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs edecek nitelikte hukuk dışı eylemlerde bulunduğu; Türkiye Cumhuriyetini teröre destek veren bir devlet olarak göstermek amacıyla, Suriye’deki Türkmenlere insani yardım götüren Milli İstihbarat Teşkilatına ait TIR’ları cebir ve şiddet kullanarak silah zoruyla durdurup Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarını gözaltına aldığı belirlenmiştir.