Baransu 2 suçtan tutuklandı... İşte emniyetteki ifadesi: Belgeleri 4 kişi inceledi

Balyoz belgeleri nedeniyle evinde yaklaşık 10 saat arama yapılan Taraf Gazetesi yazarı Mehmet Baransu, emniyet ifadesinin ardından adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Mehmet Baransu, belgeleri inceleyen 4 kişinin ismini verdi.

02 Mart 2015 Pazartesi, 15:57
Abone Ol google-news

"Balyoz'da Kumpas" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmanın ilk şüphelisi olan Gazeteci Mehmet Baransu tutuklandı. Baransu'nun tutuklama gerekçeleri ise şöyle: "Devletin güvenliği ilişkin belgerleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma, çalma", "Devlerin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme."

 

" GECEYİ EMNİYETTE GEÇİRDİ. 6 SAATTE 28 SORU YÖNELTİLDİ

Balyoz'da kumpas soruşturması kapsamında dün evinde 10 saat arama yapılan ve ardından gözaltına alınan Mehmet Baransu geceyi Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'de geçirdi. Baransu'ya emniyette 6 saatte Balyoz Belgeleri ve 'Karargah' isimli kitabına ilişkin 28 soru yöneltildi. 
 

ADLİYEYE SEVKEDİLDİ. SAVCI "TUTUKLANSIN" DEDİ

Emniyetteki işlemlerinin ardından Mehmet Baransu, sabah saatlerinde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Soruşturma savcısı Gökalp Kökçü, Mehmet Baransu'nun ifadesini almadı, dosya üzerinden inceleme yaptı. Savcı Kürkçü, tutuklama talebiyle saat 10.00'da Mehmet Baransu'yu nöbetçi 5. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk etti. 
 

3 SAATLİK SORGUNUN ARDINDAN HAKİM KARARINI AÇIKLADI

Hakim, 4 saat soruşturma dosyasını inceledi. İncelemenin ardından Mehmet Baransu hakim karşısına çıkarak, suçlamalara cevap verdi. Hakim aranın ardından 6 sayfalık kararını açıkladı. Kararda, şüphelinin, eylemine konu olayın 'Balyoz Darbe Planı' olarak bilinen plan ve bu plana ilişkin DVD, CD ve belgeler olduğu, bu belgelerle birlikte Egemen Harekat Planı'nın da şüphelinin temin ettiğinin anlaşıldığı ifade edildi. Egemen Harekat Planı'nın "Çok Gizli" gizlilik derecesine ait olduğu, bu plandaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararlar bakımından gizli kaması gereken nitelikte olduğunun anlaşıldığının belirtilen kararda, yine bu CD'lerdeki 118 adet gizli belgenin de çalındığı ifade edildi.
 

"ŞÜPHELİNİN BELGELERİ ALDIĞINI SÖYLEDİĞİ EMEKLİ ASKER OLDUĞUNU BİLDİRDİĞİ..."

Kararda şu ifadelere yer verildi: "Şüphelinin bir şekilde ele geçirdiği belgelerin kopyası olsa dahi ilgili mercilere teslim etmek yerine kendisi tarafından imha edildiğinin ifade edildiği, ancak imha edilip edilmediğinin henüz bilinmediği, bulunamayan gizli belgelerin halen nerede olduğu, kimin elinde bulunduğu, ne amaç ile kullanılacağının bilinmediği, şüphelinin belgeleri aldığını söylediği emekli asker olduğunu bildirdiği kişinin kim olduğu husunda henüz tespitinin yapılamadığı, bu kişi ile birlikte hareket eden başka kişiler bulunup bulunmadığının da henüz tespit edilemediği..." denildi.
 

"SOMUT DELİLLER VAR"

Kararında şüphelinin eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirildiği ifade eden hakim, Mehmet Baransu Türk Ceza Kanun'nun (TCK) 326. ve 327. maddelerini kapsayan "Devletin güvenliği ilişkin belgerleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma, çalma", "Devlerin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" suçlarını işlediği hususunda suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunduğunu belirtti.
 

KAÇABİLECEĞİ YÖNÜNDE ŞÜPHE BULUNDUĞU VE ADLİ KONTROL TEDBİRİNİN YETERSİZ KALACAĞI BELİRTİLDİ

Kararda şu ifadelere yer verildi: "Suçların yasada öngörülen cezalarının alt ve üst sınırı nazara alınarak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 100. ve devamı maddelerinde belirtilen tutuklama yasağı veya yargılama engeli gibi halin bulunmadığı, atılı suç yönünden şüphelinin alabileceği ceza miktarı gözönünde bulundurulduğundan kaçabileceği yönünde şüphe bulunduğu, soruşturmanın henüz tamamlanmadığı, çok kapsamlı bir şekilde ve çok yönli olarak soruşturmanın devam ettiği, atılı suçlar yönünden beklenen ceza veya güvenlik önlemi değerlendirildiğinde "Ölçülülük" ilkesi uyarınca daha hafif koruma önlemi olan adli kontrol tedbiri uygulanmasının bu aşamada yetersiz kalacağı, kanaatine varılmakla şüpheli Mehmet Baransu'nun tutuklanmasına karar verildi." 
 

BARANSU 2 SUÇTAN TUTUKLANDI

Mehmet Baransu Türk Ceza Kanun'nun (TCK) 326. ve 327. maddelerini kapsayan "Devletin güvenliği ilişkin belgerleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma, çalma", "Devlerin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme" suçlarından tutuklandı.
 

METRİS CEZAEVİNE KONULDU

Baransu'yu taşıyan araç saat 18.45 sıralarında  Metris Cezaevinin kapısına geldi. Mehmet Baransu kapının açılmasının beklendiği sırada otomobilin arkasında görüntülendi. Baransunun bu sırada sessiz kaldığı, anlık kameyara baktığı görüldü.

 

AHMET ALTAN, YASEMİN ÇONGAR, YILDIRAY OĞUR,KURTULUŞ TAYİZ VE BEN İNCELEDİK

Baransu ifadesinde, belgelerin kendisine nasıl geldiğini detaylı bir şekilde savcıya anlattığını belirterek, “Turan Çolakkadı’ya belgelerin bana nasıl geldiğini anlattım, o da tutanağa kısaca bunu yazdı. Bu tutanakta yanlış anlaşılmalarına konu olabilecek bir detayı da açıklayayım. ‘Bir kısmını orijinal CD’lerden aktarma yaptım, tarayarak aldım’ bölümü sanki ‘Belgeleri aldığım anda’ gibi bir anlam çıkartıyor. Ben Taraf Gazetesi’ne gelirken, yolda gördüğüm bir kişinin benimle bir haber için konuşacağını söylemesi üzerine, kendisiyle g örüştüm. Bana, çeşitli CD’ler, çeşitli belgeler, fotoğraflar, yazışmalar gösterdi. Bunların bir kısmı askeri yazışmalar bir kısmı el yazıları bir askerin tuttuğu notlardı. Kendisi 3 DVD bir CD halinde, bunları toparlamıştı. Bazı orijinal belgeler de bunların yanında idi. Onların bazılarına da bakma fırsatım oldu. Orijinal resmi yazışmalardı. Bunları da taradım. DVD ve CD içerisindeki belgelerle karşılaştırdım. Bazı belgelerin fotoğraflarını ve görüntülerini aldım. Gazeteye bu CD’leri götürdüğümüzde CD’nin içerisinde binlerce belge olduğu için, 6 kişi bu belgeleri taramaya başladık. Bilgi işlem sorumlumuz CD’lerle ilgili kopyalar çıkarttı. Her kişi bu belgeleri incelemeye başladı. Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur, Kurtuluş Tayiz ve ben diğerlerini hatırlamıyorum. Bu belgeleri inceledik. Ses kayıtlarına baktık, el yazılı notlara baktık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül dahil olmak üzere, AKP'nin üst düzey yetkilileri, belediye başkanları dahil, bir çok insanın tutuklanmasına yönelik bir darbe planı hazırlandığını gördük. Ardından da bunu haberleştirdik. Turan Çolakkadı bu CD’leri bizden talep edince gazetedeki CD’lerden aktarma yapıp bize geldiği şekliyle 3 DVD ve 1 CD’yi kendilerine teslim ettim” ifadelerini kullandı.

ORJİNALLERİ SAVCIYA TESLİM ETTİM

Bransu’ya “Fatih Cami Bombalanacaktı” manşetiyle iligli, “Belgeleri siz mi elde ettiniz” diye soruldu. Baransu, “ Ben dijital verileri elde etmedim” dedi. Baransu, Balyoz haberinden sorna savclılığın talimatıyla orijinal belgeleri teslim ettiğini söyledi.

CD’LERİ BENİM HAZIRLAMAM HAYATIN DOĞASINA AYKIRI

Emniyette Barasu’ya, “Tutanağa konu 4 adet DVD sizin tarafınızdan mı hazırlandı” sorusu da yöneltildi. Baransu, “Bu çelişkiye neden olan olay sayın Turan Çolakkadı’nın tuttuğu kısa tutanaktan kaynaklıdır. Ben hatırladığım kadarıyla haberden 8-9 gün sonra orijinal belgeleri aynı şahıstan aldım. Orijinal belgeleri devlete, savcılığa teslim ettim. Belgeler binlerceydi, onbinlerce sicil numarası vardı, onbinlerce isim ve rütbe vardı. Bunları bir gazetecinin bilmesi imkansız. CD’leri benim hazırlamış olma ihtimalim hayatın doğasına aykırıdır…. İddia edildiği gibi, sahte dijital verileri ben ürettiysem orijinal hallerini, kopyalarını neden hem cumhuriyet savcılığına hem askeri savcılığa vereyim” dedi.

HABER KAYNAKLARI SORGULANDI

İfade de, Baransu’nun haber kaynaklarını da sorgulandı. Baransu’ya, “Kaynak kişi olarak belirttiğiniz şahıs ile toplamda kaç defa hangi tarihlerde ve nerelerde görüştünüz”, “Hangi tarihlerde, hangi dijital verileri teslim aldınız”, “Kaynak olarak belirttiğiniz, şahıs ile nasıl irtibat kurarak buluşma gerçekleştirdiniz” diye soruldu. Baransu, da kaynağıyla iki kez görüştüğünü söyledi. Baransu, “İlk görüşmemiz de 3 DVD aldım, ikinci görüşmemizde Bavul içerisinde Balyoz davasına konu olan bavul içerisindeki belgeleri aldım” dedi.