‘Bari bir eli çıksın’

23 yıllık eşinin cenazesini hastane kapısında bekleyen Bediha Baykara, “Çocuklarımın bayramda gideceği bir babası olsun, bir el olsun götüreyim” diyor.

14 Ekim 2015 Çarşamba, 01:56
Abone Ol google-news

HDP’de bir yetkiliyle görüşmek için gittiğimizde görüyoruz Bediha Baykara’yı. Gözleri uzağa dalmış bir köşede oturuyor. Katliamda hayatını kaybeden Alanya’da mermer ustası olan Hasan Baykara’nın eşi olduğunu öğreniyoruz. 5 gündür hastane kapısında eşinin cenazesini bekliyor, Alanya’ya çocuklarına götürmek için.

Acı hikâyesini anlatırken, “Ben hiç ağlamayacağım” diyor. Katliam haberini alır almaz eşine telefonla ulaşmaya çalışmış. Ulaşamayınca da Alanya’dan can havliyle gelmiş Ankara’ya. Baykara, “İlk kez Ankara’ya geldim. Buraları soğuk oluyormuş. Örtümüzü ve ceketimizi başkasından aldık. Alanya sıcak olur” diyor.

23 yıllık eşiyle en son katliamdan önce telefonda konuşmuşlar. Sabah saatlerinde aramış Hasan Baykara, “Ben alana giriyorum. Yolda herhangi bir arama olmadı” demiş. “Ben de gelmek istedim” diyor Baykara, “İlk defa içimden geldi. Sonra da hayır dedim kendime. Bir şey olursa birimize olsun. Çünkü çocuklarımız var bizim evde, güzel çocuklarımız var. Bir görsen abisi, hepsi pırlanta gibi” diyor gözleri dolarak. “Ben hiç ağlamayacağım” diyor bir kez daha... Ankara’da hastane hastane dolaşmışlar. Eşini bulamayınca da Adli Tıp Kurumu’na gelerek o geceyi orada geçirmişler. “Gitmek istemedim oradan” diyor Baykara, “Eşime yakın olmak istedim” diye ekliyor. Ankara’da bir gönüllünün evinde kalmış daha sonra, zorla ikna edebilmişler Bediha Baykara’yı biraz dinlenmesi için...

‘Tıraş oldu, güzel giyindi’ Alanya’dan Ankara’ya gelen eşinin “bir düğüne gider gibi gittiğini” söylüyor Baykara, “Eşim çok mutlu gitti. O kadar mutluydu ki: Tıraş oldu, güzel giyindi. Çünkü barışa gidiyordu o” diye ekliyor. Baykara, Ankara’nın soğuğunda beklemenin zulme dönüştüğü saatler boyunca hiçbir yetkilinin kendisine gelip bir bilgi vermediğini söylüyor.

Ertesi gün anlamışlar eşinin belki de canlı bombaların en yakınındaki kurbanlardan biri olduğunu...

‘Gizlemeye çalıştı ama...’

Baykara çiftinin ikisi kız, ikisi erkek olmak üzere dört çocukları var. Erkek çocuklardan birinin adı Barış, en büyük kızı 1 Eylül’de, Dünya Barış Günü’nde evlendirmişler. Beş gündür Ankara’da eşinin cenazesini almayı bekliyor Bediha Baykara. Baykara, “Kızımla konuştum. Anne boş mu geleceksin diye sordu. Ben çocuklarıma babalarını götüreceğim” diyor.

Baykara, çocuklarından gizlemeye çalışmış katliamda babalarının vücut bütünlüğünün olmadığı gerçeğini... Onları nefretten korumak için. Bize de “Yazmayın, öğrenmesinler” diyor. Ama bunun olanaksızlığının da farkında. “Çocuklar her şeyin bilincindeler, her şeyi görüyorlar, dünya ellerinde” diye de ekliyor.

Çocuklarının nefretle büyümesini istemiyor: “Çocuklarımın babalarının durumunu bilmelerini istemiyorum. Bir eli olsun, DNA’da el çıksın. O eli götüreyim tabutun içine koyayım. Çocuklarının bayramda gidebileceği bir babaları olsun. Demesin, parçası yoktu. Devlete nefretle büyümesin. Benim çocuklarım o kadar sevgi dolu ki...” Gazeteler ve televizyonlara tepki gösteriyor Baykara, “Gerçekleri yazın, gösterin” diyor. “Benim çocuğumun yolunu dağa göstermeyin” diye ekliyor. “Nasıl dağa gidiyorlar diye herkes konuşuyor ya; işte böyle... Sen babasını paramparça ediyorsun, sen annesine ya da kız kardeşine bilmem ne yapıyorsun, çocuk tabiki de gidiyor. Çocuğumun oraya gitmesine izin vermeyeceğim. Barış için babaları kendini feda etti” diyor.