FETÖ’cü itirafı

FETÖ’cü itirafı

31.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dün Saray’ın görevlisi konumundaki Kılıçdaroğlu ile CHP’nin son seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in iki ayrı bayramlaşma toplantıları öncesi başkent kulislerinde bir dedikodu döndürülüyordu.

Söylenenlere bakılırsa Kılıçdaroğlu ekibi iktidarla el ele, Özgür Özel’i hem yolsuzluk hem de FETÖ’cülük ile suçlayıp dokunulmazlığını kaldırıp tutuklatma yoluna sapacaklardı.

Oysa, dün gazetemizde yayımladığımız kimi somut bilgiler tersini gösteriyordu. Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık dönemi boyunca casusluk örgütü FETÖ’cüler ile görüşmüş, onların rotasına uygun işler yapmış, hatta FETÖ’cüleri milletvekili, PM üyesi ve başdanışmanı yapmıştı. FETÖ’cü gazetelerin yazar ve yöneticileri ile sıkı fıkı ilişkiler geliştirmişti.

Dün CHP Genel Merkezi’nin önündeki konuşmasında, Kılıçdaroğlu konuyu gündeme getirip FETÖ terör örgütü başta olmak üzere ve hiçbir yurtdışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı olmamış alnı ak başı dik bir kişi olduğunu söyledi ve devam etti: “Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.

Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardından dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum.

Öyle anlaşılıyor ki özür dilerken bile Kılıçdaroğlu, siyasal kişiliğinin bir parçası haline gelmiş olan doğruyu söylememek alışkanlığını sürdürüyor. O ajanlar, ardından sinsice sızmamışlardı. Onları partide kabul ederken, onlar ile orada burada görüşürken, onları CHP yönetimlerine taşırken onların hepsinin casusluk cemaatine bağlı olduklarının ayrımındaydı. Ne yaptıysa bile bile yaptı.

Tıpkı bugün gibi. İleride ne diyecek Kılıçdaroğlu?

Özgür Özel ve arkadaşlarının, CHP’nin seçilmiş yöneticilerinin, belediye başkanlarının, bürokratlarının uyduruk yolsuzluk ya da FETÖ’cülük gibi savlarla suçlanıp tutuklanmasına ya da tutuklu kalmasına göz yumduktan sonra “Beni Saray kullanmıştı ama ayrımında değildim” deyip yine özür mü dileyecek?

Siyasetçiler yaptıklarıyla tarihe geçerler.

Örneğin, Turgut Özal’ın üstüne, yüz binlerin eylemlerde dile getirdikleri “Çankaya’nın şişmanı, işçi düşmanı” sloganı sinmiştir. Özal, öyle anılır ve anılacaktır.

Dün Güvenparkı’nda toplanan ve Anıtkabir’e yürüyen onbinler de “Hain Kemal” diye çığlıklandılar.

Görüyor musun Sayın Kılıçdaroğlu, duyuyor musun, hissediyor musun?

Tarihe böyle mi geçeceksin.

Madem özür dileyebiliyorsun, şimdi dile ve kurultaya git.