Barış İçin Akademisyenler: Almanya’da güvencesizlik, Türkiye’de işsizlik

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıkları gerekçesiyle kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) görevlerinden ihraç edilen ve tüm hakları ellerinden alınan Barış İçin Akademisyenler’den bir kısmı burs buldukları Alman üniversitelerinde akademik yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

23 Kasım 2020 Pazartesi, 06:00
Barış İçin Akademisyenler: Almanya’da güvencesizlik, Türkiye’de işsizlik
Abone Ol google-news

Potsdam Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak çalışan Dr. Muzaffer Kaya, “Biz Türkiye’den buraya siyasi bir eylemin bedeli olarak geldik. Belki çok büyük bir eylem değildi ama sonuçları ağır oldu. Türkiye’de beraat ettiğimiz halde işlerimize dönüp dönmeyeceğimiz belirsiz. Dolayısıyla bu bir geleceksizlik getiriyor bizlere” diye konuştu. 

Almanya, AKP hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan ettiği olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkarılan KHK’lerle görevlerinden ihraç edilen Barış İçin Akademisyenler’in, ülkeyi terk etmek zorunda kalmalarının ardından en çok gittikleri ülkelerin başında. 

Bu durumun altında ise Almanya’daki devlet destekli vakıfların risk altında bulunan akademisyenlere diğer ülkelere oranla daha fazla burs olanağı sağlaması yatıyor. 200 civarı “Barış İçin Akademisyenler” bildirisi imzacısı akademisyenin ihraçların ardından Almanya’ya geldiği tahmin ediliyor. Büyük bir kısmı ise Berlin’de. Burada yaşayan akademisyenlerin temel sorunları arasında hâlâ çözülemeyen pasaport problemi ve Alman akademisinin güvencesizliği var. 

Akademisyenler bir yandan Türkiye’de kalan meslektaşlarıyla dayanışmak için çok sayıda faaliyet yürütürken bir yandan da kendi tabirleriyle “bildikleri en iyi şeyi yapmaya” devam ediyorlar. Yani dersler vermeye... Bildiri imzacılarından akademisyen Muzaffer Kaya, 2016 yılında cezaevinden çıktı. Nişantaşı Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nden ihracının ardından Türkiye’de bir süre iş arayan Dr. Kaya, OHAL başlayınca bunun artık imkânsız hale geldiğini söylüyor. Bu süreçte bulduğu bir bursla Berlin’e gelen Kaya, şu anda da misafir araştırmacı olarak Potsdam Üniversitesi’nde çalışıyor. 

Almanya’daki akademisyenlerin yaşadıkları zorlukları da anlatan Kaya şöyle devam ediyor: “Buraya gelenler süreli burslarla geldiler. Bu bursların uzunluğu en iyi ihtimalle 2 yıl ve sonrası tamamen belirsiz. Türkiye’de beraat ettiğimiz halde işlerimize dönüp dönmeyeceğimiz belirsiz. Buradaki akademi de son derece güvensiz hatta Türkiye’den daha neoliberal şartlarda. Dolayısıyla bu bir geleceksizlik getiriyor bizlere. Buradaki arkadaşlarımızın bazılarının bursu bitti. Türkiye’ye dönseler zaten iş bulamayacaklar. Bu iktidar sürerken Barış İçin Akademisyenler’in Türkiye’de iş bulması pek olası görünmüyor.”

‘SONUÇLARI AĞIR OLDU’

Bu dayanışma faaliyetleri kapsamında bir dernek oluşturduklarını belirten Kaya, şu anda 100 civarında üyelerinin bulunduğunu belirterek dayanışma faaliyetlerini şöyle anlatıyor: “Biz Türkiye’den buraya sonuçta siyasi bir eylemin bedeli olarak geldik. Bu belki çok büyük bir eylem değildi ama sonuçları ağır oldu. Dolayısıyla barış ve demokrasi isteğimizi, demokratik duruşumuzu burada da sürdürmeye çalışıyoruz. Buradaki demokratik kesimlerle de bağ kurmaya çalışıyoruz.”

15 yıl çalıştığı Yıldız Teknik Üniversitesi’nden 2017’de ihraç edilen Şehir Plancısı Tuba İnal Çekiç de Humboldt Üniversitesi’nde araştırmacı olarak görev yapıyor. 

Çekiç, “Türkiye’de kalmış olsaydım profesör olmuş olabilirdim ama burada hala bir ara kademede çalışır durumdayım. Burada, bize bakış açısı sorunlu olabiliyor. Türkiye’den geldiyseniz hiçbir şey bilmiyormuşsunuz gibi davrananlar olabiliyor. Ancak Türkiye akademisi öyle bir yer değil” diyor. 

Türkiye’ye ilişkin düşüncelerini sorduğumuzda ise şu yanıtı veriyor: “Türkiye’ye dönmekle ilgili şu aşamada bir planım yok, çünkü tek başıma yaşamıyorum, bir ailem var. 4.5 senedir burada yaşıyoruz ve zaten onlar da bu süreçte bir travma geçirdi. Eşim işini, çocuğum okulunu bırakıp gelmek zorunda kaldı. Dönsek bile artık eski üniversitelerimizde çalışmamızın çok kolay olabileceğini sanmıyorum. Arada kırgınlıklar, kızgınlıklar var. Bizim için dönmek o kadar kolay olmayacaktır.”

OFF UNİVERSİTY YENİ DÖNEMİNDE

2017 Şubat ayında kurulan Off University de Almanya'da yaşayan akademisyenlerin kurduğu önemli bir dayanışma faaliyeti. 

Bu dönem yeni eklenenlerle birlikte Türkiye’den 25 akademisyenine destek sağlandı. Çoğu Barış Akademisyeni idi. 

Çok sayıda ülkeden risk altındaki akademisyenlerin de dahil edildiği ve online ders verebildiği Off University projesi, Almanya’da şu an yaklaşık 10 üniversite ile işbirliği halinde. 

Off University’i anlatan Çekiç, “Biz yola önce Türkiye'deki akademisyenler için çıktık çünkü onlar için bir şey yapma ihtiyacı hissettik. Sonra risk altında olan diğer ülkelerdeki akademisyenlerle de birlikte çalışmaya başlayınca enternasyonal bir boyut kazandık. Şu anda Çin’den ABD’den, Azerbaycan’dan yani dünyanın her yerinden akademisyenler var projede” ifadelerini kullanıyor.

Çekiç yeni dönemi ise şöyle anlatıyor:

“Bu kış döneminde ise 8 dersimiz var. 4’ü Türkiye'den, 4’ü ise başka ülkelerden akademisyenler tarafından veriliyor. Biz üniversite değiliz ama aracı bir platform olarak hocayı üniversite ile ilişkilendiriyoruz. Öğrencilere biz ulaşmaya çalışıyoruz.  Biz yola şu amaçla çıktık; bir hocayla çalışıyorsak hocanın o dönem geçim derdi olmasın. Aynı zamanda isteyenin istediği konuda ders alabileceği bir platform kurmaya çalıştık. Öğrenciler ücretsiz olarak derslere katılım sağlıyor, isterlerse kredi de alabiliyorlar. 

3.5 yılda gelebileceğimiz en iyi yere geldik bana göre. Bundan sonrası için ise, daha çok üniversite ile anlaşma yaparak daha çok insana olanak sağlayabilir, daha fazla öğrenciye ulaşabiliriz.”