Bir aşk ve direniş öyküsü!

Eşi ve çocuklarıyla bütünleştiği hayatına meşum bir el dokundu ve mahkemeler, tutuklanmalar, hapisler girdi, hayatları tepetaklak oldu. Ordunun parlak deniz subayı eşinin tutuklanmasının ardından vardiya ona geçti, artık o savaşacak ve her şey bittiğinde de oturup yaşananların kitabını yazacaktı!

10 Eylül 2021 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

Rengin Gürdeniz’in ilk ve şimdilik tek kitabı. Roman değil, öykü değil, kurgu değil. Bir iç dökme. Bir belgesel. Başına bütün o yaşadıkları gelmeseydi, herhalde kitap yazmak aklına hiç gelmeyecekti.

FETÖ’nün orduya kurduğu kumpaslara, adaletin sadece isminin kalmasına başta AKP iktidarı, kamuoyu seyirci kaldı, hatta iktidar ellerini ovuşturdu. Çünkü zaten oyun ortaktı: FETÖ iş birliğiyle laik düzenin ve anayasanın güvencesi olan TSK’yı saf dışı etmek!

Ne yazık ki önce yargıyı düzenlemiş, FETÖ’cülerin ellerine bırakmışlardı. Medya da TARAF paçavrasıyla şekillendiriliyor, “Yetmez ama EVET”çi işbirlikçileri ise “maksat askeri vesayeti ortadan kaldırmaksa hukuksuzluk teferruattır” mottosuyla olanlara meşruiyet kazandırıyorlardı.

BİR AVUÇ CESUR KADIN!

Hukuksuzluklara karşı çıkmak, TSK’nın Atatürkçü subaylarının darbeci suçlamasıyla hapse atılmasına, üst kadroların tasfiyesine dur demek de darbecilik sayıldığından medya da seyirci kalmış mıydı!

Yapayalnız bırakılan subaylar, önce sanık, sonra mahkûm oldu; seslerini bile duyuramadılar! İşte o dönemde “VARDİYA” eşlerine kaldı, bir avuç cesur kadına.

İşin garibi darbeci yaftası yiyenler nedense hep denizcilerdi? İşte o denizcilerin eşleri “Vardiya Bizde” dediler ve hayatlarında hiç akıllarına gelmemiş bir role soyundular: Kamuoyu oluşturmak, sokaklarda protesto gösterileri yapmak! Bir subay eşi için ne kadar inanılmaz bir durum.

ZOR OLSA DA BAŞARDILAR

Rengin Gürdeniz’i bu gösterilerde tanıdım. Cesur ve becerikliydi. Günlerce, aylarca hatta yıllarca “Sessiz Çığlık” eylemlerinde sokaklarda üniversite öğrencisi gibi çalıştı. Önce yapayalnızdılar, giderek kalabalık oldular, giderek sessiz çığlıklarını bütün ülke duydu.

O ve arkadaşlarının önceliği eşlerinin başına gelen haksızlığa karşı çıkmak ve bunu duyurmak, dolayısıyla engellemekti. Zor da olsa başardılar ama ne bedeller ödeyerek. Ölenler, hastalananlar, görevlerini, kariyerlerini, geleceklerini, hayatlarını kaybedenler.

İKTİDARIN BİTMEYEN KİN, NEFRET VE KORKUSU!

Her şey bitmiş gibiydi, “Artık huzurla köşemizde oturalım yeter”, dedikleri dönemde, amirallerin whatsapp grubunda “Cüppeli amirale” büyüyen infiali kamuoyuna taşımaya karar vermeleri onları tekrar mahkemelere, tekrar göz altılara, tekrar tutuklamalara kadar götürdü. Anlaşılan iktidarın onlara karşı kin ve nefreti, dahası korkusu geçmemişti!

Rengin Gürdeniz işte o zaman eşine kavuştuğu için yarım bıraktığı kitabını tamamlamaya karar verdi:

“MUTABIKIZ” yine bir askeri deyim. Cem Gürdeniz ona 18 yaşındayken evlenme teklif ettiğinde de aralarında espri konusu olan bir pilot deyimiyle karşılık vermişti: “Mutabıkız!” Yani OK!

AŞK VE İSYANIN RENGİ!

İşte onun için bu kitabı ben bir “aşk ve direniş” öyküsü olarak tanımlıyorum. Rengin Gürdeniz, eşi Deniz Kuvvetlerine komutan olması gerekecek kadar değerli, Mavi Vatan’ın isim babası, Cem Gürdeniz’e yaşamını endeksleyecek kadar aşık; hâlâ. Direniş öyküsü ise bütün o yaşadıkları.

Her an eşinin ve çocuklarının yanında ve arkasında olmak, eşi ve arkadaşlarının uğradıkları haksızlığı kamuoyuna yansıtmak, o girdaptan kurtulmalarını sağlamak. Bir denizci subay eşi ve anne iken sokak direnişçisi olmaya evrilmenin nedeni bu: Aşk ve isyan!

Öylesine subay eşi ki, bir yere vardıklarını anlatmak için farkında olmadan “intikal etmek” diye yazabiliyor hâlâ!

FETÖ kumpaslarıyla mağdur olan subaylar, gazeteciler, akademisyenlerin hepsi pek çok kitap yazdılar, böyle bir külliyat oluştu. Ama benim bildiğim, iki eş var eline kalem alıp direnişini yazan. Yazmak hem terapidir, onların ruh sağlığına iyi gelir, hem de tarihe belgedir.

Eline sağlık Rengin Gürdeniz. Üniversiteyi, çalışma hayatını, kariyer planlarını eşine olan aşkından elinin tersiyle itivermiş olman seni bir gün yazar yaptı!