Birinci Ergenekon davasının 114. duruşması

Birinci ''Ergenekon'' davasının 114. duruşmasında Hakan Saraylıoğlu'nu ''tasarlayarak öldürmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan ve bu dosya ile birleştirilen davaya ilişkin Serhan Bolluk'un ek savunma verdi.

05 Ekim 2009 Pazartesi, 08:40
Abone Ol google-news

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan yargılamanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanıklar Erkut Ersoy, Kahraman Şahin, Ergün Poyraz, Selim Akkurt, Ümit Oğuztan ve Ümit Sayın katılmadı.

Duruşmaya, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 24 tutuklu sanık geldi. Duruşmada, tutuksuz yargılanan sanıklar Güler Kömürcü Öztürk ile Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk da hazır bulundu.

Duruşmada, Hakan Saraylıoğlu'nu ''tasarlayarak öldürmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan ve bu dosya ile birleştirilen davaya ilişkin Serhan Bolluk ek savunma verdi.

 

Bolluk'un ek savunması

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, ek savunması alınan Bolluk, terör örgütü DHKP/C tarafından infaz edilen Hakan Saraylıoğlu'nun tasarlayarak öldürmesine iştirak ettiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını ileri sürdü. İddianamede belirtildiği gibi Saraylıoğlu'nun örgüt elemanları tarafından yapılan sorgusuna katılmasının mümkün olamadığını ifade eden Bolluk, ''Ne DHKP/C örgütü ile bir alakam, ne de bu örgütten herhangi biriyle bağlantım var. Terör örgütü üyelerinin beni böyle bir sorguya çağırdıkları yönündeki iddialar hayal ürünü ve gerçek dışıdır. İşçi Partisi (İP) üyesiyim. 30 yılı aşkın süredir İP'liyim. Partimizin böyle bir örgütle alakası yoktur. Partimiz bu tür terör örgütlerinin karşısındadır'' dedi.

Serhan Bolluk, ek ifadesinin ardından yapılan çapraz sorgusunda, savcı Nihat Taşkın'ın bir sorusu üzerine, DHKP/C terör örgütünün şahsına yönelik bir tehdidi bulunmadığını, ancak Aydınlık dergisi yöneticilerinin bu örgüt tarafından uzun süredir tehdit edildiğini öne sürdü.
''Ergenekon'' ismini ilk kez soruşturmanın başlamasıyla duyduğunu iddia eden Bolluk, ajandasında yer alan notlara ilişkin üye hakimler Hasan Hüseyin Özese ve Sedat Sami Haşıloğlu'nun sorularına karşılık, ''Bu notların kimden geldiğini hatırlamıyorum. Bu bilgileri ciddiye almadığım için telefonla aramamışım, haber yapmamışım. Her gün öyle bilgiler gelir ki cazipliğine kapılır gidersin. Yalan haber yaparsın. Kanaatim olumsuz olduğu için haber yapmamışım'' diye konuştu.

Bolluk, üye hakim Haşıloğlu'nun, ''Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesi ile 1978 Maraş olayları arasında bir bağ olduğuna ilişkin haber yaptınız mı?'' sorusuna ise, Dink'in katledilmesini sağlayan ve Maraş olaylarını yapanın aynı örgüt ''gladyo'' olduğunu savundu.

Serhan Bolluk, Haşıloğlu'nun ikinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin ile cezaevinde öldürülen Sabancı Suikastı hükümlüsü Mustafa Duyar arasında habercilik anlamında bir bağlantı kurup kurmadığına ilişkin soruya da ''Hayır'' cevabını verdi.

Bolluk'un ardından söz alan tutuklu sanık İP Genel Başkanı Doğu Perinçek de, İbrahim Şahin'in, kendi el yazısının bulunduğu bir kağıt verdiğini belirterek, ''Kağıtta, (Size suikastı yapacak olan adam Yunus Emre Uyar)dır, diyordu. Ergenekon dosyasında, İbrahim Şahin ile ilgili bölümde, MHP İzmir İl Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Perinçek suikastının başında olan adam olduğu yazıyor. Yunus Emre Uyar, bir minibüs dolusu insanı Doğu Perinçek'i vursunlar diye Ankara'ya gönderiyor. Bunlar, kadrolu MİT mensubudurlar. Savcılar, Dervişoğlu'nun suikast olayını araştırmıyor'' iddiasında bulundu.

Tutuklu sanık Nusret Senem de, terör örgütü DHKP/C'nin, uyuşturucu işinde olduğuna dair Aydınlık dergisinde yapılan haberler nedeniyle kendilerine düşman olduğunu kaydetti.