Biz de her şeyi yapabiliriz!

İBB’nin göreve başlattığı 3 kadın cankurtarandan biri olan Doğa Yağcı: “Kadınlar çok geri plana itiliyor. ‘Kadın evde durur, iş yapar’ deniliyor. Neden? Biz insan değil miyiz, biz de her şeyi yapabiliriz.”

06 Temmuz 2020 Pazartesi, 11:46
Abone Ol google-news

Fotoğraflar: Vedat Arık

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, tarihinde bir ilke imza attı, kadın cankurtaranları işe aldı. O isimlerden biri de 24 yaşındaki Doğa Yağcı. Şile Ayazma Plajı’ndaki görevine başladı, hatta 3 vakaya müdahalede bulundu bile.

Doğa Yağcı, şimdilik Şile’deki plajlarda görev yapan tek kadın cankurtaran. İstanbul’da şu an, diğÇatalca ve Riva dahil toplamda 3 kadın cankurtaran olarak görevde. Çocukluğundan beri spor yapan ve daha önce de taksiciliğe merak salan Yağcı, kadınların istediklerinde her işi yapabileceğine inanmış hayatı boyunca. “Bu işin kadını erkeği yok, önemli olan kondisyon ve çalışmak” diyor.

Neden cankurtaranlık?

18 yaşımdan beri istiyordum. Voleybolla başlayıp, kick boksla, aikido ile devam eden bir spor hayatım vardı. Güç ve kondisyon gerektiren işleri seviyorum. Cankurtaranlık da denizi ve yüzmeyi sevdiğim için hoşuma gidiyordu. Hayalini kurduğum mesleği yapıyorum.

TEHLİKELİ AMA GURUR VERİCİ

Nasıl bir meslek?

Aslında çok zor ve tehlikeli. Boğulma vakalarında kurtarmaya çalıştığınız kişi sizi de boğabilir. Tehlikeli bir meslek ama bir yandan da gurur verici. Birilerine yardım ediyorsunuz. Doktorluk nasılsa bu da öyle bence, çünkü hayat kurtarıyorsunuz. Ben buradayken ilgilendiğimiz 3 tane boğulma vakası oldu. Ekip olarak müdahale ettik. Ben kendime inandığım için şu an buradayım. Ama tek başına yapılacak bir iş değil. Ekipman ve ekip işi.

İşe başlamanız nasıl oldu? Kabul edilince ne hissettiniz?

İki üç yıldır belediyelere kadın cankurtaran alımı var mı diye araştırıyordum. Bu yıl da araştırmaya başlamıştım. Bu sefer içimde bir heyecan ve umut vardı. Şu anki şefimizin yanına gidip “Ben cankurtaran olmak istiyorum” dedim. O da, “Yapabileceğine bizi ve kendini inandır, eğer olmak istiyorsan olursun” dedi. Karantina süreci boyunca kondisyonumu güçlendirmek için elimden geleni yaptım, hava soğuk da olsa yüzdüm. Bu sayede, zor olan eğitimlerde başarılı oldum. İlk defa yapılan bu projenin içinde olmaktan gurur duydum, çok mutluyum.

Nasıl bir eğitimden geçtiniz?

Önce mülakata girdik. İkisi de çok zorluydu. Örneğin suyun üzerinde bir canlıyı taşıma teknikleri var, bunlara hâkim olmak gerekiyor. Suda ve karada eğitimlerimiz 1 hafta sürdü. İlkyardım dahil pek çok konuyu kapsıyordu. Kadınlar da erkekler de aynı sınavlardan geçtiler. “Sen kadınsın sana tolerans gösterelim” gibi bir durum hiç olmadı.

Cankurtaranlığın kadınlara uygun olmadığına dair algı var...

İnsanlar yanlış düşünüyor. Eğitimlerde erkekler ne yapıyorsa ben de aynısını yaptım, hiçbir farkımız yoktu. Kondisyon yeterli olduğu sürece herkesin yapabileceği bir iş. Tıpkı diğer mesleklerde olduğu gibi bunda da kadın erkek diye bir ayrım yok, olmamalı. Kadınlar çok geri plana itiliyor. Kadın evde durur iş yapar deniliyor. Neden? Biz insan değil miyiz, biz de her şeyi yapabiliriz.

A KADIN CANKURTARAN!

İstanbul’da yalnızca 3 kadınsınız. Az bir sayı değil mi hâlâ?

Çok az... Her plajda en az bir kadın cankurtaran olmalı. Kadınları güçsüz görüyorlar. “Erkekler daha güçlüdür, bir kadın bir erkeği kurtaramaz” gibi yanlış düşünceler var. İnsan istiyorsa, her şeyi yapar. Zaten kondisyonuna, gücüne güvenmeyen bu işi yapamaz. Çalışmak önemli. Bunu ısrarla söylüyorum, hiçbir meslek de kadın erkek ayrımı olmamalı. Bu işten önce de ben taksicilik yapmak istemiştim ancak belgeleri toplayamadığım için yapamamıştım. 

Nasıl karşılandınız plaja gelenlerce?

İnsanlar şaşırdılar. Yanlarından geçerken “A kadın cankurtaran!” şeklinde tepkiler verilince başlarda utandım. Hatta merkezde mi kalsam diye çok diye düşündüğüm bile oldu... Daha önce görülmemiş bir şey görmüşler gibi tepkiler verdiler. Bu da beni biraz korkuttu. Sosyal medyada da “Kadın cankurtaran varsa erkekler kendilerini boğuluyorum diyerek suya atar” şeklinde mizahi yorumlar gördüm. Ben de espri kaldırabilen bir insanım zaten, o yüzden eğlendik sadece bu yorumları okuyunca. Genel olarak insanlar gurur duyduklarını söylediler. “Kadından can kurtaran olmaz” diyenler de gelip görsünler oluyor mu olmuyor mu? Gördüğünüz gibi olabiliyor.

Ekipteki tek kadın olarak zorluk çekiyor musunuz peki?

Arkadaşlarımın hepsi bana çok yardımcı oluyor. Küfür etmiyorlar, konuşmalarına dikkat ediyorlar. Kadınım diye temizliği bana bırakmıyorlar. (Çünkü bazı yerlerde bu böyle oluyor.) Bir yerde kadın olunca orası farklı bir yer haline geliyor bence.

Kadınlara ne söylersiniz?

“Ben yapamam, insanlar ne der” demesinler kesinlikle. Israrcı olsunlar. Hayallerinin peşinden koşsunlar.