Bugünler geçsin bak neler neler yapacağız

Eminim hepimizin “Şu kötü günler bir geçsin, şöyle yapacağım, böyle yapacağım” falan gibi kendimize ve çevremize vermeye başladığımız sözler vardır. İşte bunları bir kenara yazın, not edin.

08 Nisan 2020 Çarşamba, 16:40
Abone Ol google-news

Günlerdir, haftalardır koronavirüsle yatıyoruz, Kovid-19'la kalkıyoruz. Eee boşuna dememişler “Her şeyin başı sağlık” diye. Hatta elimde imkan olsa dünya ile ay arasına bir pankart açıp üzerine yazardım bu sözü. Uzaylı falan varsa görsün de ders alsın diye. Tabii yanına bir pankart daha koyardım, “Dikkat bu gezegende salgın var” diye. Bunu da tam da bu zamanda gelmeye kalkan uzaylıları korumak için yapardım. Yazıktır, bilmeden gelip koronavirüs taşımasınlar gezegenlerine. Ama bunları yapamıyorum, çünkü her ne kadar salgın nedeniyle dünya durmuş olsa da ay dönüyor. Orada yok Kovid-19 falan. Neyse, asıl konumuza gelelim…

Herkes çok sıkıldı bu salgından. Kimi gelecek endişesiyle kendini yiyip bitiriyor, kimi orayı burayı dezenfekte etmekten helak oldu, kimi evde oturmaktan sıkıldı. Sonuç olarak bu durum nedeniyle keyif alan ya da eğlenen tanımıyorum. (Varsa da diyecek bir şey bulamıyorum) Ne güzel hayatlarımız varmış aslında. Bir anda Beşiktaş'tan Kadıköy vapuruna binip karşıya geçmekten bile korkar olduk. İşte bu noktada tüm bunları bırakıp bu iş bitince neler yapacağımızı konuşalım da biraz moral bulalım istedim.

Sarıyer'e bile giderim

Mesela ben yaşadığım muhit olan Kurtuluş'tan çıkmamamla tanınırım. Arkadaşlar “Gel Beşiktaş'ta rakı içeceğiz” dese “Siz gelin Pangaltı'na, Beşiktaş uzak” diyen bir modelim. Gitmediğim de çok olmuştur. Hatta geçen bu salgından önce “Bir gün Vefa'ya gidelim, hem gezer hem boza içeriz” falan demişlerdi de “Nerede kalacağız oraya gidince, günübirlik gidip dönülmez oradan” diye cevap vermiştim. Ama şu illetten bir kurtulsun dünya bırak Beşiktaş'ı, Vefa'yı, Sarıyer'e bile giderim. Bu son cümle de vizyonsuzluğumun kanıtı gibi oldu ama benim için ne kadar büyük bir vaat olduğunu bilmeniz zor tabii. Kurtuluş'a uzak çünkü.

Eminim hepimizin “Şu kötü günler bir geçsin, şöyle yapacağım, böyle yapacağım” falan gibi kendimize ve çevremize vermeye başladığımız sözler vardır. İşte bunları bir kenara yazın, not edin. Çünkü kötü günler geçince insanın o günleri kısa sürede unutmak gibi bir sakatlığı var ki atasözlerine konu olmuştur bu. Hatta sırf zaman geçirmek için kendinize “Yapmak istediklerim, yapamadıklarım ama yapacaklarım” gibi bir liste oluşturun ve bunu da ciddiye alın. Bugünler elbet bitecek ve sağ salim çıkmayı başardığımızda belki de başka bir dünya bizi bekliyor olacak. İşte o dünyaya da bir hazırlık olur. Hem kendimizle de konuşmuş oluruz. Çünkü salgından önceki koşturmaca da pek çoğumuz buna fırsat bulamıyordu. O nedenle zamanımızı evde geçirmek zorunda olsak da en azından boşa geçirmeyelim, hayatımızda en yakınımız olan kendimizi bu zaman diliminde daha çok tanıyalım. Ne dersiniz?

Kapak fotoğrafı: Vedat Arık