Burun estetiği sonrası hastaların bir kısmı nefes almada sorun yaşayabiliyor

Doç. Dr. Fatih Irmak ve ekibinin yaptığı çalışma, burun ameliyatı sonrası gelişen nefes darlığı sorununun sebebini çözmeye yönelik. Irmak ve ekibinin çalışması geçen aylarda ABD’nin saygın tıp dergisinde yayımlandı.

11 Ağustos 2020 Salı, 02:00
Burun estetiği sonrası hastaların bir kısmı nefes almada sorun yaşayabiliyor
Abone Ol google-news

Burun estetiği ameliyat olanların yaklaşık yüzde 10-20 kadarında nefes almada sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu problemden yola çıkan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Irmak, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde 20 kadavra üzerinde yaptığı araştırma ile kıkırdak ve kemik geçişlerini inceledi. Irmak, araştırmadaki amacını “Kıkırdakların arasındaki bağı bulmayı hedefledik. Çünkü burun estetiğinden sonra hiçbir nefes sorunu yaşamayan insanlar sorun yaşayabiliyor. Ameliyatlar sonrası iki kıkırdak arasındaki bağlantı bozuluyor. Bunu tamir ederek nasıl ameliyatı yapabiliriz, bunu araştırdık ve araştırmamız ABD’deki saygın tıp dergisinde yayımlandı” dedi. 

Burun estetiği dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor. Günümüzde estetik kadar estetikte yaşanan mağduriyetler de konuşulmaya başlandı. Özellikle ameliyat sonrası nefes alma problemleri, burun ucundan memnun olmama gibi sorunlarda gündeme geliyor. Estetik sonrası yapılan revizyon ameliyatları, ameliyat sonrası rahat nefes alma gibi çok sayıda araştırmaya imza atan Irmak ile konuştuk. 

‘ÇOK SAYIDA YAPI VAR’

Irmak, burun estetiğinde kıkırdak ve kemik geçişlerinde özellikle bilinmeyen çok sayıda yapı olduğunu anımsatarak “Kadavralar üzerinde araştırmasını yaptık. Kemik ve kıkırdak kesitlerini aldık, o kesitler üzerinden mikroskop altında inceledik. Bunları tutan bağların nereden geçtiğini, nereye yapıştığını, nasıl bir bağ olduğuna yönelik yeni tanımlamalar yaptık. Bu tarz bir çalışma dünyada çok az sayıda. CTF labarotuvarında yaptığımız çalışmanın sonuçları bir süre önce açıklandı ve ABD’nin saygın tıp dergisinde yayımlanarak literatüre girdi” dedi. 

‘AMAÇ SORUNSUZ ESTETİK’

Burun estetiğinden sonra, hiçbir nefes sorunu yaşamayan insanların sorun yaşayabildiğini anımsatan Irmak, “Bu ameliyattan sonra nefes sıkıntısının sebeplerine yönelik bir çalışmaydı aslında. İki kıkırdak arasındaki bağlantı ameliyatta aslında bozuluyor? Ameliyat sırasında kesilen kıkırdağı tekrar tamir etmenin önemini araştırdık. Bunun tamir edilmesi oradaki bağların, fonksiyonların yerine gelmesi demek. Ameliyat sırasında burun içindeki deriyi kesip ameliyatı yapıyoruz, yaptıktan sonra kestiğimiz yerleri tekrar onarmamız gerekiyor. Orada onarılacak bir şey var mı yok mu ona bakmak gerekiyor” dedi. Irmak, özetle şunları kaydetti:

“Burun ameliyatları sırasında kıkırdaklar arasındaki ilişkinin tekrar eski haline getirilmesi gerekiyor. Ameliyattan sonra bunlar üst üste alt alta gelebiliyor. Bunları onarmak gerek. Dünyanın en prestijli plastik cerrrahi dergisi olan ‘Plastic and Reconstructive Surgery’de yayımlandı. Biz bunu kanıta dayalı olarak sunduk ve aradaki ilişkiyi sağlayan bağların tam olarak ne olduğunu bildirdik. Ülkemizde burun estetiği çok yaygın, bütün dünyada ameliyat sonrası komplikasyonlar yaşandığını gördük. Bunu yaşamamak için daha koruyucu cerrahi yapıyoruz.”

KABURGADAN KIKIRDAK

Doç. Irmak’ın geçen yıllarda yaptığı bir başka çalışma da burun estetiği sonrası yaşanan sorunların düzeltilmesine yönelik revizyon ameliyatlarına ilişkindi. Kötü burun ameliyatı sonrası burnun, düzeltilmesi için, kaburgadan alınan kıkırdakla yeniden şekillendirilmesine yönelik olan bu çalışmaya ilişkin de Irmak, özetle şu bilgiyi verdi: “Kötü ve başarısız ameliyat sonrası tekrar burnun eski haline getirilmesi için kaburgadan kıkırdak alıyorum, ameliyathane ortamında şekillendirerek, harap olmuş kıkırdakları çıkarıyoruz, yeni kıkırdakla burnu tekrar eski ve güzel haline getiriyoruz. Bu yöntem dünyada ve ülkemizde kullanılıyor. Yine bu teknik, dünyanın en prestijli plastik cerrahi dergisi olan ‘Plastic and Reconstructive Surgery’ de yayımlanarak tıp literatürüne girmiş oldu.”