CHP 88 Yaşında...

09 Eylül 2011 Cuma, 06:36
Abone Ol google-news

Emek yoğunluğu olan kentlerde parti yönetiminde, emekçilerin içinden gelen, emeğin örgütlerini iyi tanıyan, siyaset birikimi olan ve emekçilerin dinamizmini partiye taşıyacak olan insanlara görevler verilmelidir. CHP artık ormanı kucaklamak zorundadır.

1919 yılında kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin temel amacı önce bağımsızlığı sağlamak sonrasında çağdaş bir devlet kurmaktı. Bağımsızlık savaşının kazanılmasından sonra Mustafa Kemal Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin ilkelerinin kalıcı ve kurulan yeni devletin geleceğini belirleyici olabilmesi için bir siyasi parti kimliği kazanmasını istiyordu. Bu amaçla 6 Aralık 1922’de ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarını çözmek üzere halkçılık ilkesine dayanan ve Halk Fırkası adını alacak olan bir parti kuracağını açıkladı.

9 Eylül 1923’te İçişleri Bakanlığı’na verdiği dilekçeyle kendi başkanlığında sekiz milletvekili tarafından Halk Fırkası’nın kurulduğunu bildirdi. 17 Mayıs 1931’de yapılan 3. Kurultay’da ‘Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik’ partinin altı ilkesi olarak kabul edildi ve partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Kuruluşundan 88 yıl sonra CHP kurduğu çağdaş devletin tüm ilkelerinin yok edilmek istendiği bir sürece tanıklık etmektedir. Atatürk’ün devrimci karakterini özümsemiş, demokratik laik Cumhuriyet’in çağdaş ve insan onuruna yakışan havasını solumuş insanlar yozlaştırılan siyasete ve hukuksuzluğa dur diyecek bir çıkış yolu aramaktadırlar. Bu arayış ister istemez tek iktidar seçeneği olabilecek CHP üzerine odaklanmaktadır. CHP, AKP’nin 2023 hedefinden önce mutlaka iktidar olmak ve bir karanlık tünele sokulmak istenen ülkeye aydınlık getirmek zorundadır. CHP genel seçim sonrasında kendisinden beklenen güçlü muhalefet görevini yerine getirememektedir. CHP’nin bir yandan tüzük değişikliği çalışmaları yaparken bir yandan da özeleştiri yapması gerekir.

CHP 12 Haziran seçimlerinde istenilen, hedeflenen başarıyı yakalayamamıştır. CHP eğer gelecekte ayakları yere basan, oy tabanını genişleterek iktidar olmak isteyen sosyal demokrat bir parti kimliğini kazanmak istiyorsa mutlaka bir değişim süreci yaşamak zorundadır. Sağlıklı bir tanı ve cesur adımlarla CHP iktidar yolunu açabilir. Bu amaca ulaşmak için MYK’de ve tüzükte değişiklik yeterli değildir. CHP mutlaka aşağıdaki değişimleri gerçekleştirmek zorundadır.

1 - CHP üyeleri CHP’den ve yönetiminden kopuktur. CHP’nin hiçbir kademesinde üyelerini önemseyen, onun dilek ve eleştirilerini dile getireceği örgüt toplantıları yapılmamakta, bu yüzden kendisinin parti çalışmalarından dışlandığını düşünen üyeler taşımaları gereken parti heyecanından yoksundur. Bu heyecanı yeşertmek için örgüt toplantıları mutlaka başlatılmalıdır.

2 - CHP birçok ilde önseçim yapmayarak, partiye emek vermemiş kişileri milletvekili yaparak örgütle arasına önemli bir mesafe koyan genel merkez bu soğukluğu gidermek ve ithal milletvekilleriyle örgütü barıştırmak için bu milletvekillerinin her hafta sonu örgütle buluşması için program düzenlemelidir.

3 - CHP’nin sivil toplum örgütleriyle bağının ya çok zayıf ya da hiç olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu ilişkinin yokluğu kendini en çok işçiler ve onların sendikalarıyla kurulamayan ilişkide göstermiştir. CHP temelde emek eksenli sosyal demokrat bir parti olmak zorundadır. Bunun için 12 milyon çalışanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında olan 60 milyona yakın insanı partinin tabanını oluşturacak hedef olarak seçmelidir. Yöneticilerin çarşafa CHP rozeti takarak ulaşmak istediği muhafazakâr kesim bu emekçi ordusunun içinde fazlasıyla vardır.

Bu kesime ulaşmak için partinin her örgüt biriminde “Emek Büroları” kurulmalı, işçiler, sendikacılar, emeğin aydın yandaşları ve emeklilerden oluşacak bu bürolar aracılığıyla CHP çalışan kesimin fabrikasına ve evine götürülmelidir.

4 - Seçim çalışmaları aşamasında CHP aile sigortası ve kısa dönem askerlik dışındahalka yeni bir projeyi sunamamıştır. Partinin var olan araştırma bürosu bu yöndeki çalışmalarını yoğunlaştırmalı ve toplumu proje yağmuruna tutmalıdır.

5 - Genel başkan tez elden “Genel Başkanlık Emek Sorunları Danışma Komitesi” kurmalı ve bu komiteye atanacak sosyal siyasetçi akademisyenler ve sendika yöneticilerinin önerileriyle oluşacak CHP’nin sosyal politikalarıyla parti ve çalışanlar arasındaki var olan güven bunalımı, ilişki zaafı giderilmelidir.

6 - Genel başkan ekonomik sorunlara çözüm üretecek ve ulusal girişimcileri korumak amaçlı “Genel Başkanlık Ekonomik Danışmanlar Kurulu” oluşturarak partinin sanayi ve hizmet kesiminde üretim yapanların nabzını tutmanın ve ülke yararına politika üretmenin adımını atmalıdır.

7 - Parti meclisi üyeleri ve tüm örgüt yöneticilerinin çoğu sosyal demokrasinin Marksizmden farkını, sosyal demokrasinin kapitalizmin zırhı olduğunu bilmezler. Bu ideolojik bilgi fukaralığını yok etmek ve parti üyelerini bilinçlendirmek için CHP acilen bir “Siyaset Okulu” açmalıdır.

Bu açılımın yapılması her şeyden önce yeni bir kadrolaşmayı gündeme getirecektir. Bunun için Emek yoğunluğu olan kentlerde parti yönetiminde, emekçilerin içinden gelen, emeğin örgütlerini iyi tanıyan, siyaset birikimi olan ve emekçilerin dinamizmini partiye taşıyacak olan insanlara görevler verilmelidir. CHP artık ormanı kucaklamak zorundadır.

Bu yolda atılacak adımlar partinin özgüven kazanmasını sağlayacak ve ilk seçimde partiye iktidar yolunu açacaktır.