Çocuklar sıkıldı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un bir üst sınıfa geçmek için birinci dönemde alınan notların geçerli olacağına ilişkin açıklamasıyla öğrencileri derse odaklamak iyice zorlaşacak. Eğitim uzmanı Hatice Yılmaz, yazın bir ay boyunca tüm öğretim yılının hızlı tekrarının yapılmasını öneriyor.

05 Mayıs 2020 Salı, 02:00
Abone Ol google-news

Uzaktan eğitime öğrencilerin ilgisi giderek azalıyor, isteksizlik, odaklanamama sorunları artıyor.  Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un sınıf geçme ile ilgili de birinci dönemde alınan notların geçerli olacağını, öğrencilerin not ortalamaları kaç olursa olsun sorumlu olarak bir üst sınıfa geçeceklerine ilişkin açıklaması sonrasında özellikle 9, 10 ve 11. sınıfların ders dinlemelerinin artık mümkün olmadığı belirtiliyor. 

DERSE ODAKLANMAK ZOR

Eğitim uzmanı Hatice Yılmaz, uzaktan eğitimin mayıs sonuna kadar uzatılmasının zaten beklendiğini ancak sınıfın birinci yarıyıl notlarıyla geçileceğine ilişkin açıklamanın beklenmediğini belirterek şunları söyledi: 

“Öğrencilere ders dinletmek artık mümkün değil. Öğrenciler, ‘okullar haziran ayında açılır, sınavlara gireriz’ diye düşünerek ders çalışıyordu. Şimdi ders çalıştırmak çok zor. 8. ve 12. sınıflar sınava girecekleri için çalışırlar. İlkokul ve ortaokuldakiler de çalışabilir ama 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine kimse ders dinletemez. Önerim, ağustos ortasından eylül ortasına kadar bu yılın hızlı tekrarı yapılsın. Eylül ortasında yeni dönem başlasın.’’ 

Öğrencinin uzaktan eğitime ilgisinin giderek azaldığına dikkat çeken Yılmaz, “Evinizi bir an önce okula dönüştürün. Öğrenmeye ilgisi azalan ve aileleri tarafından öğrenmeye motive edilmeyen öğrencileri gelecekte daha sıkıntılı günler bekliyor. Bugünlerde öğrenme motivasyonunu kaybeden öğrencileri gelecek öğretim yılında derse başlatmak çok daha zor olacaktır.  Ebeveynler çocuklarının eğitimini önemsemez, çocuğun çalışmalarına saygı göstermez ve onu öğrenmeye motive etmezlerse en düzenli çalışan öğrenciler bile bir süre sonra derslerden uzaklaşmaya başlayacaklardır’” dedi. 

VERİMLİ DEĞİL 

Veliler, özellikle küçük çocuklar için uzaktan eğitimin verimli olmadığını söylüyor. Uzaktan eğitim sürecinde hiç beklemedikleri kadar “etkin’’ olmak zorunda kalan veliler, hem bu duruma uyum sağlamakta güçlük çekiyor  hem de bu dersler nedeniyle artan “teknolojik bağımlılık’’tan yakınıyor. 

4. sınıfta çocuğu olan bir veli, oğlunu ders saatlerinde bilgisayar başına oturtmakta çok zorlandığını belirterek “Büyük sınıflardaki öğrenciler daha bilinçliler, daha iyi odaklanıyorlar, durumun daha çok farkındalar ama küçük çocuklar için bu yöntemle verim sağlanması imkânsız. Öğretmenin yükünün belki yarıdan çoğu anne-babanın üstünde ama zaten kötü günler yaşıyoruz, derse yönlendirme konusunda yanlışlar yapıyoruz” dedi. 

9. ve 12. sınıflara ders veren bir öğretmen de izlenimlerini şöyle aktardı:

“Eğitim sistemimiz düz anlatım üzerine kurulduğu için, içerikte eksikler olsa da çok büyük sıkıntı yok ama derse karşı isteksiz olan ya da anlamakta güçlük çeken çocuklarda erişim azaldı.”

DAYATMA DEĞİL, DESTEK

Kültür Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Ful Akıngüç Över’in uzaktan eğitime aile katkısı konusundaki önerileri şöyle:  

“Ailenin okul katkısı eğitimin kademesine göre değişir. Okulöncesi ve ilkokulda süreç içinde biraz daha katılımcı yönleri ağır basarken, ortaöğretim ve lisede sağlayacakları katkının boyutu daha farklı hale geliyor. Birinci olarak öğretmenle ve öğrenciyle işbirliği ve diyaloğu canlı tutmak esas başlık. İkincisi, çocukta eğitimin devam ettiğine ilişkin farkındalığın gelişmesine destek vermek. Evin konfor alanı içinde; okulun, öğrenmenin hâlâ temel sorumluluğu olduğunu çocuklara hissettirmeleri gerekiyor. Anahtar kelime hissettirmek. Aileler; bunu söylememeli, dayatmamalı, hissettirmeli. Uzaktan eğitim bir özdisiplin meselesidir ve bu süreç de başlı başına öğrencilerin bireysel gelişimleri ve içdisiplin gelişimi için bir ölçüde fırsattır. Aileler biraz daha mentorluk mantığıyla, gözetleyerek değil gözlemleyerek katkı sağlamaya odaklanmalılar. 

Öğrencinin okula gitme rutinlerini canlı tutmaları, çocuğa okul devam ediyor mesajını verebilmek için çok önemli. İkinci anahtar kelime ise denge. Aileler, panik, dayatma, aşırı kontrol ya da aşırı esneklik değil, olması gereken yerde olması gereken zamanda, öz bir iletişimle çok ciddi katkı sağlayabilirler.”

EV OLDU SİLİKON VADİSİ!

7. sınıfta çocuğu olan bir veli günlük ders rutinini anlatıyor: “Çocuğumuzu cep telefonu, tablet ve bilgisayardan uzak tutmaya çalışan bir veli iken uzaktan eğitimle birlikte dijitalin tam ortasında bulduk kendimizi. Günde 40 dakikadan 4 ders, ardından ödevlerin yapılması için harcanan zamanı da katarsak en az 6.5 saat ekran başındayız. Ve bunun haftanın 5 günü olduğunu sayarsak varın siz hesaplayın dijital “yakınlaşmayı”...

“Silikon Vadisi”ni evimizin ortasına kurduk. Öğretmenleri laptop’tan izliyoruz, cep telefonumuzla ödevlerimizi yolluyoruz. Beden eğitimi öğretmenimizin videolarını TV ekranına yansıtıp yapıyoruz, internet sitelerinden online testleri çözüyoruz... Resim öğretmenimizin önerdiği müzeleri online geziyoruz. Müzik öğretmenimizin yolladığı konserleri izliyoruz... Ekrana uzun süre bakmaktan gözlerimizde kızarıklık ve yaşarma başladı bile. 

Rehber öğretmenimiz noktayı koydu: Çocuklar sizleri dijitalden uzak tutmaya çalıştık. Şimdi kendi söylediklerimizle tezatlık yaşıyoruz...’’

VEFA FONU

Türk Eğitim Vakfı (TEV), koronavirüs salgınında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocukları için “TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’’nu başlattı. Fon ile bu öğrencilere eğitim hayatları boyunca destek olunacak. 

Vakıf Genel Müdürü Yıldız Günay, “Bizim için sevdiklerini arkada bırakarak bu mücadelenin ön saflarında yer alan ve hayatlarını kaybeden tüm sağlık çalışanları kahramanlarımızın çocuklarının eğitimlerinin yarım kalmaması için hızlıca harekete geçtik ve “Korona kahramanlarına destek, çocuklarına gelecek” sloganıyla ‘TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’nu hayata geçirdik” dedi.