Çok yakında akıllı telefonlardayız!

A7 Yayınevi sahibi, Arzu Sandal, koronavirüs günlerinde izolasyon sürerken kitap okuma ve satın alma alışkanlıklarının ve yayınevlerinin gösterdiği değişim üzerine internet üzerinden sorularımızı yanıtladı.

10 Nisan 2020 Cuma, 06:00
Abone Ol google-news

- Herkesin koronavirüs salgını nedeniyle eve kapandığı bugünlerde kitap okuma ve satın alma alışkanlıkları değişti mi?

Benim gözlemlerim okuma alışkanlıklarında değişiklik olmadığını gösteriyor. Okuyan insanlar büyük oranda aynı. Bu sürecin onlar için avantajı daha yüksek indirimle kitap alabiliyor olmaları. Satın alma şekli elbette değişti ama buna alışkanlık demek için henüz erken. Şu anda internet üzerinden kitap alınması dışında seçenek pek yok. Zincir marketler ve bağımsız birkaç açık kitapçı dışında. Tabii bu basılı kitap için geçerli bir durum. Sesli kitap ve e-kitap buna dahil değil. Ne zaman tüm satın alma seçenekleri yeniden hayata geçer, o zaman bir davranış değişikliği olup olmadığını anlayabiliriz.

- İnternet satışlarındaki artışınız nedir?

Kendi internet sitemizdeki kitap satışlarında artış oldu elbette. Ayrıca e-ticaret siteleri üzerinden kitap alımları da arttığı için o da bize artış olarak yansıdı.

‘HEPİMİZ GRETA’YIZ

- Hangi kitaplar daha çok satılıyor? Korona günlerinde en çok hangi yazarınız tercih edildi?

Roman, öykü, deneme, şiir, kişisel gelişim, iş kitapları, inceleme vb. pek çok farklı alanda kitabımız olduğu için rutinimizden farklı olarak bir yazar ya da bir kitap bugünlere özel olarak öne çıktı diyemeyiz. Ama korona günlerinden çok kısa bir süre önce dağıtımını yaptığımız “Hepimiz Greta’yız” isimli kitabımız gündeme uygun olarak dikkat çekti.

- Siz yayınevi olarak kendi çalışanlarınız için nasıl önlem aldınız, çalışma sistemini nasıl değiştirdiniz?

Biz ilk vaka açıklandığı andan itibaren evden çalışma sistemine geçtik. Depomuzu hafta içi birer gün arayla ve yarım gün açık tutarak kitaplarımızı okurlara ulaştırmaya başladık. Hâlâ aynı sistemle devam ediyoruz. Bunlar aldığımız fiziki önlemlerdi. Kitapçıların arka arkaya kapanması, matbaaların ve dağıtımcıların çalışma sistemlerinin değişmesi nedeniyle yeni kitap basımlarımızı durdurduk. Gelişmelere göre yayın planımızı güncelleyeceğiz. Ve e-kitap bizim olmadığımız bir mecra idi. Onun için hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Çok yakında akıllı telefonlardan kitaplarımız okunabilecek.

- Siz, alışılagelmiş yayınevi sahiplerinden değişik bir profil çiziyorsunuz. Bu işe girmek nasıl bir projeydi?

A7 Kitap henüz iki yıllık bir yayınevi ama ben 10 yıldan fazladır yayıncılık sektöründeyim. Tüm dinamiklerine hâkimim ve evrensel değerlerle yayıncılık yapmak istiyorum. Her ne kadar sektörün dinamikleri değişiyor olsa da “kadın” olarak var olmak yayıncılık için de zor. Tam da bu nedenle cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkan, kadınlara öncelik veren bir anlayışla çıktık yola. İfade ve yayımlama özgürlüğüne bağlı, eleştirel düşünceyi esas alan, evrensel değerlere sahip bir toplumda yaşamayı hayal ediyordum. Yayıncılıktan başka bir seçenek yoktu benim için. Kaldı ki, iki yılda sansüre uğramış yayınevi olmamız halen mücadelenin çok başlarında olduğumuzu gösteriyor.

- Yazarlarınızı nasıl seçiyorsunuz? Yeni bir yayınevisiniz ve çok gazeteci yazarınız var, bu tercihinizin gerekçeleri?

Özgür basının susturulduğu bir ülkede yaşıyoruz. Gazeteciler mesleklerini yapmak için türlü riskleri göze alıyorlar. Bağımsız gazetecilik yaparak, alternatif kanallarla halka gerçekleri ulaştırmak için çabalıyorlar. Yayımlama özgürlüğüne inancımız bu gazetecilerle bizi ister istemez bir araya getirdi. Onlar yazacak, biz basacağız. Onlar konuşacak, biz yayımlayacağız. Onlar anlatacak, biz daha çok insana duyuracağız. Çünkü düşüncenin suç sayılmadığı, özgürce fikirlerin tartışıldığı bir ülkedeyaşamak istiyoruz.

‘TARİH YAZIYORUZ...’

- Salgın geçtikten sonra her şey değişecek diyoruz. Yayıncılık ve kitap dünyasında nasıl değişiklik olacak? Korona günleri kitapları ilgi görecek mi? Yazarlarınız bu konuda çalışıyor mu?

Dünyada genel olarak bir değişim rüzgârı esiyor. Herkes hayatın eskisi gibi olmayacağını söylüyor. Şu anda hepimiz tarih yazıyoruz ve tarih yazılırken insanlık bunun ne kadarının farkındadır, onu gelecek gösterir. Ekonomik olarak çok ağır bir sürecin içindeyiz ve yayıncılık dünyasında da dengeler değişecektir. Korona günlerinde yazılan kitapların eli kulağındadır. Mutlaka alıcısı olacak bu kitapların; toplumsal, siyasal ve ekonomik yönden bugünleri irdeleyen kitapların kalıcı olacağını göreceğimize inanıyorum. Onların yazılabilmesi için de zaman gerekiyor.