SES ve Eğitim-Sen üyelerinin katıldığı toplantıda basın açıklamasını SES Şişli Kadın Sekteri İpek Deniz okudu. Şiddet olaylarının esas sorumluluarının gizlendiğini kaydeden Deniz, “Kimsesizlere barınma ve bakım hizmeti sunmak amacıyla 1895 yılında kurulan Okmeydanı Darülaceze Başkanlığın da küçük çocuklara şiddet ve istismar iddialarında bulunulmuştur.
Son günlerde medya da çokça dile getirilen Darülaceze çocuk yuvasında kalan bir çocuğun hastaneye gönderilip hastane doktoru tarafından şiddete maruz kalma belirtilerinin olduğuna dair ihbarlar bulunulmuştur. Bunun üzerine kurum yöneticileri tarafından kamera görüntüleri incelenmiş, soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sonrasında, dayak, taciz ve şiddetin sistematik olduğu görülmüş, dayakçı bakıcı ve öğretmenler göstermelik cezalara çarptırılarak (maaş kesme cezası, önce kurumdan uzaklaştırılmış bir süre sonra geri çağrılmışlar başka departmanlarda görevlendirme gibi), olayın esas sorumluları gizlenmiştir. Oysa kimsesiz çocukların maruz kaldıkları dayak, şiddet ve taciz göstermelik cezalarla geçiştirilecek kadar hafif değildir ne yazık ki… Çocukların maruz kaldığı çirkin olaylar kamera görüntüleri ile sabit olmasına rağmen, olayı örtbas edebilmek ve olayı kurum dışına aktarabilmek için, şiddete maruz kalan 0-6 yaş grubu yedi çocuğu, herhangi bir psikolojik destek sağlanmadan, değişik yurtlara gönderilmişlerdir” dedi.
‘MOBBİNG ŞİDDETİ HER GEÇEN GÜN ARTTI’
Yöneticilerin hiçbir cezai işleme tabii tutulmamasına tepki gösteren Deniz, “Bu vahim olayın gerçekleşmesinde ilgili yönetim kadrolarının, bölüm sorumlularının hiç mi sorumluluğu yoktur? Sorumlular hakkında her hangi bir savcılık soruşturması açılmamış olması, olayın örtbas edildiğine dair ispatıdır. Ayrıca kurum başkanı Hamza Cebeci açıklamasında çocukta bulunan morlukların doğum lekesi olduğunu iddia etmiş ve daha öncesinde kendisinin açmış olduğu soruşturmayı ve verilen cezayı unutmuş olmalıdır” diye konuştu.
Cumhuriyet’te yer alan haberlerin yanı sıra CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın TBMM’ye sunduğu soru önergesi ile de kurum içerisinde baskı ve mobbing uygulamalarına yönelik ise Deniz, “Konunun TBMM’de gündeme getirilmesinden sonra, yönetim tarafından yayınlanan yazı ile, kurum içerisindeki baskı ve mobbing uygulamalarının şiddeti her geçen gün artırılmıştır. Yine kurumdan çalışanlara gönderilen yazıda bu konuyu basına taşıyan, gündemine alarak haber yapan basın yayın organlarına kurumda mobbing ve baskı olmadığını bildirmelerini yalnız bunu yaparken de kişisel değil kurum mail hesabından göndermeleri istenilmiştir. Kurum yetkililerinin birincil görevi hizmet verdiği yaşlı ve çocukların ruh ve beden sağlıklarını korumak ve sürdürmektir, yani asil görevi bunu teşhir eden basına haddini bildirmek değildir” diye konuştu.
Yapılan açıklamada şiddet olaylarına yönelik kurum içinde yürütülmüş olan soruşturma tutanakları ile kamera görüntülerinin savcılığa teslim edilmesi, kimsesiz çocuklara dayak, şiddet ve taciz uygulayanlar ile bu uygulamalara göz yuman yöneticiler hakkında yasal işlem başlatılması ve kurum çalışanları üzerindeki baskıların kaldırılması istendi.