Derbilerin artık tadı yok!

Spor yazarları, pazar günü Türk Telekom Stadında oynanan ve 0-0 sona eren derbiyi yorumladılar.

28 Eylül 2020 Pazartesi, 11:50
Derbilerin artık tadı yok!
Abone Ol google-news

Spor yazarları, pazar günü Türk Telekom Stadında oynanan ve 0-0 sona eren derbiyi yorumladılar.

SERDAR ALİ ÇELİKLER: İlk yarı Fenerbahçe daha defansif görüldü ki bu normaldi. Sosa da silik kalınca Fenerbahçe sadece Omar'ın kanadından yüklendi. Her hocanın bir şekilde oynattığı Deniz Türüç yerine doğru dürüst bir sağ açık olmadığından ilk devre o kanat hiç işlemedi. Galatasaray bu devre etkili olmak için çabaladı ancak cılız bir iki pozisyon dışında pozisyon üretemediler. Bir pozisyonda da Altay başarılıydı. 2. yarı Fenerbahçe sahaya kazanmak için çıktı. Savunma öne çıktı, Sosa devreye girdi ve Thiam - Enner ve Deniz etkili olmaya başladı. Bu dönemde Fenerbahçe'nin pozisyon bulamama nedeni oyuncuların inanmadan, hayal etmeden vuruş yapmaları idi. Adeta "Ee bire bir kaldım. Stoperi geçersem kaleciyle karşı karşıyayım şimdi ne yapacağım" diye düşündüler. Son paslar yanlış oldu, vuruşlar anlamsızlaştı. Ön tarafta problem çözsün diye Samatta'yı içeri attı Erol Hoca ama bence Thiam sahada kalmalıydı.Enner ve Thiam'ın batıcı koşuları, Samatta'ya pozisyon üretebilirdi. Son dönemeçte Ozan'ın driplingleri 3 G.Saraylıyı sarı kartlık yapmışken Erol Hoca'nın ezber değişikliği bana göre tek eleştiri noktasıydı. Mert Hakan, Sosa'nın yerine girebilirdi. Yahut Ozan sağ öne geçerdi Enner çıkardı. Ozan satılamaz bir oyuncu olduğunu yeniden gösterdi. Fenerbahçe'de Altay'ı, Lemos'u, Gustavo'yu, Ozan'ı, Thiam ve Enner'i beğendim. Oyuncular inansalar dün de kazanırlardı. Fenerbahçe atletik ve sert bir takım oldu. İlerleyen dönemde zor yenilen bir takıma dönüşecekler. Lakin ileride skor üretme işine çalışması lazım Bulut'un. Bir de o bölgeye oyun kurucu bir kanat ve bir de pivot santrfor takviyesi lazım.

MEHMET DEMİRKOL:Fenerbahçe henüz bir takımdan ziyade bir karma. Yeni kurulmuş değil, kurulmakta olan bir takım. Bu aşamadaki bir takım için savunma seviyesi çok yüksek. Zaman zaman oluşan kaçaklarda da Altay kritik kurtarışlarıyla direnç noktası oluşturdu. Öte yandan henüz kurulmakta olan bir takım ama oyuncu kalitesi yüksek. Bu kalite seviyesinin altnda bir hücum gücüydü dünkü. Bu gelişir. Geliştikçe de Erol Bulut daha cesur hamleler yapar. Ama o güne kadar Bulut, taraftarı heyecanlandıracak icatlara girmeyecek belli ki. İki taraf için de eksik kalan oyunda bireysel performanslara bakmak lazım. Valencia, Ozan, Lemos ve Altay Fenerbahçe’de, Luyindama ve Taylan ise Galatasaray’da ekstra enerji ortaya koyanlardı. Kalite farkı yaratan pek kimse yoktu.

UĞUR MELEKE:  Maalesef uzunca bir süredir Galatasaray-Fenerbahçe derbileri böyle... Kaygılar umutları bastırıyor, sahadaki ana plan hep kontrol duygusu oluyor. Bu maçla ilgili ‘dağ fare doğurdu’ diyemiyorum, zira bir dağ beklentim de yoktu bu kez! Son 11 derbinin 7’sinin berabere bitmesi kesinlikle tesadüf değil. Fenerbahçe’nin savunma göbeğinde Tisserand-Lemos, merkezinde Sosa, ileri ucunda Valencia ile göstereceği performansı tahmin etmek çok güç. Sarı kırmızılılarsa daha 4’üncü haftadan 11’ini ezberletti Türkiye’ye. Galatasaray adeta kitabın 100’üncü sayfasına gelmişken, Fenerbahçe henüz kapağı çeviriyor gibiydi sanki. Ancak maç öncesi veriler, daha önce onlarca derbide oluğu gibi yanılttı yine. Evet, 90 dakika bittiğinde iki takım da evine birer puan götürdü ama yeniden yapılanma sancıları yaşayan Fenerbahçe’nin derbi performansı bir tık daha tatmin ediciydi sanki.