DİSK, Nazım Hikmet'in 'İstanbul'da 1 Mayıs' şiirini besteletti

DİSK, Nâzım Hikmet’in fazla bilinmeyen bir şiirini Ozan Çoban ve Güneş Demir’e besteletti. DİSK Başkanı Çerkezoğlu, “Nâzım’ın şiirini işçi sınıfı ile buluşturmak boynumuzun borcudur” dedi.

25 Nisan 2021 Pazar, 02:00
DİSK, Nazım Hikmet'in 'İstanbul'da 1 Mayıs' şiirini besteletti
Abone Ol google-news

DİSK, 1 Mayıs kutlamaları kapsamında dünyaca ünlü şair Nâzım Hikmet’in çok fazla bilinmeyen bir şiirini bestelettirdi. “İstanbul’da 1 Mayıs” başlıklı şiir,  “Bugün Mayıs 1” ismiyle bestelendi.

DİSK’ten alınan bilgiye göre Nâzım Hikmet’in 1925 yılında İstanbul’da gerçekleşen 1 Mayıs yürüyüşünü anlatan “İstanbul’da 1 Mayıs” isimli şiiri, uzun süre Osmanlıca bir el yazması olarak Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı’nın (TÜSTAV), “Komintern” arşivinde keşfedilmeyi bekledi. Banu İşlet tarafından Türkçeye çevrilen şiir, DİSK’in 1 Mayıs 2021 çalışmaları kapsamında Ozan Çoban ve Güneş Demir tarafından bestelendi. “Bugün Mayıs 1” adlı marşın Nâzım Soylu tarafından hazırlanan klibi, ilk kez bugün saat 13.00’te, “www.disk.org.tr” YouTube ve Spotify üzerinden yayımlanacak. Şiiri besteleten, klibini hazırlatan DİSK, telif hakları ile gerekli izinlerini de aldı.

‘CESARETİ YOL GÖSTERSİN’

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, geçen yıl yayımlanan şiirin salgın koşulları nedeniyle çok fazla gündem olmadığını söyledi. DİSK olarak şiiri besteletmek ve 1 Mayıs’ta marş olarak değerlendirmek istediklerini belirten Çerkezoğlu, “Ozan Çoban ve Güneş Demir tarafından bestelendi. TÜSTAV’ın katkılarıyla 1976, 1977, 1978 1 Mayısları’ndan görüntülerle bir de klip hazırlandı. Yarın (bugün) saat 13.00’te yayımlanacak. 1 Mayıs’ta da kullanacağız” dedi. Çerkezoğlu, Sarper Özsan’ın ünlü “1 Mayıs Marşı”na da dikkat çekerek “Onun dışında Nâzım’ın sözlerini yazdığı bir şiir olunca da işçi sınıfı ile buluşturmak boynumuzun borcudur dedik. Böyle bir çalışma yaptık” diye konuştu. Şiirin bestecilerinden Ozan Çoban da şu değerlendirmeyi yaptı: “Şarkı bana Nâzım’ın Türkiye işçi sınıfına duyduğu sarsılmaz güvenini ve inancını hatırlatıyor her şeyden önce. Dizelere baktığınızda bunu görüyorsunuz. Gıdım tereddütü yok Nâzım’ın, Türkiye emekçilerinin ülkesini de güzelleştireceğinden. Yaşadığımız bu pandemi koşullarında da hepimize çok önemli bir hatırlatma diye düşünüyorum. Büyük insanlık hiçbir yere gitmedi, her yerde bizimle. Yeter ki biz ona inanalım, güvenelim. Nâzım’ın cesareti ve inancı hepimize yol göstersin. Biz bu hisleri olabildiğince şarkıya da aktarmaya çalıştık. Umarım başarabilmişizdir.” 

Besteci Güneş Demir ise şunları söyledi: “Beste üzerinde çalışırken, ülkemizde ilk nüveleri 60’larda ortaya çıkan ve günümüze kadar devam eden toplumsal/sınıfsal meseleleri dert edinen şarkı ve marş geleneklerinin hepsinden faydalanmaya çalıştık. Şiirin ajitatif üslubu ve naif mahalle ağzını birleştiren yapısı da bizi farklı tarzlardan faydalanmaya biraz itti doğrusu. Ruhi Su ve Timur Selçuk’un ifadeli teatral üsluplarından, 70’lerin ‘Anadolu Rock’ının çoşkulu ve progresif tınısından ve 80’lerin politik müzik gruplarının tekrara dayalı şarkı formunun dışına çıkan çalışmalarından feyz aldık.”

İşte o şiir:

İSTANBUL’DA BİR MAYIS

Kıpkızıl, kan kırmızı bayraklarımızın

alevinden

Sarı kursak bir balon gibi soldu güneş.

Ciğerlerimizde şişen türküler ateş!

Kol kola

Düştük yola

Yedikule’den amele evleri Sirkeci’ye

dayandı,

Karagümrük kırmızıya boyandı.

Kasımpaşa tersaneyi yüklendi sırtına,

Geçtik köprüden

Geliyoruz:

Yol ver bize Cadde-i Kebir!

Kaldırımları söken topuklarımızla

Tokatlıyan’da göbekli mebusları 

tokatladık.

Osmanbey’in ensesine atladık!

Zifosladık Şişli’nin kadife mantosunu!

Bugün toz kondurmuyoruz 

keyfimize!

Bugün “Mayıs Bir”!

Bir Mayıs’ta İstanbul

Bizim olmuş gibidir!

***

Hürriyet-i Ebediye tepesinde taş kesilen

Mahmut Şevket’in iskeleti!

Seni oraya diken sınıf

Zırnık kadar bile vermedi bize hürriyeti;

Yıkıl karşımızdan!

Yangınları haykıran Yangın Kulesi 

tepeden bakma bize

Bir gün elbet

Seni borazan yapacağız kendimize,

İstanbul’un ağzı

Haykıracak kızıl inkılâbımızı!

Nun [Nâzım] Ha [Hikmet]