Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da yeni dönemin kapısı aralandı

İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Massimo Gaiani, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki diplomasi trafiğini değerlendirdi.

15 Mart 2021 Pazartesi, 04:00
Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da yeni dönemin kapısı aralandı
Abone Ol google-news

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ihmal edilip edilemeyeceği sorusuna, İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Massimo Gaiani yanıt verdi: Hayır... Geçen hafta bir ileri adım daha geldi. Türkiye ve Mısır, ilişkilerin düzeyini yükseltmek için görüşmelere başladı. Ayrıntılara geçelim...

Donald Trump’ın şımarttığı, İran’a karşı ve İsrail’in güvenliği için birbirine yapıştırdığı emirlikler, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkeler artık Joe Biden ile karşı karşıya. Amerikan politikası bir ton farklılaştı. Bu farklılık, İsrail’i ABD bölge politikasının merkezinden çıkarmadan İran’la anlaşma yoluna gidip, bu ülkenin sınırlandırılmasını hedefliyor. İran’ın üzerindeki baskının hafifleme olasılığı Körfez’deki Arap devletlerini tedirgin etti.

Türk dış politika yapıcıları ABD yaklaşımının başarı ya da başarısızlığını, bölgedeki yeni durumu değerlendirecektir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a ilişkin son açıklamaları yapıcı. Kahire ile temaslarda ilk önce içişlerine karışmama kuralı ve yeniden güven tesis edilmeye çalışılacağı açık. Bu aşamanın geçilip, bölgesel sorunlara gelinmesi iki ülkenin de yararına. Yakınlaşma, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki yayılmacılığını geriletebilir. Çünkü Mısır, en zor dönemde dahi Türkiye’nin tezlerini önemsedi. Ayrıca Türkiye, Libya’daki konumlanmasını İhvancı gruplar üzerinden yapmıştı. Daha kapsayıcı ilişki kurmak elzemdir, tersi dışlanma riskini güçlendirir.

GERİLİMİN MALİYETİ

İktidarın yanlış tutumu, Türkiye’yi haklı olduğu Doğu Akdeniz’de, en son araç olan silahlı kuvvetlerini sahaya sürmesine neden oldu. Kıbrıs Türklerinin haklarını, deniz yetki alanlarını koruyacağını deniz tatbikatlarıyla göstermek zorunda kaldı. Maliyet bir hayli arttı. Oysa diplomasi her zaman daha az maliyetlidir.

Ankara’nın sorunlu olduğu diğer bölgesel aktör İsrail. İsrail Başbakanı Netanyahu, Türkiye ile görüştüklerini dile getirdi. Enerji Bakanı Yuval Steinitz de “Türkiye ile işbirliğine hazırız” dedi, ekledi: “Türkiye’yi Akdeniz Gaz Forumu’nda görmek istiyoruz.”

Türkiye’siz bölgede gaz ticaretinin olmayacağının İsrail de farkında. Ancak Türkiye, bölge ülkeleriyle diplomatik onarım sürecini tamamlamadan foruma katılırsa, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi karşısında yalnız kalabilir.

Türkiye Ortadoğu’ya bakışını yenileme arayışına girmiş gibi görünüyor. İktidar, güncelleme yaparken İhvancı yaklaşımı terk etmeli. Suriye, “İhvancılığın tatmin edileceği” bölge olarak görülmemeli. Suriyeli göçmenlerin geri dönmesi, İdlib, Fırat’ın doğusu gibi sorunların düşük maliyetle çözümlenebilmesi için Şam yönetimiyle iletişim kaçınılmaz. ABD ve Batı’nın Suriye’ye bakışı değişmedi. Fakat Türkiye’nin Suriye’deki çıkarları tamamen kendine özgü... Tutkulu İhvancılık, Körfez’deki krallıkları da ürkütüyor, Arap dünyasında Türkiye karşıtı bloklaşmaya neden oluyor. “Arapların kalbi ve beyni” Mısır ile başlayacak normalleşme hızlanmalı, genişlemeli...  

AMERİKA’DA YARGI VAR MI?

Geçmişteki Ermeni terörü “hukuk” sorunu ile gündemde. Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan, 1982’de, Ermeni teröristlerce öldürüldü. Arıkan’ı katledenlerden Hampig Sasunyan afsız ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Şimdi “yargı kararı”yla serbest bırakılıyor. ABD’nin “bazı suçluları” pazarlıkla iade ettiği tarihte görülmüş. Ancak iade etmek istenmeyenler için de verilecek yanıt hazırdır: “Bizde yargı var…” Son dönemde Türkiye’de yargı çok tartışılan bir konu. Şimdi Amerikalılar için sormak lazım, suçu mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir suçluyu salıvermenin neresinde yargı var?