Durdurun ligleri inecek var!

Yazarlarımız Gülengül Altınsay ve Ebru Kılıçoğlu, ‘koronavirüs’ tehlikesi altında seyircisiz oynanacak Galatasaray-Beşiktaş derbisini, Türk Telekom Stadı’nın boş tribünlerinde değerlendirdi.

14 Mart 2020 Cumartesi, 10:33
Abone Ol google-news

Koronavirüs dünyayı etkisi altına aldı, sporu da derinden etkiledi. Maçların seyircisiz oynanması hakkında ne düşünüyorsunuz?

GÜLENGÜL ALTINSAY: TFF aciz kalınca işe Bakanlar Kurulu el koydu ve futbolda seyircisiz oynama kararı alındı. Ama bu çözüm mü? Seyircisiz futbol zevksiz. TV başında izlerken de zevksiz. Sahada oynarken de zevksiz. “Erteleme olsun” derseniz o da nereye kadar? Gerçekten insan sağlığını düşünüyorsanız yapılması gereken bu sezonu iptal etmek. Tehdit kalkınca yeni sezonu başlatmak. Almanya’da da böyle bir çözüm gündemde.

EBRU KILIÇOĞLU: Öncelikle durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamamız şart. Ve hiç olmazsa bu sefer genetiğimiz haline gelen “Bize bir şey olmaz!” mantıksızlığından kurtulmamız da. Önlem alınmalı. Buna da uyulmalı. Ancak manası olacaksa! Zira Şampiyonlar Ligi’nde oynanan PSG maçında içeride olmayan seyirci, el ele kol kola dışarıdaydı! Tüm dünya spor federasyonlarının “günah bizden gitti” mantığını bir kenara bırakıp durumu ciddiyetle ele alması ve tüm ligler için “duraklat” tuşuna basması şart.

1 VE 9’LARIN ŞANSI ÖNEMLİ

Derbide hangi futbolcuların performansı öne çıkar ve takımı adına fark yaratır?

GÜLENGÜL ALTINSAY: Beşiktaş’ta Atiba ve Elneny’nin boşlukları kapatmaları ve orta alanda verecekleri mücadele belirleyici. Galatasaray’da da Onyekuru ve Feghouli boş alanlar bulurlarsa işi bitirirler. Tabi bir de her iki takımın 1 ve 9 numaralarının (Muslera- Falcao ve Karius- Burak) olası şansları ya da şanssızlıkları önemli.

EBRU KILIÇOĞLU: Derbinin bir yıldızları oluyor bir de çalışkan karıncaları. Benim kalbim, maçın maestrosu olan karıncaların yanında duruyor. Yani orta sahayı yöneten isimler, ki bu maçın gizli kahramanları veya günah keçileri onlar olacak. Konuşulacak futbolcularsa Galatasaray’da sakatlık problemi olmazsa Onyekuru ve Falcao olur. Beşiktaş’ta ise Burak’ın oyunu ile değil ama hırsı ve isteğiyle ön plana çıkacağını düşünüyorum. Zira aradan zaman geçse de eski takımına karşı “Hani hor gördüğün fakir ama gururlu bir genç vardı” ruh hali baki kalıyor.

KARTAL’IN KULÜBESİ ZAYIF

Galatasaray ve Beşiktaş’ın en önemli kozları ile en sıkıntılı noktaları neler olur?

GÜLENGÜL ALTINSAY: Beşiktaş’ın en önemli kozu Sergen Yalçın. “Bu kadroyla bir şey olmaz” denilen takımdan hiç de fena oynamayan bir takım yarattı. Hem de kısa bir zamanda. Oyuncuların performansı da özgüveni de arttı. Ama bu Beşiktaş’ın oyuncu kalitesindeki eksiklikleri ve bel bağladığı oyuncuların yaşlı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kartal’ın 90 dakika boyunca aynı performansı gösterememesi bu yüzden. Üstelik kulübesi de zayıf. En önemli handikapı bu Beşiktaş’ın. Aslında Galatasaray da sezon başı görünüşünün tersine başarı grafiğini giderek artırdı. Bu, teknik direktör değişikliğinden ötürü değil ama Fatih Hoca’nın kendisini değiştirmesinden oldu. Gönderdiği oyuncular ve devre arası yaptığı isabetli transferler ve tabi Ömer ile Adem gibi yerli oyuncuları takıma katmasından. Şimdi Lemina, Seri orta alanı, hızlı kanatları ve Falcao’nun dönüşüyle Galatasaray istim üstünde. Fakat onların da 90 dakikayı aynı düzeyde çıkaramama sorunu var.

EBRU KILIÇOĞLU: Her iki takım için de hem koz hem sıkıntı psikoloji yönetimi olacak. Psikolojisine, sahaya girdiği andan sahadan çıktığı ana kadar hâkim olan; lehte ya da aleyhte hakemin kararlarına takılmayan; kendi oyun taktiğine konsantre olan özetle bu psikolojiyi iyi yöneten taraf avantajlı. Bu söylediklerim, klişe hatta sıkıcı değil mi? Valla ben de ligimizde, özellikle de derbi maçlarda bunun bile bile neredeyse hiç uygulanmamasından çok sıkılıyorum. Zira bu kontrol kaybı futbola yansıyor. Takımlar kafa olarak hazır değilse, enerji futbol dışı olaylara yöneliyor. Ki bu da bir futbolsever için en basit tanımıyla bıktırıcı.

3 puanı alan ilerleyen haftalar için ne kazanır? Yenilen için her şey biter mi?

GÜLENGÜL ALTINSAY: Galatasaray kazanırsa şampiyonluk yolunda önemli bir engeli aşar. Kaybederse işi bitmiş sayılmaz, ara açılmaz. Beşiktaş artık şampiyonluk için oynamıyor. Ligi üst sıralarda bitirmenin derdinde. Bu yüzden daha rahat.

EBRU KILIÇOĞLU: Türkiye ligi, özellikle de Galatasaray, matematiksel şans olduğunda, her takımın şampiyonluk potasına dahil olacağını defalarca kanıtladı. Dolayısıyla puan kaybı olsa bile, kayıp yaşayan kendini “kaybetmediği” sürece yarışta kalır. Zira zirve daha çok değişecek, puan kayıpları yaşanacak. G.Saray için 3 puan önemli bir motivasyon olacaktır. Beşiktaş’ta Sergen Hoca’nın futbolcularına maç konuşmasında “Bunu alalım şampiyonuz” gibi bir motivasyonu olacağını sanmam. Orada daha çok iyi futbol oynayalım, yarıştan kopmayalım düşüncesi hâkim olacaktır. Tabii kazanmayı merkezine koyacak bir anlayışla.

OYNATMAYI SEVİYORLAR

Fatih Terim ile Sergen Yalçın’ın oyun anlayışları derbide bize ne vaat ediyor?

EBRU KILIÇOĞLU: Her iki teknik adam da futbolu engellemeyi değil oynatmayı seviyor. Pas oranı yüksek, koşmayı seven, benzer karakterlere sahip, dahası kuvvetleri birbirine yakın iki takım. Bu genelde kısır ve temkinli geçen Türk derbi maçları özelinde seyir zevki yüksek tempolu bir maç vaat ediyor hepimize. Burada taraflardan birinin ağır basmasını sağlayan unsur kadro ve onların gerek bireysel gerek takım performansı kadar taktik diziliş olacak. Fatih Terim’in epey deneyip hatta zaman zaman risk alıp oturttuğu 4-1-4- 1’i; Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ı devraldıktan sonra iki maçta denedi ve sonra 4-2-3-1’e döndü. Eğer taraflar yine bu dizilişleri tercih ederse, Galatasaray sahaya biraz daha ofansif ve baskılı, Beşiktaş ise daha defansif ve temkinli yansıyacaktır.

GÜLENGÜL ALTINSAY: İki takımın genel durumu gözetildiğinde kanatları iyi kullanan ve daha iyi pres yapan taraf avantajlı olur. İlk 15-20 dakika ve son 15-20 dakikadaki oyun da belirleyici bence. Baştan vurarak rakibi demoralize etme ve maçın sonuna doğru takımlar yorulmuşken son darbeyi atma önemli. Hemen herkes çok iyi biliyor ki Beşiktaş özellikle Caner’in kanadından çok baskı yiyor. Bu yüzden zaten kanatları Onyekuru ve Feghouli ile iyi kullanan Galatasaray’a önlem gerek. Ayrıca Galatasaray rakip takımın psikolojisini bozmakta usta bir takım. Bu konuda da takımını hazırlaması lazım Sergen Hoca’nın. Fatih Hoca’nın da şampiyonluk stresini aşmış ve rakibine göre daha rahat sahaya çıkacak Beşiktaş’ın giderek artan direncini gözardı etmemesi önemli. Ummadık taş baş yarabilir çünkü.